7. bölüm · Kimsenin kızı

VII

Misli .

“Bazı insanlar hayatına geç girerdi… ama bütün geçmişini değiştirirdi.”
Emir. Saat 02:26
Konserden geleli 3 saat olmuştu. Balkonda tek başıma oturuyordum. Gökçe çoktan uyumuştu benim ceketim ile uyumuştu hem de. Balkona birinin girdiğini hissettim. Emre girmişti "niye uyumadın?" Diye sordu. Emre bu zamana kadar beni dinleyen tek dostumdu. "Uyku tutmadı" dedim hemen yalandı Gökçe'yi düşünmekten uyuyamamıstım. "Emre biraz konuşalım mı?" Dedim tani der gibi yanıma oturdu "Nisa uyudu mu?" Dedim. Kafasını evet anlamında salladı dudaklarının arasına sigara yerleştirirken. "Gökçe ile ilgili mi?" Dedi. Evet der gibi ona baktım. "Gökçe sana güveniyor" dedi bana bakarak "bunu nereden anladın, Gökçe benden uzak duruyor Emre" dedim ona dönüp "yaralarını öğrendi mi"?" Dedi bana hayır öğrenmemişti. " Hayır" dedim " korkuyorum" diye devam ettirdim. " Emir ondan neden korkuyorsun" dedi benim yanıma oturup ritim dövemsine dokundu " onu kırmaktan korkuyorum" dedim. "Gökçe kimsenin yanında böyle davranmıyor Emir bana bile sana yaklaştığı kadar yaklaşmıyor" dedi sigaramı dudaklarıma götürdüm Emre devam etti. " Senin yanında gülüyor, senin yanında uyuyor, kalbi hızlanınca ilk sana bakıyor" dedi elini enseme koyup hafifçe sıktı. " Emir ben kendimd iyi gelemiyorum ki, Gökçe'yi kırmaktan korkuyorum,öyle çok korkuyorum ki canım yanıyor" dedim Emre'ye bakarak. "Sen onu seviyorsun değil mi?" Diye sordu evet der gibi kafamı salladım " Emre benim babam ve annem yok, ben Gökçe'ye nasıl davranacağımı bilmiyorum" dedim. "Korkma sen sadece Gökçe'in yanında dur" dedi sigaradindan bir duman çekti. "Sizin Nisa ile aranız nasıl" dedim kafamı ona çevirerek "iyi" dedi hemen. " Hadi kalk yat geç oldu" dedi bana ayağa kalkıp esnedim Emre'de kalkıp sırtıma vurdu. Odasına gitti bende odama gidip bilgisar başına oturdum. Yine sabaha kadar kod yazıcaktım. Gökçe'yi sadece kod yazarken düşünmüyordum. Ama zaten ona ait bir parça benimle tenime kazınmıştı.
Gökçe. Saat 10:30
Sabah olmuştu. Kalbim ağrıyordu,nedenini bilmiyordum. Aklıma direk Emir geldi. Saçmaydı neden uyanır uyanmaz aklıma Emir geldiki Yataktan zorlukla kalkıp yatağımı topladım pikanın mamasını verip odadan cıktım. Emir'in odasından sesler geliyordu. Kapasını çalıp odasına girdim. Benim girdiğimi görünce üstündeki ceketinin fermuarını çekti ama ben orada iz görmüştüm. "Günaydın" dedim. "Günaydın" dedi gece boyu kod yazmıştı belli oluyordu. "Emir yine mi uyumadı kendine zarar veriyorsun" dedim beni dinlemiyor gibiydi oydan ben onu düşünüyordum. Kahverengi gözlerini bana çevirdi. Göz altları mosmor olmuştu. Gözleri kıpkırmızıydı. "Emir bun ne hal" dedim. Gözlerimi odasında gezdirdim yatak hiç bozulmamıştı uyumuyordu ki bozulsun. Masasının üstünde kahve bardakları ve boş sigara kutuları vardı. "Gökçe yanıma otursana" dedi yanına sandalye çekip oturdum. Emir'in ellerine baktım titriyordu,normal bir titreme değildi bu deprem gibi bir titremeydi bu. Ayağa kalkmak için hareketlendim ama Emir beni tuttu. "Gökçe ben uyurken