12. bölüm / 13
KÜÇÜK KUĞUARTIK NORMAL GELİYOR
Bölümler 13Şu an: ARTIK NORMAL GELİYOR
- 1 HALA AYNISIN MALFOY701 kelime
- 2 GAYET "SIRADAN" BİR GÜN634 kelime
- 3 BİLMİYORDUM603 kelime
- 4 SANA NOLDU MALFOY735 kelime
- 5 ARTIK 2 KİŞİ BİLİYOR753 kelime
- 6 SIRRIN 3.SAHİBİ766 kelime
- 7 GERÇEKTEN SIRADAN BAŞLADI673 kelime
- 8 İŞKENCE SANIRIM808 kelime
- 9 BU TUHAFTI815 kelime
- 10 ORTAK SALONDA 4 KİŞİ472 kelime
- 11 ARTIK NORMAL GELİYOR690 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 4 GENÇ SADECE405 kelime
- 13 ALIŞTIK BİZ601 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi Sabah
Sabah olduğunda Yelena, alarm çalmadan birkaç dakika önce uyandı.
Bir süre tavana baktıktan sonra yataktan kalktı.
Dün geceki ortak salonu hatırlaması uzun sürmedi.
Draco'yla aynı koltuklarda oturmuş, Astoria ve Tom'la konuşmuşlardı.
Normal bir şekilde.
Kavga etmeden.
Yelena hâlâ bunun biraz tuhaf olduğunu düşünüyordu.
Dolabını açıp üniformasını çıkarırken Astoria yatağından kalktı.
"Uyandın mı?"
"Evet."
Astoria saçlarını toparlamaya başladı.
"Dün geceyi düşünüyorum."
Yelena ona baktı.
"Ben de."
Astoria aynadan Yelena'ya baktı.
"Draco'yla konuşuyordun."
"Sen de gördün."
"Hayır, sadece konuştuğunu gördüm. Asıl garip olan kavga etmemenizdi."
Yelena kravatını düzeltirken:
"Ceza boyunca zaten kavga edecek hâlimiz kalmadı."
Astoria güldü.
"Yine de."
Yelena birkaç saniye düşündü.
"Garipti."
"İyi anlamda mı?"
"Ne iyi ne kötü."
Astoria başını salladı.
"Yani?"
"Yani... sadece normaldi."
Astoria biraz sessiz kaldı.
"Draco'nun seninle böyle konuşması sana tuhaf geliyor."
"Çünkü daha önce benimle normal konuşmazdı."
Astoria, Yelena'nın yüzünü dikkatle inceledi.
"Ve şimdi?"
Yelena omuz silkti.
"Şimdi de ne olduğunu bilmiyorum."
Astoria daha fazla üstelemedi.
"Tamam."
Yelena çantasını aldı.
"Zaten hemen bir şey olmasını beklemiyorum."
Astoria gülümsedi.
"İyi."
Aynı saatlerde erkek yatakhanesinde Draco gömleğinin kollarını düzeltirken Tom yatağının kenarında oturuyordu.
Tom bir süre Draco'yu izledi.
"Dün gece."
Draco aynadan ona baktı.
"Ne olmuş?"
"Yelena."
Draco'nun eli bir an durdu.
"Ne olmuş?"
"Uzun zamandır onunla bu kadar normal konuştuğunu görmemiştim."
Draco omuz silkti.
"Ceza sırasında konuşmak zorundaydık."
"Sonra?"
"Sonra ortak salonda oturduk."
Tom başını hafifçe eğdi.
"Fark ettim."
Draco ona baktı.
"Bir sorun mu var?"
"Hayır."
Tom kısa bir sessizlikten sonra ekledi:
"Değişik."
Draco kravatını düzeltti.
"Her şeyi bu kadar analiz etmeyi bırak."
"Sen de bu kadar inkâr etmeyi bırak."
Draco ona ters ters baktı.
"Ben hiçbir şeyi inkâr etmiyorum."
Tom ayağa kalktı.
"Tamam."
"Ne demek tamam?"
"Hiç."
Draco gözlerini devirdi.
"Sinir bozucusun."
"Sen de her zamanki gibisin."
İkisi ortak salona indiğinde Yelena ve Astoria da merdivenlerden çıkıyordu.
Dört kişi aynı anda birbirlerini gördü.
