KOLEKSİYONER kitap kapağı

2. bölüm / 11

KOLEKSİYONER

2.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Aden Larosa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 2.BÖLÜM

Gözlerimi açmak istiyordumm. Karanlığa direnip aydınlığa doğru ilerlemek istiyordum. Fakat olmuyordu. Çabalamamın faydası olmadı...
Nefesimin kesildiğini hissettiğimi anlayınca hızla gözlerimi açtım.

Neredeydim ben?
Ağzımdaki yeşil oksijen maskesini gördüğümde , başımı kaldırıp etrafıma bakmaya çalıştım. Başarısızdım. Elimi üzerimdeki örtüyü çekmeye kalktığımda üstsüz olduğumu anladım.
Gözlerim irice açılınca göğsümdeki kablolara doğru baktım. Kolumda serum vardı.
Hatırlamaya çalışınca olanların farkına vardım. Çok geçmeden içeri kadın bir hemşire girmişti.

Göğsümdeki kabloları kontrol edince herşey yolunda gitmiş olmalıydı ki kabloları çıkarıp oksijen tüpünü de çıkardı. Kolumdaki serumu unuttuğunu farkettim ve onu çıkarmayacak mısınız? diyerek konuştum.

Boğazımın ağrıdığını anladığımda, bana doğru dönen hemşire merak etmeyin artık çok iyisiniz dediğinde kablolardan gözümü ayırıp ona doğru döndüm. Bileğimdeki serum kelebeğini çıkardı.

Elbiselerim nerde dediğimde pencerenin kenarındaki dolaptan elbiselerimi çıkarıp önüme koydu.

Hemşire çıkınca hızlıca giyindim. Giyinince ayağa kalktım. Biran önce gitmek istiyordum. Kapı açılınca Andreas içeri girdi.

Neden ayaktasın?

dediğinde onu umursamayıp odadan çıktım. Yolumu kesip beni engelledi.
Gitmemi engelleyemezsin Andreas çekil yolumdan dediğimde kıpırdamamıştı bile.
Laf dinlememen başına yeterince bela açmadı mı sence?

Artık sadece benim kararlarıma göre hareket edeceksin
dediğinde "seni işten atıyorum." dedim.
Ben kimseye göre hareket edemem!
Ha eğer Mert beni işten kovmadan gitmem diyecek olursan?

"Mert ile birazdan konuşacağım. Yani anlayacağın gidebilirsin."

İnadından öleceksin hala inat ediyorsun!
"Ya zamanında iğneyi getirtmeseydim."

Aklıma gelen tek şey yere yığıldığımdı. Sonrası sanki hafızamdan silinmişti.

Dün gece otoparkta beni bırakıp gittiğinde Mert tekrar arayıp iğne siparişini almamı istedi.
Arılara alerjin olduğunu bilmiyordum. Mert söylediğinde aracımda iki kutu iğne koyduğumu hatırladım.
Belki lazım olur diye yanıma aldım.
Aracım yakınlardaki bir otoparkta duruyordu.
Jack'i arayıp arabadan iğneyi getirmesini istedim. Zamanında getirdi.
Daha dikkatli olman gerekmiyor mu?

Haklısın daha dikkatli olmam gerekirdi.
dediğimde tebessümünü farkettim.

"Sadece iki hafta burada kalacağım." diyerek arkasını dönerek konuşmaya devam etti.
Ayakta çok fazla durduğumdan biran başım döndü arkası bana dönük olan Andreas bana doğru yüzünü çevirdiğinde küfürler savurarak kolumdan kavrayıp beni kendine doğru çektiğinde omzuna gömülmüştüm.

Gerisi yoktu.

𓆩♡𓆪∘❊❊❊𓆩♡𓆪

Hemşirelerin seslerini işitmemle gözlerimi açtım. Doktor hanım geldi yaka kartından anladığım kadarıyla adı Lima olmalıydı.
Test sonuçların çıktı.
Son zamanlarda iştahsızlık ve aşırı stres içerisindesin. Kendine vakit ayırıp dikkat etmeni tavsiye ederim. Stresten uzak durmanız gerekiyor.
Değerleriniz düşmüş son zamanlarda düzensiz besleniyor veya öğün atladığınız oluyor mu?

