5. bölüm / 6
KIRIK YEMİN5.BÖLÜM
Bölümler 6Şu an: 5.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM609 kelime
- 2 2.BÖLÜM845 kelime
- 3 3.BÖLÜM807 kelime
- 4 4.BÖLÜM801 kelime
- 5 5.BÖLÜM654 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.BÖLÜM856 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaklaşık beş gündür sessizce at sürüyorduk, Nivarayla arada planı gözden geçiriyor ikimizin de unutmayacağından emin oluyorduk.
Sarayın alt geçidinden girecektik çünkü en az dikkat çekeceğimiz yer orasıydı diğer kısımları düşünsekte daha mantıklı bir plan bulamadık. Daha doğrusu bulmadı çünkü planı her zamanki gibi Nivara kurdu. Onun planlarına güveniyorum.
Nivara aklına bir şey gelmişçesine kafasını kaldırdı ve hızla bana çevirdi;
- Niss ileride çok güzel bir göl biliyorum, güneşin batışı ordan çok güzel izleniyor bence bir günümüzü orada geçirelim !
Hayır. Arkadaşımın katilini aramaya çıktmıştım, tatil yapmaya değil.
- Olmaz Nivara unuttun mu görevdeyiz kafamıza göre bir yerlere gidemeyiz.
Nivara anladığını belirtircesine kafasını salladı ve ;
- Özür dilerim Niss, düşüncesiz davrandım.
- Önemli değil Nivara.
İki saat daha at üstünde yavaşça yol aldık. Güneş dağların arkasına saklanmaya başlamış, yerini ay'a bırakmaya hazırlanıyordu. Nivara karanlığa kalmadan kamp kurmamız için beni uyardı etrafta çok sık olmasa da, ağaçların bizi gizleyebileceği bir yer bulduk ve tulumlarımızı kurduk tam yatmak için eğilecektim ki Nivara'nın sesini duydum;
- Niss gerçekten çok uykum var ilk ben yatabilirmiyim?
Normalde ilk ben uyurdum ve Nivara nöbet tutardı. Beni güneş doğmadan bir saat önce uyandırır kendisi uykuya dalardı, eğer Nivara benden böyle bir istekte bulunuyorsa gerçekten çok yorulmuş olmalıydı.
Aslında bu gün oldukça normal geçti, hiçbir yaratığın saldırısına uğramadık. Normalce yemeğimizi yiyip at sürmeye devam etmiştik.
Nivaraya sorun olmayacağını söyledim elime bir hançer aldım, bir tane de bacağıma yerleştirdim ve sessizce nöbet tutmaya başladım...
3 saat sonra...
Nöbetim oldukça sıkıcı geçmişti, sıra Nivaraya geldiği için onu uyandırmaya gittim tam tuluma dokunup Nivarayı uyandırıcaktım ki Nivara yerinde yoktu!
- Nivara?
Belki atlarımızın yanına gitmiştir diye baktım ama atlarımız bağladığımız yerde yoktu...
- Sakin ol Niss, belki atları su içirmeye indirmiştir.
Atları bağladığımız kayışları inceledim kesilmişlerdi Nivara olsa elimizdeki kısıtlı kayışı kesmez onun yerine kayışı çözerdi.
Tamam gerçekten paniklemeye başlıyordum etrafı hızlı adımlarla geziyor yerde kan gibi lekeler varmı diye kontrol ediyordum sonra durdum.
Eğer Nivara zorla götürülmüş olsaydı bunu duyardım ya onu uykusunda direkt bayıltmışlardı -ki bu imkansız çünkü Nivara uykusunda bile tetiktedir.- Bu içimi biraz rahatlattı çünkü bu Nivara'nın bana haber veremeden bir yere gittiğini gösteriyordu.
Ama Nivara iki atıda alıp nereye gidecekti ki?
Sakinleşmek için derin nefesler almaya başladım. Kalbim göğüs kafesimden çıkabilmek için çığlıklar atıyor. Beynimin içindeki binlerce düşünce aynı anda gözlerimin önünde beliriyordu. O kadar çok paniklemiştim ki arkamdaki hareketliliği normalde fark edeceğimden on saniye sonra fark etmiştim.
Hızlı arkama döndüm ve sırtımı kalın gövdeli ağaca verdim. Kendimi ağaca o kadar çok bastırıyordum ki sırtım ağacın sert kabuklarından dolayı çizilmeye başlamıştı bile. Ağaçların arkasından çıkan üç Elf beni bozguna uğrattı ama buna hazırlıklıydım, yıllardır kılıç eğitimi alıyordum Elflerin en iyi silahının da ok olması beni bu durumda daha avantajlı kılıyordu.
Her ırkın en iyi olduğu bir savaş aleti vardır, Elflerinki ok, perilerin ki uzunca kılıçlar ve sirenlerinki ise mızraktır.
Fareler ise tamamen yeteneklerine göre silah seçimi yaparlar.
Elflerin elinde şuan mecburen kılıç vardı -Çünkü kısa mesafede ok kullanazlar- elimdeki hançerler onları rahatça yenebilirdim.
Asla rakiplerini küçümseme...
13 yıl önce
Düştüm, yine
- Kalk Niss.
Artık bunu babasından duymaktan geçekten bıkmıştı sürekli onu çalıştırırken hiç yumuşak davranmaz akisine tüm gücünü kullanırdı çünkü babası biliyordu Niss çok iyiydi. Hançer nerdeyse onun çocukluğundan beri elinden düşmemişti.
- Yoruldum biraz, dinleneceğim baba.
Aslında yorulmamıştım sadece yenilmenin verdiği üzüntüyü hazmetmek için biraz oturmak istiyordum.
- Hadi kalk Niss sadece bir tur daha.
- Baba bir tur daha diyerek akşamı ettiğinin farkındamısın?
Niss babasını seviyordu ama inatcı olduğu zamanları değil, hem şuan sadece 11 yaşındaydı ne gerek vardı ki bu kadar savunma çalışmaya...
- Tamam Niss yarın devam ederiz hem yarın birazda kardeşinle çalışırsın.
Kamariyle çalışmayı sevmiyordum.
Babam sözünün ardından hızlıca düşen yüzümü fark etti kafasını yavaşça bana çevirdi;
- Neden kamariyle çalışmayı sevmiyorsun Niss?
Nedenmi? Sorunun cevabı çok basit değilmiydi? Kamari sadece 9 yaşındaydı elindeki kılıç bile ondan uzundu onu yenmesi 5 saniye bile sürmüyordu.
- Baba, Kamari sadece 9 yaşında onu yenmek çok kolay.
- Onu yenmek kolay olabilir Niss ama asla rakiplerini küçümseme...
Bölüm etkileşimi
