4. bölüm / 7
Kural Dışı4. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm323 kelime
- 2 2. Bölüm883 kelime
- 3 3. Bölüm497 kelime
- 4 4. Bölüm654 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm602 kelime
- 6 6. Bölüm465 kelime
- 7 7.Bölüm602 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eralp Sancak
Karakoldan çıktığımda saat geceyi geçmişti.
Bolu geceleri garip sessiz oluyordu. Özellikle hava soğukken sokaklar tamamen boşalıyordu. Arabaya binip kontağı çalıştırdım ama birkaç saniye hareket etmedim.
Sabah operasyon evrağıyla uğraş, öğlen karakola geç, akşam kavga ihbarı…
Bugün gerçekten yorulmuştum
Buna rağmen bütün gün aklımın bir köşesinde Aslı vardı.
Saçma şekilde.
Telefonum yeniden titredi.
Hakan.
“Evi tuttu mu?”
Mesajı okuyup kısa cevap yazdım.
“Beğendi.”
Mesajı attıktan sonra telefonu koltuğun yanına bıraktım.
Hakan’ın kardeşi sonuçta.
Kendime bunu kaçıncı kez söylediğimi bilmiyordum.
Aslı’yı en son yıllar önce düzgün görmüştüm. O zamanlar daha küçüktü. Sürekli Mert’le kavga eden, Hakan’a ters cevap veren sinirli bir kızdı.
Şimdi ise hâlâ aynıydı aslında.
Sadece büyümüştü.
Ve insanın aklını gereksiz yere dağıtıyordu.
Arabayı çalıştırıp sokağa çıktım.
Normalde direkt eve giderdim. Kimseyle konuşmadan günü bitirmek hoşuma giderdi.
Ama bu sefer fark etmeden Aslı’nın apartmanının olduğu tarafa dönmüştüm.
Bunu neden yaptığımı ben de bilmiyordum.
Apartmanın karşısında durup üçüncü kata baktım.
Salon ışığı yanıyordu.
Yerleşmeye çalışıyordu herhalde.
İçimde garip bir his oldu.
İlk defa ailesinden ayrılmıştı sonuçta.
Aslı dışarıdan güçlü görünüyordu ama bazen yüzündeki o kısa boş bakışları fark ediyordum. Özellikle ailesiyle konuştuğu zaman.
Telefonum çalınca düşüncelerim bölündü.
Cem.
“Efendim?”
“Neredesin Sancak?”
“Dışarıdayım.”
“Komiser seni soruyor.”
“Birazdan geçerim.”
Karşı taraftan kısa bir sessizlik geldi.
“Sesin niye yorgun geliyor senin?”
“Çünkü yoruldum.”
“Bugün seni doğru düzgün görmedik zaten.”
Cevap vermedim.
Çünkü haklıydı.
Arada karakola uğrayıp tekrar çıkmıştım. Yakın arkadaşlarımdan biri olan Cem sayesinde normalde izin günüm bile olmayan bir günde gidip saatlerce ev bakmıştım.
Hem de hiç sıkılmadan.
Bu kısmı kendime açıklayamıyordum.
Cem telefonu kapatmıştı.
Hakanyine yazmıştı." Bir sıkıntı olursa haber ver."
Mesajını okuyup yine kısa bir mesaj yazdım.
"Tamam."
Hakan bazen Aslı konusunda fazla korumacı davranıyordu.
Cevabını yazdıktan sonra tekrar apartmana baktım.
Tam o sırada perde hafif aralandı.
Aslı camın önüne geldi.
Saçlarını toplamıştı. Elinde telefon vardı. Muhtemelen ailesiyle konuşuyordu çünkü bir anda gülmeye başladı.
İlk defa gerçekten güldüğünü görüyordum.
Ve garip şekilde… güzel görünüyordu.
Sonra bir anda ciddileşti.
Dudaklarını oynatarak bir şey söyledi. Muhtemelen Mert’le tartışıyordu çünkü birkaç saniye sonra gözlerini devirdi.
İstemeden hafif gülümsedim.
Aslı Efeoğlu
İnsan ilk kez ailesinden ayrılınca anlıyor galiba bazı şeyleri.
Mesela annesinin sesi evin içini dolduruyormuş aslında.
Ya da Mert’in durmadan konuşması insanın kafasını şişirmiyormuş.
Evi yerleştirmeye çalışırken bunu düşündüm.Aslında eşyalı bir ev tutmuştum ama yinede yorulmuştum.
Salondaki yeşil koltuğn üzerine oturmuş telefonumu elimde çeviriyordum. Ses yoktu. Sadece dışarıdan gelen hafif araba sesleri vardı.
Ve ilk defa gerçekten yalnızdım.
Telefonum titredi.
Mert görüntülü arıyordu.
Daha açmadan göz devirdim.
“Ne var?”
Ekranda direkt suratı belirdi.
“Özledin mi?”
“Hayır.”
“Yalan.”
Arkadan annemin sesi geldi.
“Aslı yemek yedin mi?”
“Anne daha yeni yerleştim.”
Mert kamerayı yüzüne yaklaştırdı.
“Ağladın mı?”
“Bir saniye daha konuşursan seni engellerim.”
Gülmeye başladı.
Onlarla konuşurken iyi hissediyordum aslında. Ama telefon kapanınca o sessizlik geri geliyordu.
Koltuktan kalkıp mutfağa gittim.
Mutfağım gerçekten küçüktü.
Bir tava koyunca başka yer kalmıyordu neredeyse.
Telefonumu tezgaha bırakırken istemsizce aklıma Eralp geldi.
Bugün bütün gün yanımdaydı.
Hem de işi olmasına rağmen.
Bunu düşününce garip hissediyordum.
Çünkü normalde insanlar bir noktadan sonra sıkılırdı benden. Özellikle ilk tanışırken fazla mesafeli olduğumu söylerlerdi.
Ama Eralp hiç zorlamıyordu.
Sürekli konuşmaya çalışmıyordu mesela.
Bu hoşuma gitmişti.
Bir de insanın gözünün içine bakma şekli vardı.
Sanki seni gerçekten dinliyormuş gibi.
Telefonumu elime alıp mesajlara baktım.
En üstte Eralp vardı.
Durup dururken yazasım geldi.
Sonra kendime saçma dedim.
Ne yazacaktım zaten?
“Mutfağım küçük.”
Çok mantıklı gerçekten Aslı.
Yine de yazdım.
Tam o sırada Eralp telefonuna gelen mesaja baktı.
Ekranda benim ismimi görünce kaşı hafif kalktı.
“Bu evin mutfağı neden bu kadar küçük olabilir?”
Mesajı okuyunca istemsizce gülümsedi.
Parmaklarını direksiyona hafifçe vurup cevap yazdı.
“Yemek yapmayı biliyor musun ki?”
Mesajı görünce direkt göz devirdim.
“Yerleştikten sonra yapayım da ye."
Neden böyle bir cevap yazdığımı bilmiyordum.Eralp anında cevap verdi.
"Neden olmasın"
Bir süre ekrana baktım.
Sonra mutfakta tek başıma hafif güldüm.
Ve aynı anda, apartmanın önünde duran arabasının içinde Eralp de istemsizce gülümsüyordu.
İkimiz de bunu neden yaptığımızı tam bilmiyorduk.
Ama uzun zamandır biriyle konuşmak ilk defa bu kadar doğal hissettiriyordu.
Bölüm etkileşimi
