19. bölüm · Kırmızı Çizgimsin

18.Bölüm

Ay Işığı

Çok susadığım için gecenin 3 ünde uykumdan uyanmıştım zorda olsa umutun kollarından sıyrılıp yataktan kalktım. Odadaki sürahide su kalmadığı için sürahiyide alıp sessizce odadan çıktım. Evin içinde sessiz olmaya dikkat ederek mutfağa ilerledim. Işığı açtığımda buzdolabından su alıp sürahiyi doldurdum. Kendimde su içtiğimde hava almak mutfağından bahçe kapısından dışarı çıkmaya karar verdim. Kapıyı açıp bahçeye çıktığımda. Koltukta oturmuş gökyüzünü izleyen bir ali görmeyi beklemiyordum. Yanına ilerlemeye başladım.
Duru: Bu saatte neden uyanıksın.
Ali beni görünce kendine bir çeki düzen verip ayağa kalktı.
Duru: Ayağı kalkmana gerek yok o kadar yüceltilecek biri değilim.
Yanına oturduğumda o da oturdu.
Ali: Siz neden uyumadınız.
Duru: Öncelikle şuan siz demenize gerek yok yalnızken duru diyebilirsin. Ve susadığım için uyanmıştım bir hava alayım dedim.
Kafasını salladığında gökyüzüne bakmaya devam etti.
Duru: Parlayı hâlâ seviyormusun. Yada parlayı seviyormusun.
Şaşkınlıkla bana baktı.
Ali: Sen nerden biliyorsun.
Duru: Ben bilirim. Cevap ver seviyormusun.
Ali: Sevsem ne olacak bizden olmaz.
Kafasına bir tane vurdum.
Duru: Sanki denedinde bizden olmaz diyorsun.
Ali: Denemeye gerek yok. Olmaz işte ikimiz aynı değiliz.
Duru: Sen salakmısın. Böyle düşünen sadece sensin parlada böyle düşünseydi seni severmiydi sence.
Ali: Ya anlamıyormusun arada umut abi var.
Duru: Bak ben umutla konuşurum. Sen seviyormusun bu kızı.
Bir süre sessiz kaldı.
Ali: Seviyorum.
Duru: E o zaman git konuş işte.
Ali: Ben bir kere reddettim o kızı sence birdaha konuşurmu benimle.
Duru: Seninle konuşmamı isteyen oydu. Sence istemiyor gibimi.
Ali: Umut abi öğrenirse beni bitirir.
Duru: İzin vermem.
Ali: Sen daha onun nasıl sinirlendiğini bile görmedin. Senin yanında yumuşak olabilir ama asla öyle biri değil.
Merak etmedim değil yani.
Duru: Ne olursa olsun ben yinede konuşurum. Ama sen çabala. O kız seni hâlâ seviyor.
Ali: Nasıl konuşacağım bilmiyorum. Hem umut abi varken konuşamam.
Bir süre düşündüm.
Duru: Ben sana yardım edeceğim. Konuşman için fırsat yaratacağım sana tamammı.
Ali: Çok teşekkür ederim.
Duru: Rica ederim.
Aramıza tekrar bir sessizlik çökmüştü.
Duru: Neyse umut uyanmadan ben gideyim sende git yat hadi.
İkimiz aynı anda ayağa kalktık.
Duru: İyi geceler Ali.
Ali: İyi geceler.
Mutfağa tekrar gidip kapıyı kapattım. Sürahiyide alıp mutfaktan çıktım ışığı kapattığımda kulağıma adım sesleri gelmişti. Evde herkes uyuyordu. Hemen bir duvarın arkasına saklandığımda sesin geldiği yere yani salona doğru bakmaya başladım. Karanlık olduğu için kim olduğunu göremiyordum ama bir erkek vücuduna benziyordu. Kafamı geri çekip duvara yasladım. Sürahiyi sıkıca elimde tutuyordum. Tekrar bakmak için kafamı uzattığımda kafam bir vücuda çarpmıştı. Çığlık atarak geri adım attım ve sürahiyi vücuda doğru fırlattım. Çığlık atmaya devam ediyordum.
Umut: Noluyor lan.
