14. bölüm · Kırmızı Çizgimsin

14.Bölüm

Ay Işığı

Yemek yemeye geldiğimiz mekan çok güzeldi. Bir masaya oturup yemeklerimizi söyledik. Pis pis umuta bakıyordum.
Umut: Güzelim ben ne yaptım ya?
Duru: Sus sana hala sinirliyim.
Umut: Ben senin sinirini almasını bilirim.
Duru: Umut kes sesini yemin ederim insan içinde döverim seni.
Sırıttı.
Umut: Döv güzelim. Yeter ki sen döv.
Telefonuma gelen mesajla telefonumu elime aldım.
Begümkuşumm💅: Ne yaptın kızzz.
Siz: Evlilik teklifi aldım ve bir tane kızı dövdüm.
Begümkuşumm💅: Ohaaaaaaaaa evleniyor musun şaka yapıyosun ya.
Siz: Yapmıyorum pat diye evlenme teklifi etti. Bende kabul ettim. EVLENİYORUMMMM.
Sırıtatak telefona bakıyordum.
Umut: Kiminle konuşuyorsun sen?
Kafamı telefondan kaldırıp baktım.
Duru: Sevgilimle.
Umut: Sikerim.
Yüksek sesle söylediği şeyle bütün gözler bize döndü.
Duru: Azcık daha sessiz olsana millet için de nasıl konuşuyosun ya.
Umut: Duru sinirlendirme beni.
Duru: Begümle konuşuyorum umut.
Umut: Hee selam söyle.
Göz devirip sohbete tekrar döndüm.
Begümkuşumm💅: Hayırlı olsunn. Kızı niye dövdün.
Tekrar aklıma geldiğinde homurdanmaya başladım.
Umut: Seni yine mi hatırladın ya.
Duru: Bana bul o kızı geberteceğim onu.
Umut: Yavrum dövdün zaten yeter.
Duru: Bunu bana sen mi diyorsun.
Umut: İkimiz aynı değiliz.
Duru: Umut.
Umut: Tamam sustum.
Siz: Umuta yürüdü.
Begümkuşumm💅: İnşallah güzelce dövmüşsündür.
Siz: Ağzına sıçtım. Ama aklım hala yapamadıklarımda. Siz ne yaptınız.
Begümkuşumm💅: Geziyoruz işte sabahtan akşama kadar. Ben daha birini dövemedim ama.
Siz: Döversin yakında.
Begümkuşumm💅: Belki. Neyse ben sevgilimin yanına gidiyorum öptüm bayy.
Siz: Bayy.
Telefonu kapatıp umuta döndüm. Yemeklerimiz gelmişti. Bazen gülerek bazen sinirlenerek yemeklerimizi yedik.
Mekandan çıkıp yola koyulduk. Eve geldiğimizde odaya çıktık.
Umut: Yavrum barışsak mı artık.
Duru: Olur barışalım bari.
Yanıma gelip dudağıma bir öpücük bıraktı.
Duru: Umut.
Umut: Efendim.
Duru: Havuza girelim mi.
Umut: Girelim yavrum.
Üstümdekilerden kurtulup bir bikini takımı giydim üzerime rastgele bir elbise geçirip makyajımı çıkardım. Saçlarımı salık bıraktığımda tamamdım. Umut ise altında deniz şortunu giymişti üzerinde ise beyaz bir tişört vardı.
Evden çıkıp evin arkasındaki havuza geldik.
Umut tişörtünü çıkarıp suya daldı.
Duru: Soğukmu.
Umut: Yok güzelim gel.
Elbisemi çıkarıp yavaş adımlarla havuza yaklaştım umutun uzattığı elini tutmakla beni suya çekmesi bir olmuştu. Çığlık atarak suya düştüm. Sudan çıktığımda unut sırıtarak bana bakıyordu. Koluna sertçe vurduğumda bir kahkaha attı.
Duru: Ya boğulsaydım.
Diye cırlayıp sudan çıkmaya yeltendim ama umut kolumdan tutup beni kendine çekmişti.
Umut: İzin vermezdim.
Duru: Neyine izin vermezdin beni suya çeken sensin zaten.
Umut: Seni kurtaracağımı bildiğim için çektim suya.
Bir süre yüzdük tabii arada yüzmek dışında şeylerde olmuştu. Ama bunu bilmek zorunda değilsiniz aile arasında kardeşim.
Eve geçtiğimizde yorulmuştum. Hızlıca bir duş aldım. Yorulmuştum ama uyumak istemiyordum.
Duru: Aşkım film izleyelim mi?
Umut: Olur güzelim. Sen seç filmi.
Salona gidip film seçmeye başladım. Korku filmlerinde genelde altıma sıçıyordum. Romantik komedi bir film seçtiğimde umut gelmişti.
Umut: Güzelim korku filmi seçseydin ya.
