8. bölüm / 13
KÜÇÜK KUĞUGERÇEKTEN SIRADAN BAŞLADI
Bölümler 13Şu an: GERÇEKTEN SIRADAN BAŞLADI
- 1 HALA AYNISIN MALFOY701 kelime
- 2 GAYET "SIRADAN" BİR GÜN634 kelime
- 3 BİLMİYORDUM603 kelime
- 4 SANA NOLDU MALFOY735 kelime
- 5 ARTIK 2 KİŞİ BİLİYOR753 kelime
- 6 SIRRIN 3.SAHİBİ766 kelime
- 7 GERÇEKTEN SIRADAN BAŞLADI673 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 İŞKENCE SANIRIM808 kelime
- 9 BU TUHAFTI815 kelime
- 10 ORTAK SALONDA 4 KİŞİ472 kelime
- 11 ARTIK NORMAL GELİYOR690 kelime
- 12 4 GENÇ SADECE405 kelime
- 13 ALIŞTIK BİZ601 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yelena sabah gözlerini açtığında odanın perdelerinin arasından içeri süzülen soluk ışığı gördü.
Bir süre tavana baktı.
Dün gece olanları hatırlaması yalnızca birkaç saniye sürdü.
Draco.
Odasına gizlice girmişti.
Sırrını öğrenmişti.
Sonra Tom'a anlatmıştı.
Yelena'nın bundan haberi yoktu.
Ve belki de en kötüsü, Draco'nun gerçekten sözünü tutup tutmayacağını hâlâ bilmiyordu.
Derin bir nefes aldı.
"Bugün bunu düşünmeyeceğim."
Kendi kendine verdiği söz, daha sabahın ilk dakikasında pek inandırıcı değildi.
Yataktan kalkıp hazırlanmak için dolabına yöneldi. Üniformasını giydi, saçlarını toparladı ve aynanın karşısında birkaç saniye durdu.
"Gayet normal bir gün."
Kendine bakıp kaşlarını kaldırdı.
"Gayet."
Slytherin ortak salonuna indiğinde Astoria çoktan hazırlanmıştı.
"Sonunda," dedi Astoria. "Beş dakika daha bekleseydim seni yatağından sürükleyerek çıkaracaktım."
Yelena çantasını omzuna taktı.
"Abartma. Zaten kalkmıştım."
"Tabii."
İkisi birlikte Büyük Salon'a doğru ilerledi.
Kapılardan girdikleri anda Yelena, Slytherin masasındaki tanıdık yüzleri gördü.
Pansy, Blaise ve birkaç öğrenci çoktan yerlerini almıştı.
Tom da oradaydı.
Draco ise Tom'un yanında oturuyordu.
Yelena'nın adımları bir anlığına yavaşladı.
Draco başını kaldırdı.
Göz göze geldiler.
Yelena, onun ne yapacağını bekledi.
Draco'nun yüzünde her zamanki o kendinden emin ifade vardı.
Sonra sanki dün gece hiçbir şey olmamış gibi:
"Günaydın, Küçük Kuğu."
Yelena'nın kaşları havaya kalktı.
Astoria'nın da öyle.
Pansy konuşmayı kesti.
Blaise elindeki bardağı masaya bıraktı.
Tom ise yalnızca Draco'ya baktı.
Yelena birkaç saniye sessiz kaldı.
"Günaydın, Malfoy."
Draco sandalyesine yaslandı.
"Ne kadar naziksin."
"Şaşırdın mı?"
"Biraz."
Pansy hemen araya girdi.
"Bir dakika. Siz ne zamandır birbirinize günaydın diyorsunuz?"
Yelena otururken cevap verdi.
"Birbirimize günaydın demek için arkadaş olmamız gerekmiyor."
Blaise sırıttı.
"Doğru. Ama Malfoy'un sana normal bir şekilde selam verdiğini ilk kez görüyorum."
Draco ona baktı.
"İnsanlar değişebilir."
Tom kuru bir sesle:
"Sen değil."
Draco ona döndü.
"Sen de sabah sabah çok konuşuyorsun."
Yelena istemsizce gülümsedi.
Kahvaltı başladı.