Kısa bir sessizlik oldu.
Astoria:
"Günaydın."
Tom başını salladı.
"Günaydın."
Draco Yelena'ya baktı.
"Sabahın hayrı, Küçük Kuğu."
Yelena bu kez şaşırmadı.
"Sabahın hayrı, Malfoy."
Astoria ile Tom birbirlerine kısa bir bakış attı.
Sonra hep birlikte Büyük Salon'a doğru yürümeye başladılar.
Yolda konuşma çok yoğun değildi.
Astoria ders programından bahsetti.
Tom bugün hangi derslerin olduğunu söyledi.
Draco ise arada bir yorum yapıyordu.
Yelena da bazen konuşmaya katılıyordu.
Henüz herkesin birbirine tamamen alıştığı bir hâl yoktu.
Ama artık sessizlik de eskisi kadar rahatsız edici değildi.
Büyük Salon'a girdiklerinde öğrenciler yerlerine oturmaya başladı.
Kahvaltı kısa süre sonra başladı.
Ancak Dumbledore ayağa kalktığında salondaki konuşmalar yeniden kesildi.
"Sevgili öğrenciler..."
Herkes ona döndü.
"Bilindiği üzere bu yıl Hogwarts'ta özel bir sonbahar balosu düzenlenecek."
Salon yeniden hareketlendi.
Dumbledore gülümseyerek devam etti.
"Balo, 31 Ekim akşamı saat sekizde Büyük Salon'da gerçekleştirilecektir."
Bu kez heyecan daha da arttı.
Dumbledore elini kaldırdı.
"Katılmak isteyen öğrenciler için ayrıntılı bilgiler önümüzdeki günlerde ortak salonlara gönderilecektir."
Astoria Yelena'ya döndü.
"31 Ekim."
Yelena başını salladı.
"Duymadım sanma."
Draco karşı taraftan:
"Şimdiden plan yapmaya başlamayın."
Astoria ona baktı.
"Ben bir şey söylemedim."
"Yüzünden belli."
Yelena gülmeye başladı.
Tam o sırada Gryffindor masasından birkaç kişi Slytherin tarafına bakıyordu.
Harry, Ron ve Hermione'nin dikkatini çeken şey Draco'nun Yelena'yla konuşmasıydı.
Ron kaşlarını çattı.
"Bir dakika."
Hermione ona baktı.
"Ne?"
Ron başıyla Slytherin masasını işaret etti.
"Malfoy."
Harry baktı.
Draco, Yelena'ya bir şey söylemişti. Yelena de ona cevap vermişti.
Üstelik ikisi de kavga etmiyordu.
Harry şaşkınlıkla:
"Ne zamandan beri bunlar normal konuşuyor?"
Hermione dikkatle baktı.
"Normal konuşuyorlar mı, emin değilim."
Ron:
"Ben eminim. Bu kesinlikle normal değil."
Fred ve George da durumu fark etmişti.
George:
"Malfoy'un biriyle kavga etmeden konuştuğunu görmek..."
Fred devam etti:
"...tarihi bir an."
Yelena o sırada onların baktığını fark etti.
Gryffindor masasındaki birkaç kişiyle göz göze geldi.
Harry hafifçe el salladı.
Yelena de karşılık verdi.
Draco bunu fark etti.
"Arkadaşların sana bakıyor."
Yelena:
"Fark ettim."
"Özellikle Weasley."
"Ron herkese bakıyor zaten."
Draco istemeden güldü.
Bu küçük konuşma bile Gryffindor masasındaki şaşkınlığı artırmaya yetmişti.
Ron Hermione'ye döndü.
"Bir şey olmuş."
Hermione gözlerini Slytherin masasından ayırmadan:
"Kesinlikle bir şey olmuş."
Harry ise yalnızca onları izledi.
Çünkü mesele sadece Draco'nun Yelena'yla konuşması değildi.
Yelena'nın da Draco'nun yanında eskisi kadar gerilmemesi dikkat çekiyordu.
Ve Hogwarts'ta küçük değişiklikler bile uzun süre gizli kalmazdı.
Duyuruyu sahnede daha doğal işle
Dört kişinin sabah konuşmasını derinleştir
Gryffindor masasının tepkisini yavaşlat
Bölüm etkileşimi
