KIŞIN YETİMİ kitap kapağı

4. bölüm / 6

SOĞUK SIRDAŞ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: SOĞUK SIRDAŞ

꧁𖤍꧂

•BURSA
Ocak 2025

OYTUN TARDU

Kış bana ihanet etmeyen tek şeydi.
İnsanlar giderdi. Verilen sözler unutulur, bir zamanlar uğruna her şeyin göze alındığı insanlar gün gelir yabancılaşırdı. Bunu öğrenmek için uzun yıllar yaşamam gerekmemişti. Bunu bana çocukluğum öğretmişti; hem de bir daha unutamayacağım şekilde.
Kışınsa benden bir beklentisi yoktu. Onu sevip sevmemem, ona inanıp inanmamam umurunda değildi. Her gelişinde aynı soğukluğu getirirdi. Belki de bu yüzden, kendimi en çok onun yanında rahat hissediyordum.
Camın önünde durup aşağıdaki caddeyi izledim. Kar, arabaların tavanlarında birikmeye başlamıştı. İnsanlar başlarını önlerine eğmiş, adımlarını hızlandırmıştı. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyordu.
Benimse yetişmem gereken bir yer yoktu. Ben hiç bir yere ait değildim.
Arkamdan gelen kapı sesiyle düşüncelerim bölündü.
“Yine mi pencerenin önündesin?”
Yaman'ın sesini tanımak için dönmeme gerek yoktu.
“Bir gün de kapıyı çalmayı dene.”
“Çaldım.”
“Ben neden duymadım?”
“Bilmiyorum.”
Başımı çevirip ona baktım. Elinde birkaç dosya vardı. Ceketini çıkarmış, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar kıvırmıştı. Yüzündeki ifadeden, söyleyeceklerinin pek hoşuma gitmeyeceğini anlamıştım.
Dosyaları masama bıraktı.
“Bunlara bakman gerekiyor.”
“Günümü güzelleştirmek için özellikle mi seçtin?”
“Senin gününü güzelleştirmek benim görev tanımımda yok Oytun.”
Yaman kısa bir nefes vererek sandalyeye oturdu. Yıllardır yanımdaydı. Ne zaman susması gerektiğini, ne zaman konuşmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini bilirdi. Çoğu insan benim sessizliğimi yanlış anlardı; Yaman ise bazen tek kelime etmeden ne düşündüğümü tahmin ederdi.
Dosyalardan birini önüme çektiğimde telefonum çaldı.
Ekranda Mavi'nin adı belirdi.
Açtım.
“Efendim?”
“Oytun Abi, acil bir sorum var.”
Kalemi elime aldım.
“Yine yangın mı çıktı?”
“Hayır.”
“Birini mi öldürdün?”
“Abi!”
“Dinliyorum, Mavi.”
“Beyaz mı, sarı mı?”
Kalemi masaya bıraktım. Birkaç saniye telefona baktım; sanki ekranın öteki tarafına geçip bu soruyu soran kişiyi anlayabilecekmişim gibi.
“Neye göre?”
“Elbiseye göre.”
“Mavi, toplantıdayım.”
“Toplantıda renk seçemiyor musun?”
Yaman başını önüne eğdi. Gülümsemesini saklamak için kendini zorladığı belliydi.
“Beyaz,” dedim.
“Neden?”
“Mavi, sarıyı seçseydin şimdi de neden sarı diye soracaktın.”
Karşı taraftan kısa bir sessizlik geldi.
“Abi bazen seni gerçekten hiç anlamıyorum.”
“Bu konuda yalnız değilsin.”
Telefonu kapattım.
Yaman bu kez gülümsemesini saklamadı.
“Beyaz mı?”
“Bir daha sorarsa siyah diyeceğim.”
“Zavallı kız.”
“Benden daha iyi bir danışman bulabilir.”
“Bulamaz. Başka kimse onunla bu kadar sabırlı konuşmaz.”
“Benim sabırlı olduğumu kim söyledi?”
Yaman cevap vermedi. Zaten vermesine gerek yoktu. Mavi'nin aramalarına hâlâ cevap veriyor olmam, bu sorunun yanıtıydı.
Dosyayı yeniden açtım.
İlk birkaç sayfada sıradan bilgiler vardı. İsimler, tarihler, iş kayıtları… Gözlerim satırların üzerinde ilerlerken bir isimde durdu.
Kuzey.
Sayfayı çevirdim.