Düzenli beslenmeye çalışıyorum. Fazladan bir lokma bile tüketemiyordum. Tüketirsem istemsizce kusarım. dediğimde doktor dikkatle raporları inceledi. Bunlar dışında bir sağlık sorununuz yok kendinizi ihmal etmeyin.
Dinlenmeye ihtiyacınız var.

Eve gidebilir miyim? dediğimde olur dediğinde ayağa kalktım. Kolumdaki serumun kelebeğini çıkartmak için kelebeğe dokunduğumda tek bir hamleyle kolumdan çıkardım. Hayretler içerisinde beni izleyen hemşire ne yapıyorsunuz?
Serumunuz daha bitmedi. dediğinde artık gitmem lazım seruma gerek yok iyiyim ben diyerek kolumdan sızan kanı masadaki pamukla silip odadan çıktım.

Kapının önünde bekleyen Andreas hızlanarak yanıma doğru geldiğinde çantamı koluma takıp asansöre doğru yöneldim. Asansöre girdiğimde hızla düğmeye bastım ikiden fazla bastığıma rağmen kapanmamıştı.
Asansöre doğru koşmasına rağmen yetişemezdi diyerek kendimi teselli ettiğimde asansörün kapısına elini uzatan Andreas asansörün kapanmasını engellemişti.

Lanet olsun bu kadar hızlı olacağını düşünmemiştim.
dediğimi duymuş olsa gerek gülmüştü.
Bu halde nereye gitmeyi düşünüyorsun?
dediğinde ona doğru dönerek "seninle eve gitmek istemiyorum Andreas Wilson" dediğimde hüsrana uğradı.
Bugün otelde kalacağım eve uğramayı istemiyorum. Ah Mert'in bütün bunlardan haberi var mıydı?
diye düşünmeden edemedim.

Zemin kata ulaştığımızı asansörün açılmasıyla anladık. Çıktığımda aracımın burda olmadığını biliyordum. Taxi çağırdığımda taxiyi Andreas çoktan yollamıştı. Benimle geliyorsun seni eve ben bırakacağım dediğinde kabul etmek zorunda kaldım. Aracın yan koltuğuna geçince kapıyı kapatıp emniyet kemerimi taktım.

Telefonumu çantamda aradığımda bulamadım. Düşürmüş olmam lazım.
İnadın ve ihmalkarlığın yüzünden canını tehlikeye atamazsın Mert benim kardeşim gibidir ve sende onun küçük kız kardeşisin ona bugün olanlardan söz etmek istemiyorum ama sınırlarını aşıyorsun. Laf dinlemezsin ve keçi inadına sahipsin sana sadece 2 hafta katlanacağıma inanamıyorum.
Mert'le konuşmam gerekiyor telefonunu ver telefonumu kaybetmişim.

Telefonu bana uzattığında alarak Mert'in numarasını yazarak tıkladım.

Çalıyorrr...

Alo Andrew

Benim abi dediğimde şaşkınlığını gizleyemediğini sesinden anladım.

Bitanem ne oldu?
Bir sorun mu var?
Andre nerde?

Abicim Andreas yanımda ama artık bir korumaya ihtiyacım olmadığını sana söylemek istiyorum. Andreas'ı daha fazla rahatsız etmek istemiyorum. Hem yakın zamanda Paris'e yerleşeceğim. Sadece 3 gün için İsviçre'de kalacağım Andreas'ın bana eşlik etmesine gerek olmadığını söylemek için aradım.

Bir anda Paris'e yerleşme fikri de nerden çıktı?

Abi bir iş teklifi aldım ve birazcık da seyahat edip kafamı dinlemek istiyorum.