Duru: Buraya yapardım sende temizlerdin.
Umut: Senin seçtiğin bu filmi ben izledim ama.
Duru: Korku filmi izlemek için bahane arıyorsun gibi.
Umut: İzleyelim mi?
Duru: İyi izleyelim bari.
Umut bir korku filmi seçip yanıma oturdu. Gelirken getirdiği atıştırmalıkları kucağına aldığında bende göğsüne sinmiştim.
.....................
Duru: Ya kapat şunu.
Diye cırlayıp umutun elindeki kumandayı alıp kapattım.
Umut: O kadar korkacak bişey yoktu ama neyse.
Ters ters baktım.
Duru: Bak elinin tersindesin vallahi döverim seni.
Umut: Döv güzelim.
Göz devirip önüme döndüm.
Umut: Uyuyalım mı artık.
Duru: Olur.
Salonu üstün körü toplayıp odaya çıktık. Direk yatağa yattığımda umutta üstündeki tişörtü çıkartıp yanıma yattı. Kolundaki dövmeye hayran gözlerle bakıyordum. Elimi dövmesinin üstünde gezdirdim.
Duru: Seni ilk gördüğümde de dikkatimi dövmen çekmişti. Çok güzel görünüyor.
Umut: Sen beni ilk ne zaman gördün?
Duru: Kulüpte VIP müşterilerin orada oturuyordun. Kısa bir göz göze gelmiştik.
Umut: O kız senmiydin ya.
Hızlıca yatakta doğruldum.
Duru: Ne demek o kız senmiydin.
Umut: Biriyle bakıştım ama demekki senmişsin.
Duru: Kim olmasını bekliyordun umut.
Umut: Kimsenin olmasını beklemiyordum güzelim.
Duru: Sus güzelim deme bana.
Umut: Ya ben seni ilk defa odaya getirdiklerinde gördüm.
Duru: Lan sen giderken bana tekrar baktın ya.
Umut: Hiç hatırlamıyorum biliyor musun. Dalgınlığıma geldi demekki.
Yataktan kalktım.
Duru: Dalgınlığına geldi öylemi. Gidiyorum ben.
Kapıya doğru ilerlemeye başladığımda yataktan kalkıp kolumdan tuttu. Beni kendine çektiğinde ellerim göğsündeydi.
Umut: Sakin olur musun yavrum. Şakaydı. Dalgınlığıma falan gelmedi. Odaua getirdiklerinde o kızın sen olduğunu anlamıştım.
Duru: Gerçekten mi?
Umut: Gerçekten güzelim. Hadi uyuyalım artık.
Yatağa girip umutun göğsüne sindim.
Umut: İyi geceler bebeğim.
Duru: İyi geceler umudum.
Gözlerimi kapattığımda kendimi uykunun kollarına bıraktım.
………………
Yüzüme vuran güneş ışığıyla yavaşça gözlerimi araladım. Yan tarafıma baktığımda umutu yerinde bulamadım. Biraz duvarla bakıştıktan sonra yataktan kalkıp banyoda ki işlerimi hallettim üstümü değiştirmeden odadan çıktığımda burnuma yemek kokuları geliyordu. Mutfağa girdiğimde umutu salatalık doğrarken buldum.
Duru: Günaydın umut şefim.
Bana döndüğünde gülümsedi.
Umut: Günaydınlar efendim.
Yanına gidip arkadan beline sarıldım.
Duru: Bugün ne yapıyoruz?
Umut: Güzelim ne isterse onu yapıyoruz.
Duru: Bende bilmiyorum ki.
Salatalığı doğramayı bitirdiğinde bana dönüp ellerini belime yerleştirdi.
Umut: Buluruz bir şeyler ama ilk önce kahvaltı.
Gülümseyip masaya geçtim. Umut çayları doldurduğunda bende kızarttığı ekmeklere reçel sürdüm. Kahvaltımızı yapmaya başladık.
Duru: Sen bu kadar güzel yemek yapmayı nerden öğrendin bakalım?
Umut: Öğrenirim ben.
Duru: Yoksa bu karizmanın altında bir adet ev hanımı mı var.
Bana attığı bakışla bir kahkaha patlattım.
Umut: Aşk olsun darılıyorum ama.
Duru: Darıl yavrum ben senin gönlünü alırım.
Farkındaymışsınız şuan ilişkimde roller değişti.
Umut: Ama beni utandırıyorsun.
Umuttan böyle birşey beklemediğim için ona bakakaldığımda bu sefer kahkaha atma sırası ondaydı.
Duru: Dışarıdaki insanlar senin bu halini görse galiba yanına pamuk şekerle gelirler.
Umut: Öyle birşey olmasın diye dışarıya sert sana yumuşağım.
Duru: Herkese aslan bana kedi yani.
Umut: Aynen öyle.
Aklıma gelen şeyle ona bakarak sırıttım.
