13. bölüm / 16
KÜLLER ve TAÇLARKıskançlık Oyunu
Bölümler 16Şu an: Kıskançlık Oyunu
- 1 İlk Kıvılcım327 kelime
- 2 Geçmişin Ateşleri355 kelime
- 3 Külün sessizliği229 kelime
- 4 Kapının Ardında704 kelime
- 5 Zümrüt Akşamı750 kelime
- 6 Kehanetin Gölgesi652 kelime
- 7 Kehanetin Ilk Adımı689 kelime
- 8 Sarayın Sessizliği Bozuluyor513 kelime
- 9 Kül Muhafızları'nın Doğuşu415 kelime
- 10 Sarayın Dört Gölgesi806 kelime
- 11 Sessiz Çığlık874 kelime
- 12 Ateş ve Külün Çocuğu1.002 kelime
- 13 Kıskançlık Oyunu872 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 Sırrın Kokusu569 kelime
- 15 Yüksekten Düşenler639 kelime
- 16 Maskeli Sözcükler686 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güneş tepeye çıkmaya devam ederken kucağındaki bebeğin şokunu hala atlatamamıştım anlık bir düşünce ve vicdanla bebeği ben istemiştim sanki o bebeğin hayatını kurtarmam gerekiyormuş gibi...
Liora ismini yüksek sesle söylemeye hala Cesaretim yoktu ama kardeşim gibi öksüz kalan bir bebek de o kardeşimin anasını yaşatmak için en iyi seçenek Belki de buydu.
"Mary bebeği sarayda tutmana izin vermezler onu bir kasaba yurduna bırakalım" dedi Zayan
" bu bebeği asla bırakmayacağım Kim ne derse desin" onu bir yurda bırakmaya Vicdan el veriyor mu gerçekten
"Ama-"
"Zayan sadece at arabasını hazırla" Zayan bana karşı yapacak bir şey olmadığını çok iyi biliyordu Bu yüzden daha fazla bir şey demeden at arabasını hazırlamaya gitti.
Arabanın hazır olduğunu gördüğümde arabaya doğru yürümeye başladım.
Birden aklıma Alexander geldi "Alexander peki sen ne olacaksın ya da ailesi bulunmayan çocuklar" zayan hemen lafa atladı
" Ailesi olmayan çocuklar güvenli bir Kasabanın yurduna götürülecekler Alexander içinde ve aynı kasabada boş bir ev ayarladık o da oraya gidecek"
hükümet Bu yangınlara karşı hiçbir şey yapmıyordu benim moralimi bozanın şey de buydu ufak ateşlerden çıkan yangınların nasıl olur da koca bir krallık durduramaz ki. Nasıl her yıl yangın olabilir her yıl çocuklar öksüz kalabilir.
Arabaya bindim. Kucağımdaki küçük bebek hala uyuyordu. Zavallı bebeğim hiçbir şeyden haberi yoktu sadece masum bir çocuktu o nefes aldıkça sıcaklığı hafif hafif göğsüme vuruyordu.
Artık saraya geldiğimizde at arabasından indim ve sarayın kapısının önünde durdum Bu Kapıdan çıkarken elim boştu sadece birkaç saat içinde elimde bir bebekle saraya gelmiştim. Onların ne tepki vereceği hakkında hiçbir fikrim yoktu bu da beni korkutuyordu.
"Neden bekliyorsun"
"B-ben..."
" Çünkü korkuyorsun" konuşmak için derin bir nefes aldım ama konuşamadım. Evet gerçekten korkuyorum...
" Hadi yukarı çık" keşke bundan başka seçeneğim olsa. Ama yok.
Merdivenleri isteksizce çıktım muhafızlar Saray kapısını benim için açtılar.
Saray kapısından ağır ağır içeriye girdim bir kez daha derin ve nefes aldım.
Zayan arkamdan içeri girdi. "Hadi içeriye geç" kafamı salladım ve salon kapısından içeriye girdim. Yemek bitmişti ve Herkes salonda oturuyordu aira vakit kaybetmeden konuşmaya başladı"Mary dünden beri seni arı-" durdu. "Bu bebek nereden çıktı"
Kral gözlerini fal taşı gibi açtı ve kaşlarını çattı. " bu bebeği nereden buldun"
Cesaretimi toplayıp " koskoca bir krallığın yardımına gitmediği yanan bir köyden buldum bu bebeği"
"Oo, cesaretli bir kız. Severim" dedi Agana.
" Bu da ne demek oluyor!" Diye bağırdı Voleron.
