50. bölüm · Kolejimdeki Zorba

son kez

Hirişikk .

gözlerimi yavaşça araladım önce nerede olduğumu idrak etmeye çalıştım
"Ankara da evimizdesin güzelim"
kuzeyin sesini duyunca irkildim
zihnime de sızıyordu artık
"kalk hadi"
"ne var yine"
"evleneceğiz" dedi ayaklanıp elindeki beyaz gelinlik denilmeyecek kadar normal elbiseyi gösterirken
"Ne" dedim uykulu sesimle
"yıldırım nikahıyla hem de" dedi elimden tutup kaldırırken elbiseyi elime verip ite kaka odaya yönlendirdi kapıyı kapattı
"doğruya... hamilesin Lara evlenmeden doğuramazsın..." diye homurdanıp bana karnımı belli etmeyecek bollukta olan beyaz uzun normal elbiseyi üzerime geçirip saçlarımı omuzlarımdan bıraktım evde yok yoktu elime geçirdiğim makyaj malzemeleri ile no makeup-makeup tarzı bir şey yapıp çıktım kuzeyde sadece siyah bir gömlek ve pantolonla duvara yaslanmıştı geldiğimi fark edince uzun uzun baktı
ama bu bakış şey gibiydi...
"son kez bakıyormuş gibi bakıyorsun...?"
doruldu
"öyle bir şey yok birazdan karım olacak kişiye bakamaz mıymışım ?"
minik bir tebessümle karşıladım ve evden çıktık
ama içimdeki o huzursuzluk gitmedi...
saatler sonra nikah müdürlüğü
"Lara SOYKAN Kuzey ATAKAN'I eşiniz olarak kabul ediyor musunuz ?"
şuan karşımdaki nikah müdürü 3 kişi olduğumuz odada bana bu soruyu soruyordu
gerçekten soruyordu
"Evet..." dedim ileriyi düşünmeden...
evet evet evet... yüz bin kere evet...
"o zaman bende sizi karı koca ilan ediyorum" dedi mutlulukla nikah müdürü aile nüfus cüzdanını bana uzatırken
odadan nasıl çıkıp arabaya geldiğimizi dahi hatırlamıyorum
kuzeye baktım arabayı neden çalıştırmıyordu ?
"Lara..." dedi yüzüme sabahki gibi uzun uzun bakıp
"bana bir daha öyle bakarsan kötü bir şey olduğuna kanaat getireceğim"
sustu direksiyona yöneldi
"eee devam et"
"yok bir şey"
sorgular gibi baktım
"gerçekten"
"umarım"
--bir bok olmuş
--hayır iç ses...