Paris'e mi kafa dinlemeye gidiceksin?

Paris'te kimlerin yaşadığını söylememe gerek yok sanırım. Ben güçlü bir kadınım abi o yıkılmış paramparça olan kadın yok artık. dediğimde oldukça kararlıydım.

Bana söz ver Asena Fransa'da kaldığın süre boyunca Akıncı ailesinden uzak duracaksın Oliver için de olsa oraya gitmeyeceksin dediğinde gözyaşlarıma engel olamadım. Oliver'ı ne kadar özlediğimi biliyorsun? dediğimde sesim titremişti. Erkek kardeşimi en son 2 yıl önce görmüştüm.
Asena bunun senin için zor olduğunu biliyorum ama Oliver'ın tatili bitmek üzere üniversiteler açılmak üzeredir yani oraya gitmen onu göreceğin anlamına gelmiyor.
Halanı ve kuzenlerini görmek isteyebileceğini sanmıyorum. dediğinde toparlandım. Halamın adı geçince gözyaşlarım akmayı bırakmıştı. Öfkem gözlerimden okunuyordu.

Oliver'ı özlemiş olabilirim ama onu ziyarete gitmeyeceğim. Onunla görüşmeyeceğim. Sadece iş için Paris'e gidiyorum. Ne eksik ne fazla yanımda artık korumayla gezmeye gerek yok. Tehlikede olduğumu düşünmüyorum.
Kendimi koruyabileceğimi iyi bilirsin. Andreas'a parasının iki katını ödedim. Artık koruma istemiyorum. Andreas'ın telefonuna bildirim yüklendiğinde Andreas şaşkınlığını gizleyememişti. Hangi ara bunu yapmıştı ki? diyerek düşündüğünü bana olan bakışlarından yüz ifadesini okumuştum
Nasıl istersen bebeğim seni çok sıkmış olmalıyım ki sesin yorgun geliyor.

Beni sıktığın falan yok abi arı soktu bugün o yüzden böyleyim. dediğimde sesindeki endişe çığ gibi büyümüş olsa gerek ki sesinden öfkesi okunuyordu.
Bunu bu kadar basite almana inanamıyorum.
İğneni oldun mu?

Evett hatta doktora bile gittim iyiyim dediğimde sesindeki endişenin azaldığını farkettim.
İyi bir tatil geçirmen dileğiyle seni öpüyorum güzelim hadi şimdi Andreas'a telefonu uzat dediğinde az çok olanları tahmin edebilmiştim.

Kulaklarını kapa bitanem dediğinde ellerimi kulağıma doğru götürürken Andreas'a küfürler savurarak konuşmaya başlamıştı anlaşılan Andreas'ın onun
elinden kurtulamayacağını anlamıştım.

- Piç kurusu!!

Bunlar olurken sen nerdeydin?

Ama Mert senin bu kız kardeşin va-

- Seni kendi ellerimle öldüreceğim!

Benim hatam abi onun benimle gelmesini engelledim. dediğimde sustu ve telefonu kapattı.
Sanırım siniri yatışmıştır diyerek camdan dışarı baktım.
Çoktan eve varmıştık.
Kapıyı açıp indiğimde telefonu ona doğru uzattım. Benim yüzümden çok sinirliydi.
Bana veda etmeden gitmene izin vereceğimi düşünme dediğinde bana doğru yaklaştı.

Özür dilerim Andreas .
Abimin artık korumaya ihtiyacım olmadığını söylemekten çok göstermem gerekiyordu.
Bu sonuç sana pahalıya patladı sanki diyerek kıkırdadım.

"Sorun değil" dediğinde gülümsemişti. Bu hoşuma gitmişti bana kırgın veya öfkeli olmasını istemiyordum.
Seni bir daha göremeyeceğimi biliyorum Mert'i ikna edebildiğim için çok mutluyum bana bakıcılık yapmana gerek kalmadı mutlusundur. diyerek bir adım attığımda elini uzatarak gitmemi engelledi.