Umutun sesini duymamla etraf aydınlığa kavuşmuştu. Karşıma baktığımda o kişinin yabancı biri değil barış olduğunu gördüm.
Barış: Lan sen niye uyanıksın.
Umut: Noluyor oğlum burda.
Umutun yanına gidip sarıldım. Saçıma bir öpücük bıraktığında korkudan konuşamıyordum. Umutla ayrıldığımızda kolunu omzuma atmıştı bende beline sarılı bir şekilde duruyorduk.
Duru: Ya salak ne diye sessiz sessiz dolaşıyorsun.
Barış: Sen ne diye sessiz sessiz dolaşıyorsun.
Duru: Ben en azından mutfağın ışığını açık bırakmıştım. Sen onu bile yapmadın.
Barış: Lan kafama sürahi fırlattın.
Duru: O anlık korkuyla ne yapabilirdim.
Barış: Direk çığlık atabilirdin.
Duru: Mal senin yerinde başkası olsaydı ben çığlık attığımda ağzıma sıçardı.
Barış: Bişey olmaz alt tarafı kaçırırdı seni sonra senin çeneden sıkılır kapıya bırakırdı.
Duru: Ben sessiz bir insanım yanlız.
Barış: Az atda kuş yesin.
Umut: Güzelim sen sessiz sakinsen biz senin mutasyonlu tarafına denk geldik o zaman.
Barış bir kahkaha attığında ters ters umuta bakıyordum o da gülmemek için kendini zor tutuyordu daha fazla dayanamayıp bende güldüğüme gülmeye başladı.
Barış: Neyse ne ben gidiyorum uyumaya.
Duru: Bizde gidiyoruz zaten.
Umut: Sürahiyi al oğlum yerden.
Barış: Duru attı o alsın.
Bişey demeden yerde sürahiyi aldım. İçindeki bütün su dökülmüştü. Mutfağa gidip sürahiyi tekrar doldurdum. Ben su doldururken Barış odaya çıkmış umut beni bekliyordu. Mutfaktan çıkıp umutun yanına geldim.
Duru: Hadi gidelim.
Birşey demeden merdivenleri çıkmaya başladık. Odaya geldiğimizde sürahiyi bırakıp yatağa geçtim. Umut ise kapıya yaslanmış bana bakıyordu.
Duru: Noldu.
Umut: İki şey söyleyeceğim. İlki neden uyanıktın.
Duru: Su içmeye kalkmıştım.
Umut: Peki diğerini söylüyorum o zaman. Duru benim uykum kaçtı.
Sıçtık.
Duru: Yaaa umut. Uyuyacağım.
Yavaş yavaş yatağa yaklaşıyordu. Yatağa geldiğinde üzerime eğildi. Dudaklarıma bir öpücük bıraktığında gecemiz başlamış bulunmaktaydı.
…………………
Umut: Yavrum hadi uyan.
Yüzümün her tarafında bir öpücük hissettiğim için zorda olsa gözlerimi araladım.
Duru: Beş dakika daha.
Güldüğünü hissettim.
Umut: Güzelim hadi kalk tekneyle açılacaktık ya.
Duru: Umut yorgunum.
Bir kahkaha attı.
Umut: Biraz fazla yormuşum demekki.
Tekrar yüzüme öpücükler bırakmaya başladı.
Umut: Hadi bebeğim.
Gözlerimi açtım. Tabikide yüzünü tam karşımda görmeyi beklemiyordum.
Umut: Günaydın birtanem.
Duru: Günaydın aşkım.
Yanağıma bir öpücük bıraktı ve üzerimden çekildi.
Umut: Hadi bakalım hazırlanmaya başlayalım.
Yataktan kalktım. Kalkmamla karnıma kramp girmesi bir olmuştu. Karnımı tuttuğumda ağzımdan bir inleme kaçmıştı.
Umut: Yavrum ne oldu.
Yanıma geldiğinde yüzümü ellerinin arasına aldı.
Umut: İyimisin.
Duru: İyiyim ufak bir kramp sadece.
Umut: Eminmisin.
Duru: Eminim aşkım.
Umut: Kahvaltı yaptıktan sonra ilaç içeceksin tamammı.
Duru: Tamam. Hadi hazırlanalım.