bana bakarmısın" dedi bunu neden istemişti kafamı tamam anlamında salladım. "Emir kendine neden bunu yapıyorsun ellerinin hâline bak" dedim. "Düşünmemek için" dedi hemen ayağa kalkıp kahve bardaklarını mutfağa götürdüm Emir yüzünü yıkayıp yanıma geldi. Kahvaltıyı yaptık Emir'e baktım günden güne çöküyordu. "Gökçe bugün benim odamdaki masada ders çalışırmısın" dedi "pekâlâ" dedim. Mutfağı birlikte toplayıp,test kitaplarımı alıp Emir'in odasındaki masaya geçtim. " Emir sen biraz uyu istersen bugün test çözeceğim senlik bir durum yok" dedim Emir'e oda bana dönüp üstüne tişört geçirip yattı. "Gitmessin değil mi? Ben uyanana kadar burada ders çalışırsın değil mi?" Dedi kafamı evet anlamında salladım. Yorganların içine girip kısa bir sürede uykuya daldı. Biraz ders çalışıp test çözdüm. Test çözerken arada Emir'e bakıyordum. Huzurla uyuyordu. 5 saat falan ders çalıştıktan sonra masadan kalktım. Emir'in yatağının kenarına çömeldim ve onu izlemeye başladım içimde garip bir duygu oluştu bir elim uzanıp saçını yüzünden çektim. Sonra elektrik çarpış gibi elimi ondan çektim. Neden ona dokunmuştum. Bana neler oluyordu. Kollarımı yatağın üzerinde birleştirip kafamı kollarıma yaslayıp onu izlemeye başladım. Eskiden olsa bunu yapmaya utanırdım ama şimdi utanmıyordum. Elimi teredüt ile uzatıp yorganın altındaki elini tuttum. Emir'in gözleri yavaş yavaş açıldı elimi geri çekmek için hareketlendim ama Emir elimi bırakmadı. "Gökçe" dedi bana bakarak "Emir" dedim anında. Yanaklarım yanmaya başladı. "Utanma" dedi hafifçe gülümsedi bende gülümsemesine karşılık verdim. "Parka gidelim mi?" Dedim ona "olur, ama önce seni biraz daha izleyeyim" dedi bana utandım. Sonra yatakta oturur pozisyona geçti. Ayağa kalkıp elimi bıraktı ve balkona ilerledi sigara içecekti. Arkasından ilerleyip sigarasının ucunu yakmadan onu durdum. "Emir içme" dedim sigarasını anında söndürdü. "Hadi parka gitmiyormuyuz" dedi bana "ben hazırım" dedi . Hızla odama gidip üstüme esofman geçirdim ve üstüme ceket alıp ayakkabılarımı giymeye koyuldum "topu alıyorum" dedi "al" dedim. Topla birilikte yanıma geldi ve ayakkabılarını giydim birlikte asansöre binip eve yakın olan parka doğru yürümeye başladık. Parka giderken bir marketten içecek ve yiyecek bir şeyler aldık. Gökyüzüne baktım hava tam kararmamıştı. Havaya mavi ve pembe bir ton hakimdi. " Havaya bak çok güzel" dedim Emir'e kafasını kaldırıp havaya baktı "evet" dedi oda ona baktığımda yüzünde gülümseme oluşmuştu. Parka yaklaştığımız çocuk seslerinden belli oluyordu. Parktaki kamelyalardan birine oturduk. Aldıklarımızı yiyip top oynamak için kamelyanın önündeki boşlukta voleybol oynamaya başladık. 