1. bölüm · Kıyamamak
Bölüm 1
İşte yeni kitabım bu kitapta karakterler ve özellikler aynı ben olay örgüsünü değiştirdim şimdiden okuduğunuz için teşekkürler🤍
Bugün Sevcan için büyük Oruç için hiç bir şey ifade etmeye bir gündü evleneceklerdi Oruç istemesede
İso Sevcanın yanından ayrılıp abisinin yanına geçti
-Abi bak istemiyorsan hayır de gözünü seveyim yapma bunu kendine anamda istemiyor zaten
Oruç boş gözlerle İsoya baktı
-Boşver abim sen Bi sebebi var
İso daha fazla üstelemek istemedi bu ailede birbirlerini anlayan tek ikisi vardı
Düğünün başlamasına iki saat vardı sahil kenarında şık bir düğün olacaktı
Sahil kenarına doğru yürüdü dalgalar ayaklarının dibine geliyor ama ıslatmıyordu
O anda arkasında Sevcanın 'Herşey hazır artık başlayalım' dediğimi duyunca döndü mikrofona doğru ilerlediğinde gelen misafirler onu izliyordu
"Değerli misafirlerimiz düğünümüz başlıyor" diye seslendi
Müzik çalmaya başladığında Oruçun yüzünde tek bir mutluluk kırıntısı yoktu
Misafirler çok geçmeden şarkıya eşlik etmeye başlamışlardı
“Seni öyle severim ki
Gözlerine inanamazsın
Bir anda kalbinin sesi olurum…”
Herşey yolunda gibiydi taki Koçari pikapları durana kadar
Oruç olduğu yerde durdu dans etmeyi bıraktı İso ise eli hemen beline gitti silahını aldığı gibi tetiği çekip arabalar doğru adımladı Fırtınalıların bir kaç adamında İsonun yanına doğru yürüdü Oruçta İsodan pek farksız değildi
Arabadan inenler tabiki şaşırtmamıştı Adil Fadime Çakır Gezep iner inmez silahlarını çıkarttılar artık iki köyde karşılıklı birbirlerine silah doğrultuyord
İso ne kadar istemesede bunu yapmak zorundaydı gerekirse düşmanlık yüzünden ölürdü ama barış olmazdı
Bu alışıldık durum karşısında pekte şaşırılmadı Fadime ile İso göz temasını kesmezken diğer tarafta kıyametin kopmasına ramak kalmıştı
"Koçari düğün gününde kan dökülmesin topla adamlarını bas git yoksa yemin ediyorum kız kardeşinin canını alırım"
Konuşan tabikide zarifeydi Adilin yüzü sinirden taş kesmişken hiç beklenmedik bir ses yükseldi
"Hoop anacum senin derdin Adil Koçari ile kardeşine bir şey edemessun"
İso.
Bunu demesiyle Fadimenin gözleri fal taşı gibi açıldı Zarife ise dona kalmıştı herkes İsonun yüzüne bakarken
"İndirin ula silahları" diye bağırdı Şirunum "Koçari al adamlarını bas git yoksa bu kan ebedi durmaz"
Bunun üzerine Koçari silahları aynanda indi "bu burada bitmedi" dedi Adil son kez.
🌊🌊🌊🌊🌊
Düğünün bitmesinin üzerinden üç saat geçmişi Fırtına konağında herkes odalarına çekilmişti odaların ışıkları kapalı derin uyku çekiliyordu ama bir kişi uyuyamıyordu İso Fırtına yada sadece iso öyle sanıyordu
İso yatağında bir sola bir sağa dönüp duruyordu. Gözlerini ne zaman kapatsa düğündeki o an geliyordu aklına.
"Hoop anacum senin derdin Adil Koçari ile kardeşine bir şey edemessun."
Neden öyle demişti?
Kendi kendine kaçıncı kez aynı soruyu soruyordu bilmiyordu.
Tavana boş boş baktı.
Çocukluğundan beri Koçarilerden nefret ederek büyümüştü. Adil'i gördüğü an eli silahına gitmişti. Birkaç dakika daha geç kalsalar belki bugün sahilde kan akacaktı.
Ama Fadime'nin gözlerine baktığı an...
İşte her şey orada değişmişti.
İso derin bir nefes verdi.
"Ben ne yaptım ula..."
Kimsenin yüzündeki şaşkınlığı unutamıyordu. En çok da Fadime'nin.
Sanki o da İso'dan böyle bir söz beklemiyordu.
Yatağından kalkıp pencerenin önüne geçti. Konağın avlusu karanlığa gömülmüştü. Uzaklardan yalnızca denizin sesi geliyordu.
İso ellerini cebine soktu.
Belki de yıllardır ilk kez düşmanlık dışında bir şey düşünmüştü.
Kendi kendine itiraf etmek istemese de Fadime'yi her gördüğünde içinde tuhaf bir huzursuzluk oluyordu. Kızın konuşması, bakışları, inadına karşılık vermesi...
Hepsi aklına kazınmıştı.
Ama bu mümkün değildi.
Bir Fırtına ile bir Koçari'nin yolu aynı yerde birleşemezdi.
Birleşirse olan herkese olurdu.
Başını cama yasladı.
"Ula İso, sen aklını mı kaçırdın?"
Kendi kendine gülümsedi.
Belki de Zarife'nin tehdidini duyunca sadece bir kadının canının yanmasını istememişti.
Belki de mesele buydu.
Ama kalbi başka şeyler söylüyordu.
İşte o yüzden uyuyamıyordu.
O sırada kapısı hafifçe tıklandı.
İso irkilerek döndü.
"Kimdur?"
Kapının ardından Oruç'un sesi geldi.
"Benum."
İso kapıyı açtı.
Oruç'un yüzü düğündeki kadar yorgundu.
İki kardeş birkaç saniye sessizce birbirine baktı.
Sonra Oruç içeri girip yatağın kenarına oturdu.
"Uyuyamadun mi?"
İso hafifçe güldü.
"Sen uyudun sanki."
Oruç başını iki yana salladı.
Odanın içinde kısa bir sessizlik oldu.
Sonunda Oruç kardeşine baktı.
"Bugün neden yaptun onu?"
İso gözlerini kaçırdı.
Bu soruyu bütün gece kendine soruyordu zaten.
Şimdi bir de abisi soruyordu.
Derin bir nefes aldı.
"Bilmem..."
Oruç kaşını kaldırdı.
"Yalan söyleme."
İso pencereye döndü.
"kan dökülmesin istedum sadece."
Oruç uzun uzun kardeşine baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"İnşallah mesele sadece budur kardeşim."
İso cevap vermedi.
Çünkü ilk kez kendisi de bundan emin değildi
Sizce iso Fadime ye aşık mııı
Fadimenin düşüncelerinde yazmamı ister misinizz
Umarım kitabı beğenmişsinizdir bebeklerimm
