3. bölüm · Kimsenin kızı

III

Misli .

“Bazı gerçekler vardır; duyduğun an değil, yalnız kaldığında canını yakar.”

Sabah olmuştu. Gece neredeyse hiç uyumamıştım. Aklım Emir ile sarıldığımız gecede kaldı. Kolları bana güven vermişti. Hayır bu olamazdı kolları bana güven veremezdi ben kimseye güvenemezdim. Güvenmekten korkuyordum. Pikanın havlaması ile düsüncelerimden kurtuldum. Ayaklarımı yataktan sarkıttım. Pikanın suratını avuçlayıp kafasını öptüm. "Pika sence Emir iyi biri mi?" Diye sordum saçmaydı bir köpek nasıl konuşabilir ki. Pika yatağın üzerine zıpladı ve yuvarlandı. "Pika şöyle yapalım Emir iyi biri ise kuyruğunu salla" der demez pikanın kuyruğu sallanmaya başladı. "Sende hemen herkese güven" diyip hafifçe kulağını çektim pikayı yatağın üzerinden indirip yatağı düzelttim. Bugün dershane yoktu evdeydim. Kapıyı açıp tuvalete giderken bir şarkı mırıldandım "belki üstümüzden bir kuş geçer" tuvalete girdim. Yüzümü yıkayıp aynada kendime baktım. Daha canlı görünüyordum acaba niye ki. Emir bana sarıldı diyemi saçmalıyordum.Onun yanında nefes almak daha kolaydı, bu da beni korkutuyordu.Yüzümü kurulayıp çıktım. Mutfaktan sesler geliyordu. Mutfağa ilerledim. Emir'i gördüm Keskin ama yumuşak yüz hatları,hafif belirgin çene hattı sürekli Emre gibi ciddi değil nötr ve sakin bir ifadesi vardı. Koyu kahve güven verici gözleri yorgun ama sıcak bakıyordu. Siyah saçları dağınıktı sürekli eliyle düzeltiyor gibi, ya da yeni kalktığı için dağınıktı. Orta kaslı bir vücudu vardı. Uzun boyu,esmer teni ile dikkat çekiyordu. Niye böyle düşünüyordum. "Günaydın" dedi beni görünce "kahve içer misin?" Saçmalıyordu kalp hastalığımdan dolayı kahve içemezdim "ah! Özür dilerim kalp hastalığından dolayı içemiyordun, gerçekten özür dilerim unutmuşum" dedi niye böyle davranıyordu unutabilirdi herkes unuturdu. "Sorun değil" dedim gülümsemeye çalıştım. Pika mutfağa girdi, hiç beklemediğim bir şekilde Emir'in önüne yatıp göbeğini açtı. Pika bunu yapmazdı genelde korkardı o insanlardan ama Emir'den niye korkmamıştı. Emir gülümseyerek eğilip pikanın göbeğini okşadı. Onları izledim. Kalbimde garip bir sıkışma oldu. Hemen başımı çevirdim. Bu saçmalıktı o sadece pikayı seviyordu. "Kahvaltı hazır" dedi Emir pikayı sevmeyi bırakıp bana baktı kahveleri ile karşılaştım. Olamazdı onun tarafından ikilemdeyken bana öyle bakamazdı. Kafamı onaylar gibi sallayıp masaya oturdum. Yemek yemek istemiyordum "aç değilim" diyip kalkacakken emir bileğimi kavradı. "Gökçe yemelisin ilaç iciceksin" dedi mecbur oturup yemeğe başladım. İlaçlarımı aldım. Bana bakıyordu,bana çok dikkatli bakıyordu. "Emir iyimisin, çok dikkatli bakıyorsun" dedim kaşlarımı kaldırıp. "He iyiyim dalmışım" dedi. Benden birşey saklıyor gibiydi."bir seymi yaptım" dedim kafasını hayır anlamında salladı. Bende tebessüm edip masadan kalktım ve salona ilerledim Emre ile Nisa hastanedeydi. Emir iyi değildi bir şey vardı onda. Kahvaltıyı bitirip yanıma geldi. Yanımdaki kumandayı almak için üstümden eğildi. Nefesimin durduğunu hissettim. Kokusu çok güzeldi. Kumandağı alıp televizyon kanallarında bakmaya başladı ve bir mutfak yarışında durdu. " Cidden bunu mu izleyeceğiz" dedim program kötü değildi yargılayamazdım kadınların kollarında altınlar vardı. " Evet bunu izleyeceğiz,izliyecek bir şey yok" kaşlarımı kaldırıp ona baktım. " İçinde