- Bu kadar çabuk mu gidiceksin?
- Daha bana ödediğin fazla parayı almadan mı?

Hayır Andreas o para senin üstelik benim yüzümden hakaretlere de maruz kaldın.
Az bile gelirdi o para, kendine iyi bak diyerek elimi ona doğru uzattığımda elimi sıkarak bana veda etti.

içeriye doğru ilerledim. Kapıyı açtım ve odama doğru gittim. Elbiselerim temizdi. Fakat hastane kokusunun sindiğini, koluma dökülen serumdan da kaynaklı olduğunu gördüm. Kelebeği kolumdan kendim çıkarmıştım.
Banyoya geçip ılık bir duş aldım.
Elbiselerimi değiştirdim.
Kilidi göz taramasıyla açtığımda annemden geriye kalan ve aile yadigarı kuşaktan kuşağa aktarılan mücevherleri gördüm. Gözlerimden akan yaşlara hakim olamadım.
Çoğu aile üyelerimizde olan takılardı. Nesilden nesile aktarılan broşürler ve çeşitli takıların ihtişamı ve güzelliği büyüleyiciydi.

"Bir tanesi hariç, onu kaybetmiştim... "

𓆩♡𓆪∘❊❊❊𓆩♡𓆪

Sinan'ı aramayı az daha unutuyordum.

Ev telefonunu alıp Sinan'ın numarasını tuşladım.

Nasılsın Sinan?

- Sesini duymak huzur veriyor. Bu arada kararını verdin mi?
- Kararını duymak için sabırsızlıkla bekliyorum.

Kabul ediyorum. "Sadece 6 aylığına Paris'e gideceğim."

"Arkadaşın ile iyi anlaşırım umarım." Paris'e ne zaman gelirsin?

-"10 gün sonra Paris'te olacağım. "

O zaman Paris'te görüşmek üzere diyerek telefonu kapattım.

Sinan bana çok yardımcı olmuştu. Kendime güvenmediğim zamanlarda defilelerin çoğuna beraber hazırlandık benim abim gibiydi. Aynı üniversiteyi bitirmiştik. Çok eğlenceli yıllardı.
"Onun küçük kız kardeşiydim."
Bunu onun için kabul ettim. Hem İsviçre'den sıkıldım. Biraz tatil de yapardım.

"Jolie valizlerimi hazırla yarın Fransa'ya gideceğim." diyerek duşa girdim.
Çıkınca hızlıca pijamalarımı giyinerek yatağıma uzandım.
Işığı söndürüp gözlerimi kapattığım anda çoktan uykuya dalmıştım.

ASENA ATALAY DEMİRCİ

Merhabalar efendim bugünkü konumuz magazin ve moda sektörü deyince akıllara gelen güzelliğiyle nam salan "Asena Atalay Demirci"

Öncelikle Antonio ;

Moda sektörünün tek kraliçesi olması çok büyük bir başarı. Moda dünyasındaki ünlülerin tamamını giydirmesiyle meşhur şöhreti ve zenginliği ile nam salan Asena Atalay Demirci'nin henüz 20 yaşında olması dikkat çekiyor.
Asena Atalay'ın hakkında yaptığımız araştırmaların sonucunda Annesinin Türk babasının İtalyan olduğunu ve bu iki ırkın asaletiyle, büyüleyici güzelliğiyle tüm magazin ve moda sektörünün gözlerini büyülediği de aşikar.

İlk defilesini 15 yaşında kendi tasarımlarını kendi tasarlayıp defilede elbiseyi taşıyan mankenlere kadar kendisinin seçmesi , uyum ve dengeyi yakalamasıyla başarısına şapka çıkarılırdı.
Birçok şarkıcının konseptine uygun kostümleri seçmesine ve İlham olmasıyla da başarısını konuşturuyor. 15 yaşında düzenlediği defilelerden birçok eşsiz kareleri ekrana yansıtalım hemen.