Duru: Umut senden birşey isteyeyim mi?
Umut: İsteme yavrum emret.
Duru: Miyavlasana.
Dediğimle bana bakakalmıştı. Ben ise kendimi gülmemek için zor tutuyordum.
Umut: Şaka diye anlıyorum ve kahvaltıma devam ediyorum.
Küsmüş gibi yapıp kollarımı göğsümde birleştirdim.
Duru: Hani herkese aslan bana kediydi.
Umut: Güzelim sen onu biraz fazla ciddiye aldın galiba.
Duru: Peki öyle olsun.
Umutun telefonu çaldığında bakışlarım onu buldu. Telefonunun ekranına bakıp açtı. Barışın sesini duymamla ayağa kalkıp umutun yanına geçtim.
Barış: Selamın aleyküm yenge.
Duru: Aleyküm selam barış.
Barış: Napıyorsunuz?
Umut: Kahvaltı.
Duru: Siz ne yapıyorsunuz?
Barış telefonu bir masaya çevirdiğinde onlarında kahvaltı yaptığını gördüm.
Barış: Dedim şimdi bunlar beni çok özlemiştir arayayım dedim.
Umut: Burnumda tütüyordun.
Barış: Biliyorum.
Kadraja Begüm girdiğinde kocaman gülümsedim.
Begüm: Aşkım nabersin?
Duru: İyiyim sen.
Begüm: Bende iyiyim.
Barış: Nasılsın Mete iyi misin? İyiyim niloya sen nasılsın. Bunun havasına döndü gibi biraz.
Begüm barışa ölümcül bir bakış attığında barışın yine begümü sinirlendirdiğini anladım.
Begüm: Sus Barış.
Barış: Sustum güzelim.
Duru: Siz mafyasınız farkındamısınız?
Barış: Biz sizin yanınızda böyleyiz dışarıda görmek istemezsiniz.
Umut: Haklı bu hallerimizi sadece siz biliyorsunuz.
Umutun kulağına eğildim.
Duru: Senin o hallerin ne seksi olur şimdi.
Dediğimde içtiği çay boğazında kalınca öksürmeye başladı.
Barış: Ne oldu lan bir anda.
Duru: Çay boğazında kaldı ya. Helal kocam helal.
Begüm: Kocam ne kız.
Duru: Kocam o benim. Yüzüğümü gözünüze mi sokayım.
Umutun sırtına vurduğumda sonunda öksürüğü durmuştu.
Umut: Sağol karım.
Barış: Düğünü ne zaman yapıyoruz? Siz evlenin de sıra bize gelsin. Yada ben sizi niye bekliyorum amına koyayım begüm kalk güzelim evleniyoruz.
Begüm: Oha Barış. Bir onlar evlensin.
Umut: Tatilden sonra düğün var.
Allah Allah benim niye haberim yok.
Duru: Benim neden haberim yok?
Umut: Şuan oldu.
Begüm: Eğer netse elbise dikmeye başlayacağım.
Duru: Net değil ama Begüm benim gelinliğimi sen diker misin?
Begümün küçüklükten beri hep hayaliydi benim gelinliğimi dikmek. Bunu bana sürekli söylerdi. Dediğimle begümün hafif gözleri dolmuştu.
Begüm: Tabikide dikerim ne demek.
Duru: Tamam o zaman anlaştık.
Barış: Umut senin damatlığınıda ben dikeyim mi?
Umut: Acaba ipi iğneden geçirmesini biliyormusun?
Barış: Öğrenirim.
Umut: Yok kardeşim sağol ben kendimi emin ellere bırakmak istiyorum.
Barış: Alındım gücendim. Güzelim öp barışayım.
Begüm: Telefonu kapattıktan sonra.
Duru: Kız utanma biz yabancımıyız.
Barış: Doğru benim bunları iş üstünde yakalamışlığım bile var.
Umut: Öyle bişey yok lan.
Barış: Aynen aynen.
Begüm: Neyse siz kahvaltınızı yapın bizde yapalım sonra tekrar konuşuruz. Hadi görüşürüz aşkım öptüm.
Duru: Bende öptüm aşkım.
Barış: Bende öpeyim mi aşkım.
Umut: Siktir git lan.
Umut sinirle telefonu kapattığında gülerek bana döndü.
Umut: Öylemi dersin.
Ne dediğini anlamıştım ama tabikide salağa yatacaktım.
Duru: Ben birşey demedim. Hadi kahvaltı yapalım çok açım.
Umut: Kaç bakalım kaç akşam da kaçabilecek misin.
Tekrar yerime oturduğumda kahvaltımıza geri döndük.
…………………….
Bu bölümde böyleeee.
Biliyorum geç geldi ama yoğundum kusura bakmayın.
Bölüm hakkında fikirleriniz neler?
Kendinize iyi bakınnnn.
Hadi bay bayyy.