10. bölüm · Kırmızı Çizgimsin
10.Bölüm
Gözlerimi yavaş yavaş açmaya başladım. Başım deli gibi ağrıyordu. Bana ne oldu neredeyim hiçbir fikrim yoktu. Gözlerimi tam açtığımda eski bir depoyla karşılaştım. Bir sandalyede oturuyordum. Ellerim ve ayaklarım bağlıydı. Burası iğrenç kokuyordu. Etrafı daha dikkatli incelemeye başladım. Karşımdaki iki duvarda kamera vardı. İzleniyordum. Hala ne olduğunu kavrayamıyordum. Bir süre kafamı eğip düşünmeye başladım. Son olanları düşündüm.
AVM ye gitmiştik. Begümden ayrılıp birkaç adamlar tuvalete gitmiştim. Sonra alarm çalmıştı. Bir kadın bana yaklaşmıştı. En son bir pamuğu burnuma yaklaştırmıştı. Bunları zihnimde topladım. Lan ben kaçırıldım.
Az çok kendime gelmiştim. Kim beni kaçırdıysa şuan beni izliyordu.
Duru: BIRAKIN BENİ.
Diye bağırdım.
Duru: Kimsin amk sen ya ne istiyorsun benden.
Aniden karşımdaki kapı açıldı. Kapının açılmasıyla gördüğüm kadarıyla akşam olmuştu. İçeri giren kişiyle ne diyeceğimi bilemedim.
Kaan: Naber güzelim.
Ebenin amı. Ya bu ne alaka. Sapık beni kaçırmıştı. Umuta rağmen beni kaçırmıştı.
Duru: Ne istiyorsun ya sen benden. Bırak beni.
Karşıma gelip adamların getirdiği sandalyeye ters bir şekilde oturdu.
Kaan: Cevabı çok basit seni istiyorum.
Biri şunu gözümün önünden alsın.
Duru: Siktir git. Ben seni istemiyorum ya istemiyorum.
Mal mal gülmeye başladı.
Kaan: İstersin gülüm istersin.
Gülüm ne lan kıro mu bu. İpleri zorlayarak sandalyeden kalkmaya çalıştım.
Duru: Bırak beni. İmdat.
Kaan: Birşey söyleyeyim mi?
Duru: Söyleme. Senini bile duymak istemiyorum senin.
Kaan: Söyleyeceğim. Seni kimse burada duyamaz. Ortamı beğendin mi bu arada. Seni yatak odasına götürmek istemedim.
Duru: Senin ağzına sıçarım. Düzgün konuş lan benimle.
Ona bağırmamla kaşlarını çatarak beni izlemeye başladı.
Kaan: Yetimhanede büyüyen bir kız için fazla cesaretlisin.
Beni araştırmıştı. Bu tam bir sapıktı.
Duru: Sende bir kaç saat içinde ölecek biri için fazla cesaretlisin.
Gür bir kahkaha attı. Ses tellerini siksinler senin.
Kaan: Allah allah kim öldürecekmiş beni.
İnşallah gelebilirse umut. Neden şimdiye kadar beni bulamadı merak ediyordum.
Duru: Cevabı çok açık değil mi ya.
Kaan: Sevgilin şuan deli olmuş durumda ama seni bulamıyor.
Cehennemin dibine götürdü bu heralde beni.
Duru: İlla beni bulacak.
Kaan: Hiç belli olmaz.
Duru: Bırak artık beni pis sapık. Allah belanı versin senin.
Kaan arkama kaş göz işareti yapmıştı. Ben daha ne olduğunu anlamadan. Omzuma bir iğnenin batması bir oldu.
................
Umuttan
Sabahtan beri duruyu bulmaya çalışıyordum. Ali'nin beni arayıp duruyu bulamadıklarını söylemesinden beri deli olmuştum. Sinirliydim ve sinirimi herkesten çıkarıyordum.
Bir mekana gelmiştik. Bu geldiğimiz 11.mekandı. Kaan piçinin bütün mekanlarını basıyordum. Ama hiçbirinden duruyla beraber çıkamıyordum.
