9. bölüm / 13
KÜÇÜK KUĞUİŞKENCE SANIRIM
Bölümler 13Şu an: İŞKENCE SANIRIM
- 1 HALA AYNISIN MALFOY701 kelime
- 2 GAYET "SIRADAN" BİR GÜN634 kelime
- 3 BİLMİYORDUM603 kelime
- 4 SANA NOLDU MALFOY735 kelime
- 5 ARTIK 2 KİŞİ BİLİYOR753 kelime
- 6 SIRRIN 3.SAHİBİ766 kelime
- 7 GERÇEKTEN SIRADAN BAŞLADI673 kelime
- 8 İŞKENCE SANIRIM808 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 BU TUHAFTI815 kelime
- 10 ORTAK SALONDA 4 KİŞİ472 kelime
- 11 ARTIK NORMAL GELİYOR690 kelime
- 12 4 GENÇ SADECE405 kelime
- 13 ALIŞTIK BİZ601 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Lupin'in dersi beklediklerinden biraz daha uzun sürmüştü.
İlk başta öğrencilerden bazıları isteksiz görünse de Lupin'in anlattığı konular kısa sürede sınıfın ilgisini çekmişti. Özellikle teoriyi anlatmak yerine öğrencileri sürekli derse dahil etmesi Yelena'nın hoşuna gitmişti.
Dersin sonunda Lupin asasını masasının üzerine bıraktı.
"Bugünlük bu kadar. Bir sonraki derste biraz daha uygulamalı çalışacağız."
Sınıftan aynı anda birkaç rahatlama sesi yükseldi.
Draco çantasını kapatırken Yelena'ya doğru eğildi.
"Sonunda."
Yelena kaşını kaldırdı.
"Ne oldu? Beş dakika daha dayanamayacak mıydın?"
"Dayanırdım."
Tom arkasından:
"Dayanamazdın."
Draco ona ters ters baktı.
"Senin fikrini soran olmadı."
Yelena gülümseyerek çantasını omzuna aldı.
"İksir dersimiz var."
Draco'nun yüzü düştü.
"Harika."
Koridorlar kısa sürede öğrencilerle doldu.
İksir dersi için zindanlara doğru ilerlerken Slytherin grubuna Hufflepuff öğrencileri de katıldı.
Yelena, kalabalığın biraz önünde Cedric Diggory'yi fark etti.
Cedric ona gülümsedi.
"Yelena."
"Merhaba, Cedric."
"Yaz nasıl geçti?"
"İyi. Seninki?"
"Fena değildi. Ama Hogwarts'a dönmek güzel."
Yelena gülümsedi.
"Kesinlikle."
Bir süre derslerden, yeni öğretmenlerden ve Dumbledore'un duyurduğu balodan konuştular.
Cedric:
"Bu yıl balonun gerçekten yapılacağını hiç düşünmemiştim."
"Ben de."
"Astoria şimdiden plan yapmaya başlamıştır."
Yelena güldü.
"Muhtemelen."
Arkalarından gelen Draco'nun sesi duyuldu.
"Greengrass'ın bir şey planlaması için balo gerekmiyor."
Yelena dönüp baktı.
Draco elleri cebinde, birkaç adım geriden onları takip ediyordu.
Cedric ona baktı.
"Malfoy."
"Diggory."
İkisi de birbirlerine kısa bir bakış attı.
Yelena araya girdi.
"Bugün kavga etmeyeceksiniz, değil mi?"
Draco omuz silkti.
"Ben hiçbir şey yapmadım."
Cedric gülümsedi.
"Şimdilik."
İksir sınıfına girdiklerinde öğrenciler yerlerine geçmeye başladı.
Snape her zamanki gibi masasının arkasında duruyordu.
Kapı kapandığında sınıf sessizleşti.
Snape gözlerini öğrencilerin üzerinde gezdirdi.
"Bugün ikili çalışacaksınız."
Yelena rahatladı.
Ta ki Snape isimleri okumaya başlayana kadar.
"Diggory ve Abbott."
Cedric yan sıraya geçti.
"Thomas ve Finnigan."
İsimler birer birer dağıtılıyordu.
Sonra:
"Malfoy."
Draco başını kaldırdı.
"Buradayım, Profesör."
Snape'in bakışları Yelena'ya kaydı.
"Swan."
Yelena'nın yüzü düştü.
"Malfoy ve Swan."
Draco birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Yelena'ya baktı.
"Şanslı günüm."
Yelena dişlerinin arasından:
"Sus."
Snape masasının üzerinden ikisine baktı.
"Bir sorun mu var?"
"Hayır, Profesör," dedi Yelena hemen.
Draco da ciddi bir ifadeyle:
"Hiçbir sorun yok."
Snape'in gözleri daraldı.
"Umarım öyledir."
İkisi aynı masaya oturdu.
Yelena malzemeleri hazırlarken Draco eğildi.
"Bu kesinlikle tesadüf değil."
"Ne?"
"Snape bizi bilerek eşleştirdi."
Yelena ona baktı.
"Amcamın—"
Cümlesini yarıda kesti.
Draco'nun kaşları hafifçe kalktı.