Bana bir adım yaklaştı ve " bu çocuğu... neden getirdin buraya!" Diye bir kez daha bağırdı.
Tam ağzını açıp konuşacaktım ki " sana kim izin verdi!" Durmadan bağırıyordu bu hali beni ürkütmeye yetti bile.
" Yeter artık baba! Madem istemiyordun böyle şeyler yaşanmasını O zaman bu kızı da saraya almayacaktın!" Diye bu sefer de Cyrus bağırdı.
" Bu bebek derhal buradan gidecek!"
" Eğer bu bebek buradan gidiyorsa Ben de buradan gidiyorum!" Deyip arkamı dönüp gidecektim ki Kolumdan birisi tuttu.
" buradan kimse gitmiyor ne bebek ne de Mary" Bunu söyleyen kişi görünce şaşırdım bu Cyrusdu beni koruyordu.
" vay vay vay, büyük skandal" dedi Ania.
Ablasının yanında duran küçük prenses birden yere çöküp ağlamaya başladı.
Kimse bunu beklemediği için herkes birdenbire prensese döndü.
Küçük kızın yanına gidecekken kucağımdaki bebek de ağlamaya başladı. Tabii bu kadar gürültüye hangi bebek uyuya kalırdı ki.
Gözlüklü olan prens ve küçük prensesin ablası küçük kızın yanına çöktüler.
"Ah, Lyanna ağlama" dedi ablası.
" Siz bağırarak beni korkutuyorsunuz"
" Tamam, bir daha bağırmayacaklar"
" o kız kötü bir şey mi yapmış. O yüzden mi babam ona bağırıyor"
" Hayır prenses Lyanna, Mary kötü bir şey yapmadı aksine kötü olan Ateş de Mary ondan bir can çaldı" dedi Zayan.
"Mary'i savunmak bir muhafıza mı kaldı" dedi Alaric. Hadi ama yine başlıyor
" Eğer siz savunmayacaksanız. Evet, onu savunmak bana kaldı"
" haddini aşıyorsun Zayan"
" haddimi siz belirlemiyorsunuz prensim" Zayan fazlaca soru cevaplar veriyordu Ve bu çok tehlikeli.
"Zayan Neden seninle bu kadar ilgileniyor" dedi Alaric
"O benimle ilgilenmiyor. Değil mi Zayan"
"Tabii. Ben sizle ilgilenmiyorum ama prens Alaric oldukça ilgili"
"İşte bunu çok doğru anlamışsın Zayan" Bana açıkça seninle ilgileniyorum diyordu.
Kucağındaki bebek iyice ağlamaya başladı.
" o bebeği bana ver ve sen de rahatça Seni seven adamların kavgasını izle canım" dedi Agana ve bebeği kucağımdan aldı.
İyice alay konusu oldum bu sarayda.
Alaric, Agana'ya dönüp " burada Mary'i seven tek bir adam var Onun da kim olduğu zaten yeterince belli oluyordur" dedi. Ortalık iyice kızışmaya başladı. BirvZayana bir Alarice şaşkın şaşkın bakıp duruyordum.
"Evet, Zayanın sevdiği çok belli oluyor" dedi salağa yatarak. Ay ne diyor bu kız.
Ortalığın yumuşaması için acilen bir şey yapmam gerekiyordu.
Ve o an... aklıma sadece tek bir şey geldi.
BAYILMAK!
Evet bayılma numarasıyım tüm dikkatleri üzerime çekecektim ve sonra bu konu unutulup gidecekti.
Sanki başım dönüyormuş gibi elimi başıma koydum ve sadece kendimi yere bıraktım.
Gözlerim kapalı yerde yatıyordum.
"Mary!" Diye bağırdı Eira.
" Ay, kıza aşk fazla geldi. Yazık" dedi Agana. Bu kız sanki salağa yatmıyordu. Dümdüz salaktı.
Herkesin başıma üşüştüğünü hissedebiliyordum. Şu an gözlerimi açmayı çok isterdim.
Birisi beni kucağına aldı ve götürmeye başladı zırhından anladığım üzere bu Zayandı.
" ona odasına götüreceğim birazcık dinlensin belki çok fazla duman soluduğu için böyle olmuştur" dedi.
Yukarı çıktığımızı kapının açılma sesinden anladım. Zayan beni yatağa koydu ve kapıyı kapattı.
Gözümü açtım ve "ohh, sonunda" diye kalktığımda Zayan şaşkınlıkla irkildi. Kıkırdadım.
"Sen... çok fena bir kızsın"
"Biliyorum"
Devam edecek...
Bölüm etkileşimi