5 ya da 10 dakika sonra kolumda bir tutuş hissettim. Kolun sahibine bakınca benimle yaşıt ve yaz benden sadece bir kaç yaş büyük bir adam vardı. Kolumu ondan kurtardım "ne yapıyorsun ben" dedim Emir yanıma gelmişti. Sinirlendiğinde belli olan alnındaki damar belli oluyordu. Bir kaç kişi daha geldiler ve hepsi bana sanki kurbanlık bir danaymışım gibi baktılar. Kolumu tutan çocuk "tanışalım mı" dedi. Emir öne atılınca elini kavrayıp onu durdurdum "hayır gerek yok" diyip çocukları uzaklaştirdim elimi Emir'in elinden çekmek istemesemde çektim. Eşyalarımızı toplayıp evinin yolunu tuttuk hava kararmıştı sokak lambaları yanmıştı. "Ebe" diyip Emir'e dokunarak koştum arkamdan adım sesleri işittim "eve" dedi bana dokunup koşarken. Apartmanın önüne geldiğimizi fark ettim. Arkamdan Emir geldi asansör düğmesine basıp beklemeye başladık. Emir hayatima girdiğinden beri ben mutlu oluyordum. Emir bana iyi geliyordu her anlamda. Asansöre bindik Emir'in yanında durusm boy farkımız ortadaydı 23. Kata bastım ve asansör çıkasıya kadar aynadan boy farkımıza baktım "cüce" dedi Emir asansör durunca inip kapıyı açtım. Pika kapının önüne geldi koşarak onu öptüm Emir'de onu sevdi pika mama kabına gidip mamasını yemeğe başladı. "Ben duşa giriyorum" diyip banyoya gitti. Bende pijamalarimi giyip kitabımı alıp balkona çıktım. Elimde yine kitabım vardı 'jack Londona ait Deniz kurdu' kitabı vardı. Hava diğer günlere göre daha sıcaktı altımda şortla üşümüyordum. Emir balkona girdi üstünde şort ve tişört vardı. Kahverengi saçları ıslaktı "Emir üşütüceksin saçlarını kurut" dedim benim yanıma gelip oturdu. "Emir kime diyorum" dedim. Bana döndü yüzünde gülümseme vardı. "Kurutmaya üşendim" dedi "hasta olacaksın ama" dedim. Tişörtünden yara izleri belli oluyordu. Emir baktığım yeri fark edince "Gökçe" dedi gözlerimi gözlerine çevirdim ben iki dizimin üstünde oturuyordum. Emir ayağa kalkıp tek ayağının üstüne oturarak ellerimi tuttu. "Sana birşey anlatacağım ama üzülme olur mu?" Dedi bana önce ellerimize baktım sonra ona baktım "tamam" dedim. Beni biraz kendine çekti sonra tişörtünü kaldırdı önce kadın kasları sonra ise iki omuzumdanda çapraz şekilde şort kemerinin hemen üstünde belki de biraz daha aşağıya inen derin yara izleri vardı. "Emir" dedim titrek bir şekilde elleri hemen ellerimi buldu gözümden bir yaş süzüldü iki olmuştu iki kere Emir'in acısına ağlıyordum. "Gökçe ağlama" dedi hemen beni kendine çekip göğsüne çekti ve sarıldı "sana bunları anlatmak istiyorum ama ağlama" dedi hemen gözyaşlarımı silip ona baktım kollarını benden uzaklaştırdı ama ellerimi tuttu anlat der gibi kafamı salladım. " Bunları babam yaptı, yetimhaneye vermeden önce" bu sefer erdeme ben yaklaştım kolunu bana sardı " çok acımıştır" dedim. " Acımadı" dedi hemen " yalan söyleme" dedim. Bir elini saçlarımda hissetim. "Neden yaptı biliyormusun? Abim gibi olmadığım için beni sevmediği için" bir insan çocuğunu sevmiyor diye bunu yapamazdı. Beni geriye devirip salıncığa yatırdı kendide yanıma yattı. "Acıdı" dedi "öyle çok acıdı ki ölüyorum sandım" dedi bana doğru dönüp yattı kenardaki battaniyeyi üstümüze örtü." Bunu sabah mı gece mi?" Diye sordum ikimizde cenin pozisyonunda yatıyorduk. " Gece ben uyurken" dedi sonra aydınlanma hissettim benden onu uyurken izlememi istedi. Benden onu korumam icin orada beklemimo istedi. Emir o yüzden uyumuyordu. Bir kolunu bana dolayıp beni göğsüne çekti göz kapaklarım ağırlaştı uyuya kaldım.