8. bölüm · KÜLLERİN ARDINDAN
2.sezon 2.bölüm
Gün ilerledikçe Eren Karaca’nın etrafında toplanan grup daha da netleşti. Her biri farklı bir geçmişten geliyordu—eski askerler, sınırda görev yapmış kişiler ve sistemden kopmuş insanlar.
Eren Karaca, masanın başında haritayı tekrar açtı. Bu kez yalnız değildi.
“Bu hatlar,” dedi haritayı işaret ederek, “sadece sınır değil. Aynı zamanda kaçak sevkiyat yolları.”
Odaya sessizlik çöktü.
“Eğer burayı kontrol edersek…” diye devam etti, “sadece bir operasyon kazanmayız. Bu düzenin bir parçasını kırarız.”
Gruptan biri sordu:
“Bu bir savaş mı?”
Eren’in cevabı netti:
“Hayır.”
Kısa bir duraklama yaptı.
“Bu… kontrol savaşı.”
Plan basitti ama riskliydi.
Gece yarısı, haritada işaretlenen depoya baskın yapılacaktı. Bu depo, silah sevkiyatının merkezlerinden biriydi. Eğer burası düşerse, dengeler değişecekti.
Gece çöktüğünde ekip harekete geçti.
Eren en önde yürüyordu.
Depoya yaklaştıklarında ışıklar uzaktan görünüyordu. Koruma vardı. Ama Eren bunu bekliyordu.
Sessizce işaret verdi.
İlk ekip dikkat dağıtacak, diğerleri ise giriş noktasına sızacaktı.
İlk patlama küçük ama yeterince dikkat çekiciydi.
Koruma ekipleri o yöne yöneldiğinde Eren ve yanındakiler hızlıca içeri sızdı.
Kapı açıldı.
İçerisi sandıklarla doluydu.
Silahlar… mühimmat… ve daha fazlası.
Eren bir an durdu.
Bu sadece bir depo değildi.
Bu, yaklaşan daha büyük bir çatışmanın başlangıç noktasıydı.
Ve tam o sırada…
Bir alarm çaldı.
Eren başını kaldırdı.
“Zamanımız doldu.”
Silahını kaldırdı.
İlk büyük hamle başlamıştı.