Dolaptan bir kor şort bir kalın askılı crop ve mavi beyaz çizgili gömlek aldım.
Üstümü değiştirdiğimde hafif bir makyaj yaptım saçlarımı salık bıraktım. Umut ise lacivert bir keten şort lacivert bir polo yaka tişört giymişti.
Spor ayakkabılarımızı giydiğimizde bez bir çantaya ikimizin eşyalarını aldım.
Umut: Kahvaltıyı nasıl yaparız.
Duru: Teknede yaparız ya.
Kafasını salladığında odadan çıktık.
Duru: Begüm ve barış nerede.
Umut: Onların başka bir planı varmış.
Kafamı salladığımda evden çıktık. Arabaya geçtiğimizde yola koyulduk. Kısanbir yolculuğun ardından limana gelmiştik. Arabadan indiğimizde birkaç adam yanımıza geldi. Umut elimi tuttuğunda bir gemiye doğru gitmeye başladık. Ben tekne zannediyordum ama bayağı yat gibi birşeydi. Ve üstünde büyük harflerle DEMİR yazıyordu.
Umut gemiye bindiğinde elini uzattı. Elini tuttuğumda bende artık gemideydim.
Duru: Senmi süreceksin.
Umut: Evet.
Umutla beraber içeri geçtiğimizde umut gemiyi çalıştırmıştı. İlerlemeye başladığımızda umutun yanında oturuyordum.
Umut: Yavrum sen kahvaltı hazırla istersen.
Duru: Tamam.
Yanından kalkıp mutfağa gittim. Umut önceden birşeyler aldığı için hemen hazırlamaya başladım. Kahvaltıyı hazırladıktan sonra yemeye başladık.
…………….
Gemiye geleli neredeyse 2 saat oluyordu. Güneş çoktan tepeye çıkmıştı. Yüzmeye karar verdiğimiz için üstüme bikinilerimi giymiştim. Umut çoktan suya atlamıştı.
Umut: Güzelim gel hadi.
Duru: Ya soğuktur şimdi.
Umut: Değil güzelim hadi gel.
Yavaş yavaş kenara yaklaştım.
Umut: Hadi atla.
Duru: Bismillah allahım sana geliyorum.
Kafamı bitirmemle suya atlamam bir olmuştu. Atladığımda umut direk beni tutmuştu. Önüme gelen saçlarımı yüzümden çektim.
Umut: Soğukmu.
Duru: Değil gibi.
Umut: Sırtıma alıp seni geri atayımmı.
Duru: Balina gibi girerim dibe.
Umut: Ben varım ya bebeğim.
Duru: Korkuyorum.
Umut: Bişey olmicak gel.
Sırtına geçtim.
Umut: 3 ten geriye sayacağım bittiğinde kendini geri at.
Duru: Dibi bulursam bok kurtarırsın beni. O zaman seninle değil aşağıdaki köpek balıklarıyla evlenirim.
Umut: Sikerim onları.
Duru: Terbiyesiz.
Umut: Hadi 3 2 1.
Umut beni geri attığında çığlık atarak arkaya uçmuştum. Dine gitmeme izin vermeden umut çoktan beni tutmuştu.
Duru: Sırtım çok acıdı.
Umut: Öperim ben bebeğim.
Yarım saat kadar daha yüzdüğümüzde umutun telefonun çalmasıyla sudan çıkmıştık.
Umut: Bebeğim sen havluyu al ben telefonu açayım.
İçeri geçtiğimde üzerime bir havlu aldım umutada bir havlu alıp yanına gittim. Umut telefonunu almış birini arıyordu.
Umut: Efendim Ali. Dinliyorum. Söyle artık.
Artık telefonda ne duyduysa yüzü kaskatı kesilmişti.
Duru: Ne olmuş.
Konuşmuyordu.
Duru: Umut ne oldu.
Elinden telefonu alıp kendi kulağıma koydum.
Duru: Noldu Ali.
Ali: Duru.
Duru: Ali söyle.
Ali: Barış bey ve Begüm hanım kaza yapmış. Uçurumdan yuvarlanmışlar.
Ne.
………………
Bu bölümde böyle olduuuuu.
Nasıldı.
Yorumları ve beğenileri bekliyoruuuummm.
Hadi bayssss.