Yaman'ın getirdiği dosyanın geri kalanını dikkatle inceledim. Son altı ay içinde, aynı kişiyle birkaç kez görüşmüştü. Görüşmelerin yeri ve tarihleri belliydi ancak karşısındaki kişinin kimliği hâlâ kesinleşmemişti.
“Bunlar doğrulandı mı?” diye sordum.
“Görüşmelerin tarihleri doğrulandı. Kiminle buluştuğunu henüz öğrenemedik.”
“Yanında kim varmış?”
“Her seferinde aynı kişi değil. Ama görüşmelerin birbiriyle bağlantılı olabileceğini düşünüyoruz.”
Dosyadaki fotoğrafa baktım. Kuzey'in yüzünde, kendinden emin insanların alışık olduğum ifadesi vardı. İnsanlar çoğu zaman saklayacak bir şeyleri olmadığından değil, kendilerini yeterince iyi sakladıklarına inandıklarından rahat görünürlerdi.
“Bu kadar zamandır neden haberim yok?”
Yaman'ın yüzü ciddileşti.
“Başta önemli bir şey olduğunu düşünmedik. Sonra görüşmeler sıklaşınca araştırmayı derinleştirdik.”
Dosyayı kapattım.
“Bir dahaki sefere, önemli olup olmadığına benim karar vermemi sağla.”
“Tamam.”
Yaman itiraz etmedi. Aramızdaki güvenin bir tarafı da buydu. Ben ondan açıklama beklerdim, o da benden her söylediğine körü körüne inanmamı değil, gerektiğinde hesabını sormamı.
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra Yaman sandalyesinden kalktı.
“Başka bir şey var mı?”
“Şimdilik yok. Araştırmaya devam et.”
Kapıya yöneldi, fakat çıkmadan önce durdu.
“Bu arada, hastane için düzenlenecek akşam yemeğinin hazırlıkları tamamlanmak üzere. Davetli listesi de geldi.”
Elimi dosyanın üzerinden çektim.
“Bırak masaya.”
“Bıraktım zaten. Altındaki dosya.”
Gözlerimi kaldırıp ona baktım.
Yaman kapıyı açarken hafifçe gülümsedi.
“Biraz dinlen, Oytun. Her şeyi aynı gün çözmek zorunda değilsin.”
“Sen de bana ne yapacağımı söylemek zorunda değilsin.”
“Yıllardır söylüyorum. Bir gün dinlersin diye umuyorum.”
Kapı kapandıktan sonra başımı iki yana salladım.
Beni en iyi tanıyan insanlardan biriydi. Bu, bazen işimi kolaylaştırıyor, bazen de çekilmez hâle getiriyordu.
Masadaki davetli listesine uzandım. Hastane için yapılacak bağış gecesi, uzun zamandır üzerinde çalıştığımız projenin önemli bir parçasıydı. Her ayrıntının eksiksiz olması gerekiyordu. Listeyi incelerken birkaç ismin yanına notlar aldım.
Sonra yeniden Kuzey'in dosyasına döndüm.
Beni asıl rahatsız eden, birilerinin gizlice görüşmesi değildi. İnsanların benden sakladığı şeylere alışkındım. Asıl mesele, bu görüşmelerin neden saklandığıydı.
Dosyayı kapatıp masanın kenarına bıraktım.
Pencereye doğru yürüdüm. Dışarıda kar yağmaya devam ediyordu. Biraz önce aceleyle yürüyen insanların bir kısmı çoktan gözden kaybolmuştu.
Camın önünde durdum.
Kışın bana neden bu kadar tanıdık geldiğini uzun zamandır kendime sormuyordum. Cevabı biliyordum; yalnızca hatırlamak istemediğim zamanlar oluyordu.
Elimi cebime sokup saate baktım.
Daha erkendi.
Masaya dönüp çalışmaya devam edebilirdim. Yapılacak işler, verilecek kararlar ve araştırılacak insanlar vardı. Yine de birkaç dakika daha yerimden kıpırdamadım.
Çünkü bazen insan, kendisini bekleyen şeyin ne olduğunu bilmeden de huzursuzlanırdı.
O gün, bunun nedenini henüz bilmiyordum.
Yalnızca içimde, açıklayamadığım küçük bir kuşku vardı.
Ve masanın üzerinde, cevaplarını henüz bulamadığım bir dosya duruyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…