32. bölüm · Kızıl Saçlar
32. Bölüm-Ölüm Soğuğu
~Hayat bir yolculuktur, varış noktası değil~
Babam korumalara döndü. "Şunun ağzını da bağlayın ki fazla bağıramasın."
Olduğum yerde kıpırdamaya çalışırken zorla ağzımı da bantladılar.
"İşte böyle, şimdi başlayabilirim."
Bana ne yapacaktı.
Bir bıçak çıkartıp bana yaklaştığında gözlerimden yaşlar almaya başladı.
Anıl'ım nolur bul beni.
Babam bıçağı ile bileklerine yaklaşırken korumalardan biri öne atıldı. "Patron."
"Ne var Hüseyin."
"Bu çok fazla."
"Ne yapacağımı sana mı soracağım Hüseyin, o benim kızım ne yaparsan yaparım ve bu seni ilgilendirmez.
Bu bir yerden tanıdık geliyor.
Hüseyin.
Hüseyin.
Bu adam Anıl'ın korumalarından biri.
Umarım kimse anlamaz.
Demek ki Anıl yerimi biliyor. Neyi bekliyorsun Anıl ölmemi mi?
"Aslında vazgeçtim seni bıçakla çizmek artık güzel gelmiyor. Artık daha eğlenceli şeyler bulmalıyım."
Aptal.
"Ne yapsak, ne yapsak. Buz'a ne dersin?" korumalara döndü. "Getirin kovayı ve başından aşağı dökün."
Bunsayede başımdan dökülen soğuk su ile ölüyor gibiydim. Bu sırada odaya birisi hızla girdi. "Patron Anıl geldi. Hemde oldukça fazla kişiler bizim çocuklar bu kadar kişiyi halledemez.
"Kahretsin. Arka kapıya hadi, kızı burada bırakın. Herkes çıkarken Anıl geldiği için şükür ediyordum.
&&&&&
Okuduğunuz için teşekkür ederimm.🤍