Bir süre herkes kendi tabağıyla ilgilendi. Ardından konuşmalar yavaş yavaş masanın tamamına yayıldı.
Yeni ders programlarından, yaz tatilinden ve öğretmenlerden bahsediyorlardı.
"İlk ders ne?" diye sordu Yelena.
Astoria programına baktı.
"Karanlık Sanatlara Karşı Savunma."
Draco'nun yüzü değişti.
"Umarım bu yıl düzgün bir öğretmen gelir."
Blaise kaşını kaldırdı.
"Geçen yılkinden kötü olabilir mi?"
"Olabilir."
Tom sakince ekledi:
"Senin standartlarını düşünürsek, profesör Flitwick bile seni hayal kırıklığına uğratabilir."
Draco gözlerini devirdi.
Tam o sırada Büyük Salon'un kapıları açıldı.
Profesör Dumbledore içeri girdi.
Öğrencilerin konuşmaları yavaş yavaş kesildi.
Dumbledore öğretmen masasının önüne geldi ve salonu süzdü.
"Yeni bir dönemin başlangıcında sizleri yeniden Hogwarts'ta görmekten büyük mutluluk duyuyorum."
Yelena sandalyesine yaslandı.
Dumbledore birkaç kısa duyurudan sonra gülümsedi.
"Ve bu yıl sizleri bekleyen küçük bir etkinlik daha var."
Salon yeniden hareketlendi.
"Okulun sonbahar dönemini kutlamak amacıyla bir balo düzenlenecek."
Bir anda her yerden fısıltılar yükseldi.
"Balo mu?"
"Ne zaman?"
"Kim düzenliyor?"
"Gerçekten balo mu?"
Dumbledore elini kaldırarak öğrencileri sakinleştirdi.
"Detaylar önümüzdeki günlerde açıklanacak. Şimdilik yalnızca tarihin yaklaştığını bilmeniz yeterli."
Yelena Astoria'ya baktı.
Astoria'nın gözleri parlıyordu.
"Hayır," dedi Yelena hemen.
"Ben hiçbir şey söylemedim."
"Yüzünden belli."
Astoria gülerek:
"Henüz bir şey yapmadım."
Karşı tarafta Draco, Blaise'in kulağına bir şey söylüyordu.
Blaise gülmeye başladı.
Tom ise ikisine bakıp başını iki yana salladı.
Yelena içinden bunun hiç de sakin bir dönem olmayacağını geçirdi.
Kahvaltının ardından öğrenciler dersliklere dağıldı.
Yelena ve Astoria koridorda yürürken konuşmaya devam ediyordu.
"Ben hâlâ baloyu düşünüyorum."
"Sen daha ilk derse girmeden baloya geçtin."
"Çünkü önemli."
"Değil."
"Sen anlamıyorsun."
Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.
Öğrenciler içeri girdi.
Yelena sırasına oturdu.
Birkaç saniye sonra kapı yeniden açıldı.
Yeni profesör içeri girdi.
Profesör Lupin.
Sınıfta kısa bir sessizlik oluştu.
Lupin masasına doğru ilerledi ve öğrencilerin karşısında durdu.
"Sanırım çoğunuz beni geçen yıldan tanıyor"
Draco arka taraftan alçak sesle:
"Bu iyiye işaret."
Yelena başını çevirip ona baktı.
Draco masum bir ifadeyle önüne döndü.
Lupin sınıfa baktı.
"Bu yıl Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinde yalnızca teorik bilgiyle yetinmeyeceğiz."
Draco'nun yüzündeki ifade biraz değişti.
Lupin devam etti:
"Çünkü karşınıza çıkabilecek şeyleri yalnızca kitaplardan öğrenmek yeterli değildir."
Yelena dikkat kesildi.
Lupin asasını masanın üzerine bıraktı.
"Bugün küçük bir değerlendirmeyle başlayacağız."
Sınıfta homurtular yükseldi.
Draco başını geriye yasladı.
"Daha ilk gün."
Tom sakin bir şekilde:
"Şikâyet etmeyi bırak."
Draco ona baktı.
"Sen neden hiç eğlenmiyorsun?"
Tom cevap vermedi.
Yelena ise önündeki boş parşömene baktı.
Dördüncü yılın ilk günü daha yeni başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
