40. bölüm · Kızıl Saçlar
40. Bölüm-Sen hiç gitme
~ Karanlıktan korkuyorum, ışıkları kapatmayın~
"Alya, kapıyı aç seni göreyim güzelim lütfen. Ağlamamı duymak bana iyi gelmiyor."
Kapının arkasından çekilip kapıyı açtım. Anıl daha içeri giremeden arkamı dönüp balkona doğru yürüdüm. Ama o yürümeme engel olup beni kendine çevrildi ve sarıldı.
"Ağlama Ayla'm..." saçımı okşadı. "Ağlama güzelim..." başıma bir öpücük kondurdu. "Ağlama kızıl..."
Bana taktığı bütün lakapları kullanırken beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Ve bu işe yaramıştı.
Söylediği en ufak bir kelime bile hoşuma gidiyorken hepsini kullanması beni sakinleştirmeye yeterdi.
"Anıl..."
"Söyle güzelim."
"Bir daha birbirimize bağırmayalım olur mu?"
"Olur Alya'm olur."
&&&&&
Anıl odasına ben ise salona inmiştim. Aras, Nehir ile hastaneye gitmişti biz ise birşeyler konuşuyorduk. Herkes gülerken benim başıma bir andan çok büyük bir ağrı saplandı. Mutfak kağıdının önünde Gece'nin kahveleri yapmasının beklerken başımı tutarak yere yığıldım.
Karanlık.
Tekrardan o karanlık.
&&&&&
Neler oluyor böyle, yazar ne yapıyorsunn!!!
Jsjsjs nasıl olmuşş