10 adamı mekanın arkasına gönderdim. 10 tanesini sağına 10 tanesini ise soluna gönderdim. Mekanın etrafını sarmıştık. Hiç beklemeden direk içeri daldım. Ama burada da duru yoktu.
Sinirden etrafta bulduğum herşeyi atmaya başladım.
Barış: Umut tamam sakın ol bulacağız duruyu.
Umut: Nasıl sakin olayım lan. Nerdeyse 2 gün olacak hala yok.
Barış: Her mekana bakıyoruz illa bir yerden çıkacak.
Çıkışa doğru yürümeye başladım.
Umut: O piçi geberticem. Gidiyoruz.
Hemen arabaya bindim. Herkes binince diğer mekana doğru yola çıktık.
Bindiğim arabada durunun çantası vardı. Çantayı elime aldım. İçinden telefonunu çıkardım. Karıştırmak istemiyordum ama belki birşeyler bulabilirdim. Telefonu açıp mesajlarına girdim. Hiçbir sohbete bakmadım. Dikkatimi çeken tek şey engellenmiş üç ayrı numara oldu. Rastgele birinin sohbetine girdim.
Mesajları okumaya başladım. Kaan durunun numarasını bulmuştu. Sikerim.
Mesajları okudukça sinirim kat be kat artıyordu. Duru eve geldiğimde bana bunu söyleyecekti. Ama ben evdeyken de kaan ona yazmıştı. Ona sorduğumda bana yalan söylemişti. Ne düşüneceğimi bilmiyordum.
Umut: Senin soyunu sopunu sikeceğim orosbu çocuğu.
Geriye sadece tek bir yer kalmıştı. O da şehir dışında olan eski bir depoydu. Kaan piçi orayı genelde uyuşturucu için kullanıyordu. Kimsenin bilmediğini sanıyordu. Ama benim bildiğimi bilmiyordu.
Son hızda oraya gidiyorduk. Eğer oradalarsa duruya uyuşturucu verme ihtimali vardı. Siktir. Ya şimdiye kadar verdiyse.
Umut: Bas lan bas.
Barış gaza daha fazla yüklendi. 5 dakika içinde gelmiştik.
Umut: Arabaları burada bırakın.
Barış arabayı durdurduğunda hemen indim. Adamlarda indiğinde hızlıca depoya doğru gitmeye başladık. Deponun dışında adamlar vardı. Şimdiye kadar gittiğimiz yerlerde doğru düzgün adam yoktu ama burada adam sayısı fazlaydı. Durunun burada olma ihtimali vardı.
Adamlarım ben daha silahımı kaldırmadan deponun önündekileri halletmişti. Susturucular sayesinde kimse birşey farketmemişti.
Hemen deponun girişine doğru gitmeye başladık. İçeriden bağırma sesleri geliyordu. Bu ses durunun sesine çok benziyordu.
Kapıya tekme attığımda kapı açılmıştı. İçeride gördüğüm manzarayla ne yapacağımı şaşırmıştım.
Durunun gözleri kıpkırımızıydı. Kaan durunun üstüne yatmış onu durdurmaya çalışıyordu ve yarı çıplaktı. Durunun pantolonun bir parçası yırtılmıştı. Kendini korumaya çalışıyordu.
Kaanın gözleri bana döndü. Onunda gözleri kıpkırımızıydı. Uyuşturucu almıştı. Siktir. Duruyada uyuşturucu vermişti.
Kaan hemen ayağa kalktı.
Kaan: Yaklaşma.
Sinirden gözüm dönüyordu. Burada kaybettiğim her vakit durunun hayatınu mahfedebilirdi. Kaan yerden bir silah aldı. Duruyu sertçe ayağa kaldırıp kolunu boynuna doladı. Elindeki silahta durunun kafasına dayamıştı.
Ben güzeller güzeli sevgilim mahvolmuş durumdaydı. Onu bu halde görünce ne yapacağımı şaşırmıştım.
Silahımı kaldırıp kaana tuttum.
Umut: Soyunu siktiğimin piçi bırak lan sevgilimi.
Kaan: Bizim buradan çıkmamıza izin vermen lazım.
Uyuşturucu yüzünden hemn zor ayakta duruyor hem de zor konuşuyordu.