Efendim gördüğünüz üzere ambians ve renk paletlerinin uyumu mükemmel diyerek bu konu hakkında düşüncelerini ve değerlendirmeleri için Linda Perry'e sözü bırakıyorum. Kendisi 20 yıldır moda sektörüne hizmet ediyor.

- Öncelikle herkese merhaba

- Antonio renk ölçüsü, seçilen mekanlar, mankenin üzerinde taşıyacağı elbisenin ten rengi ile uyumuna kadar incelediğimizde herşeyin kusursuz olduğunu farkediyoruz.

- Henüz 20 yaşında olması gerçekten çok şaşırtıcı çünkü birçok moda sektöründe yıllanmış tasarımcının bile risk kullanmak isteyemeyeceği tonlara kadar çalışılmış bu çok büyük bir başarı.

Efendim gördüğünüz üzere ekrana yansıtılan eşsiz fotoğraf karelerinin, yerini kendisinin organize ettiği defilelerin anlarını sizin için birazdan ekrana taşıyacağız.

Ama bunun öncesinde kısa bir reklam arası veriyoruz.
Reklamlardan sonra görüşmek üzere sağlıcakla kalın. dediğinde kulaklıklarımı çıkardım. Anlaşılan bana yine bildiğim şeylerden söz ediyorlardı.

"Tüm yolcularımızın dikkatine Paris'e uçan uçağımızın kalkmasına 5 dakika kaldı. Lütfen yerlerinizi alın ve uçağın kalkmasını bekleyin" diyen hostes hanımın sesini duyunca kulaklığımı taktım.

Mary Jane -Tövbe şarkısı çalıyordu. Çoğu sözleri bana artık yabancıydı. Türkçe'yi tam öğrenememiştim. 9 yaşımda Mert ile beraber yurt dışında yaşamaya, eğitimimize oradan devam etmek zorunda kalmıştık. Bu yüzden pek fazla türkçe konuşamıyordum. Babam İtalyandı annemden öğrendiği türkçeyi zamanla bana da öğretiyordu. Arada ikisinin konuşmalarını duyduğumda Türkçe konuştuklarının farkına varmıştım.

Buraya oturabilir miyim? diyen ince sesten kadın olduğunu anladım.
Gözlerimi açtığımda sarı kısa saçları olan yeşil gözlerle bana bakan kıza doğru bakışlarımı çevirdim.

Ah tabiki oturabilirsiniz. diyerek kulaklıklarımı kulağımdan çıkardım.

- "Ben Mia wasikowska"

Ben dediğimde lafımı bir anda bölerek konuşmaya başladı.

- Sizinle tanıştığıma bende memnun oldum Asena Atalay dediğinde az önceki magazin haberini izlediğini anlamıştım.

- Sizden bir fotoğraf ve bir imza alabilir miyim? dediğinde şaşırmamıştım.

- Biliyor musunuz?

Benim üniversitedeki ilk yılım ve moda sektörüne olan ilgimi farkettiğimde ona sıkıca sarıldım.
Bana ne kadar ilham kaynağı olduğunuzu bilmezsiniz.
İmzanız ve bu fotoğrafı asla unutmayacağım. Bana şans getireceğinizi düşünüyorum.

Kızın güzelliği ve sözlerinde kullandığı üslub çok hoşuma gitti ve telefon numarasını istedim. (İçimden şu sözleri geçirmeden edemedim. Bana kimse bir şans vaat etmemişti. Yeteneğimin kendim farkına varınca çoktan sektöre ilk adımlarımı atmıştım.)
Leyla ve Emily'le beraber eğitimin bittiğinde bizimle beraber çalışma şansı sana vaat ediyorum. Paris'teki şirketimde stajyer olarak işe başlamanı istiyorum diyeceğim ona bu onu fazlasıyla mutlu edecektir. Tasarımlarını görünce keşfedilmemiş olan birçok yeteneğinden habersiz olması üzücüydü doğrusu.

Uçuş 1 saat sürmüştü.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 6beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18