Yelena hemen sesini alçalttı.
"Profesörün seni özellikle seçtiğini düşünmüyorum."
Draco sırıttı.
"Az önce neredeyse..."
"Sus."
"Tamam, Küçük Kuğu."
Yelena kazanın başına döndü.
"Malzemeleri doğru sırayla koy."
"Sen koy."
"Draco."
"Yelena."
İkisi birkaç saniye birbirlerine baktı.
Sonunda Yelena başını iki yana salladı.
"İnanılmazsın."
"Teşekkür ederim."
"Övgü değildi."
"Biliyorum."
İksiri hazırlamaya devam ettiler.
Birkaç dakika boyunca gerçekten sessiz kaldılar.
Sonra Draco yine eğildi.
"Bu arada..."
Yelena gözlerini kapattı.
"Ne?"
"Dün gece söylediklerimi düşündüm."
Yelena'nın eli bir an durdu.
"Draco..."
"Merak etme."
Sesi bu kez daha alçaktı.
"Tom'a da söyledim."
Yelena'nın yüzü değişti.
"Ne?"
Draco bir an durdu.
"Şaka yapıyorum."
Yelena ona sertçe baktı.
Draco'nun yüzündeki sırıtış büyüdü.
"Yüzünü görmeliydin."
"Malfoy!"
Yelena istemeden sesini biraz yükseltti.
Sınıfın birkaç öğrencisi dönüp baktı.
Snape'in sesi hemen duyuldu.
"Swan."
Yelena dondu.
"Evet, Profesör?"
"İksirinizin başında konuşmayı bırakın."
"Özür dilerim."
Draco başını eğdi.
"Biz sadece—"
"Malfoy."
Draco sustu.
Snape birkaç saniye onlara baktıktan sonra arkasını döndü.
Yelena dişlerini sıktı.
"Senin yüzünden."
Draco fısıldadı:
"Sen bağırdın."
"Çünkü beni kandırdın!"
"İşe yaradı."
Yelena ona bakarken istemsizce gülümsememek için dudaklarını bastırdı.
Tam o sırada Draco'nun hazırladığı karışım köpürmeye başladı.
Yelena'nın gözleri büyüdü.
"Draco."
"Ne?"
"İksir."
Draco kazana baktı.
"Kahretsin."
Yelena hemen malzemelerden birini aldı.
"Şunu ekle."
Draco ekledi.
Köpürme durdu.
İkisi aynı anda rahat bir nefes verdi.
Sonra Draco fısıldadı:
"Takım olarak fena değiliz."
Yelena:
"Henüz patlatmadık diye takım olduk sanma."
Draco güldü.
Bu kez Snape'in sabrı tükendi.
"Asağı bırakın."
Sınıf tamamen sessizleşti.
Snape yavaşça yanlarına geldi.
"Kazanınız doğru."
İkisi de sustu.
"Fakat ders boyunca konuştuğunuzu duymamak için insanın sağır olması gerekir."
Draco:
"Profesör—"
"Hayır."
Snape'in sesi kesindi.
"İkiniz de dersin geri kalanını konuşmadan tamamlayacaksınız."
Yelena başını eğdi.
"Tamam, Profesör."
Snape uzaklaştı.
Draco birkaç saniye bekledi.
Sonra çok kısık sesle:
"Konuşmadan nasıl duracağız?"
Yelena ona baktı.
"Sen duracaksın."
Ders bittiğinde öğrenciler toparlanmaya başladı.
Yelena çantasını alırken Snape'in sesi tekrar duyuldu.
"Swan. Malfoy."
İkisi de durdu.
Snape:
"Benimle geliyorsunuz."
Draco'nun yüzündeki ifade anında değişti.
"Profesör, neden?"
"İkiniz de ders boyunca uyarılmanıza rağmen konuşmaya devam ettiniz."
Yelena sessizce iç çekti.
Snape devam etti:
"Ceza olarak bu akşam kütüphanenin düzenlenmesine yardım edeceksiniz."
Draco itiraz edecek gibi oldu.
Snape ona baktı.
"Bir itirazınız varsa süreyi iki katına çıkarabilirim."
Draco hemen sustu.
Yelena ona yan gözle baktı.
"Akıllıca."
Draco fısıldadı:
"Sen de çok yardımcı oldun."
Akşam saatlerinde kütüphane neredeyse tamamen boştu.
Yelena rafların bir tarafını düzenlerken Draco diğer tarafta kitapları yerlerine koyuyordu.
Birkaç dakika boyunca yalnızca kitapların çıkardığı sesler duyuldu.
Sonunda Draco dayanamadı.
"Bu kesinlikle hayatımın en saçma cezası."
Yelena elindeki kitabı rafa yerleştirdi.
"Senin için daha kötülerini düşünebilirim."
Draco ona baktı.
"Mesela?"
Yelena düşündü.
"Astoria'yla bir hafta boyunca aynı odada kalmak."
Draco'nun yüzü düştü.
"Bu işkence."
Yelena gülmeye başladı.
Draco da istemsizce gülümsedi.
Sonra ikisi tekrar işlerine döndü.
Bölüm etkileşimi