Umut: Duruyu bırak bende seni bırakırım.
Duru: Umut.
Gözlerim onun güzel gözlerini buldu.
Umut: Umut sana kurban olur. Dayan güzelim. Nolur dayan.
Kaan duruyu daha çok kendine çekti onun eli Duru'ya değdikçe elini götüne sokasım geliyordu.
Umut: Duruyu bırak dedim lan sana.
Kaan: Bırakmam duru benim.
Umut: Senin ebeni sikerim nereden senin oluyormuş lan. Orosbu çocuğu yavşak.
Duru yavaş yavaş güçten düşüyor gibiydi. Hızlı olmam lazımdı.
Umut: Duruyu bana gönder buradan sağ çık.
Bir süre düşündü. Ölmek istemiyordu. Gür bir kahkaha attı.
Kaan: Sence duru kimi istiyor.
Duru sadece bana bakıyordu.
Duru: Umut gidelim artık.
Ben birşey demeden cevabını almıştı. Ama bu onu daha çok sinirlendirmişti.
Umut: Bırak artık durumu.
Ne yapacağınu bilmez halde bana bakıyordu. Kolunu biraz gevşetti. Duruyu öne itti. Duru zar zor bana doğru yürümeye çalışıyordu ama bir eli başındaydı. Sonra bir silah sesi duyuldu.
Durudan gözlerimi ayırdığımda kaana baktım. Elindeki silahı bizden tarafa tutuyordu. Ondan gözlerimi ayırıp Duru'ya baktım. Ona bakmamla yere düşmesi bir olmuştu. Adamlar direk kaanı yakalamıştı.
Hemen Duru'ya koştum.
Umut: Güzelim kapatma gözlerini bana bak.
Gözlerini açık tutmakta zorlanıyordu.
Duru: Umut.
Umut: Emret yavrum.
Dikkat ederek kucağıma aldım.
Duru: Canım çok acıyor.
O böyle bir şekilde kucağımda yatarken benimde çok canım acıyordu.
Umut: Geçecek güzelim. Bak söz veriyorum geçecek. Sen gözlerini kapatma bana bak.
Hemen arabaya bindim. Barış direk gaza bastı.
Duru kucağımda yatıyordu.
Barış: Duru kapatma gözlerini bak begüm evde seni bekliyor.
Durunun yüzünde hafif bir gülümseme oldu.
Duru: Barış sana birşey soracağım.
Zar zor konuşuyor ve nefes alıyordu.
Barış: Tabi sor.
Duru: Begüme sahip çıkarmısın?
Ölecekmiş gibi konuşuyordu.
Umut: Güzelim bak konuşma böyle ne olursun.
Sol gözünden bir damla yaş düştü.
Barış: Sahip çıkacağım.
Umut: Çıkmayacaksın. Duru kendi sahip çıkacak.
Gözleri yavaş yavaş kapanıyordu.
Duru: Umudum.
Kalbim de bir sızı oldu. Annemden sonra ilk defa biri bana umudum demişti.
Umut: Söyle birtanem.
Duru: Seni seviyorum.
Sanki son kez söylüyormuş gibiydi.
Umut: Bende seni seviyorum yavrum. Hemde herşeyden çok.
Zorla elini kaldırıp yüzüme dokundu. Elleri alev gibiydi. Gözleri yavaş yavaş kapanıyordu.
Umut: Kapatma gözlerini duru.
Kapattı. Eli ise yanağımda düştü.
Umut: Dur aç şu gözlerini. Barış bas gaza.
Bu defa benim sol gözümden bir damla yaş düştü.
Umut: Durum aç gözlerini lütfen.
Açmadı.
Umut: Hadi konuş benimle.
Konuşmadı.
Umut: DURU.
Olmazdı. Olamazdı. Annemden sonra tekrar sevdiğim bir kadını kaybedemezdim. Annemden sonra tekrar biri kucağımda ölemezdi. Duru yaşayacaktı. Beraber yaşayacaktık.
.......................
Bu bölümde böyle oldu.
Sizce nasıldı?
Yorumları ve beğenileri bekliyorum.
Seviliyorsunuz hadi baybay.