bir teyzenin olduğunu bilmiyordum" dedim hafifçe kıkırdadı sol yanağında bir gamze oluştu. Nadir gülümserdi, ama sıcacık gülümserdi gülerse de. Telefonun çalması ile dikkatim dağıldı ve telefona uzandım. Emre yazısını görünce hızla açtım. "Nisa ile doktorlar toplantısı için kıbrısa gitmemiz gerekiyor" diyip hızla kapattı konuşmama bile izin vermedi. "Ne diyor" dedi Emir yanımda ne ara çekirdek alıp gelmişti. "Kıbrısa gidiyorlarmış" dedim elimi çekirdek poşetine daldırıp bir avuç çekirdek aldım ve bende çitlemeye başladım. Program iyiydi ama fazla entrika vardı. Ayağa kalkıp pikanın mamasını verdim. Ve odama geçip ders çalışmaya başladım malûm yks yaklaşıyordu. ~
Kafamı Emir'in bana seslenmesi ile kaldırım hava kararmıştı kaç saattir ders çalıştığımı bilmiyordum. "Gökçe akşam için ne yemek istersin" diye sordu Emir. "Aç değilim" dedim hızla bana inanmayarak baktı "iyi kafana göre yap birşeyler". Emir mutfağa giderken ellerimi saçlarıma geçirip düşündüm. Niye beni bu kadar düşünüyordu,amacı neydi? Ayağa kalkıp mutfağa yöneldim gözüm saate kaydı 22:47. Saat neredeyse 11 olmuştu. Mutfaktan gelen tava cızırtıları ve Emir'in sesi ile mutfağa girdim. Geç olduğu için sadece omlet yapmıştı yemeği yiyip kalktım. Pikayı alıp odama gittim. Bir kaç saatin ardından Emir'in uyuduğunu düşünüp kitabımı alıp balkona çıktım odasının kapısı kapalıydı. Kitabımı oraya koyup içeriden kendime sıcak çikolata yapıp salıncağa oturup kitabımı okumaya başladım. Bir kaç dakikanın ardından Emir balkona çıktı. Beni görme ihtimali düşüktü çünkü çiçeklerin arasından salıncak gözükmüyordu. Sigarasını alevlendirdi beni fark etmesi için hafifçe boğazımı temizledim. Beni görünce sigarasını söndürüp yanıma gelip kendini yanıma bıraktı "yavaş" dedim hemen. Elimdeki sıcak çikolatayı yarısına kadar içmiştim. Az önce benim ayağım ile yavaşca sağladığım salıncağı hızlı sallamaya başladı "hey! Sıcak çikolatam dökülecek" dedim biraz yavaşlayıp bana döndü bende bardağı kenara bırakıp ona baktım. Gözleri önce yüzümde sonra ise elimdeki kitapta gezindi. Kitabın arkasını tuttuğum için adı gözükmüyordu "ne okuyorsun" dedi kitaba bakarak. "Bir çöküşün öyküsü" diye yanıtladım. Kitabı elimden almak için elini uzattı kısa bir sürede kitabı elimden alıp kendine çevirdi. "Stefan zweig'in en sevdiğim kitaplarından biridir." Dedi. Okumuş olması beni şaşırttı Emir kitap okurmuydu "en sevdiğim kitaplarından biridir dedin kaç kitabını seviyorsun?" Diyerek sessizliği bozdum. "Korku" dedi beni yanıtladı o kitabı okumamıştım anlatmasını isterdim ama anlatmaz diye düşündüm."evli ve zengin olan bir kızın biriyle gizli ilişki yaşaması ile başlayan olayları anlatıyor. Bir kişinin onu tehdit etmesi ile kızın içini panik,korku ve suçluluk kaplıyor." Dedi. Varlıklı ve zengin bir kız neden aldatırki diye düşündüm bir an. Emir'i tanımak istiyordum mesela en sevdiği kitap bu muydu?, Emir kitap okumayı sever miydi? Niye böyle düşünüyordum."en sevdiğin kitap korku mu? O halde" eliyle kısmen gibi bir hareket yaptı. "Senin en sevdiğin bir kitap var mı?" Diye sordu bana onaylayan bir mırıltı çıkardım. "Babaya mektup" dedim konusunu anlatmak için ağzımı açtığım sırada "Franz Kafka'nın eseri, aslında Kafka bu kitapta biraz kendisini anlatıyor babasımdan neden korktuğunu ve babasının yanında neden yetersiz hissetiğini anlatıyor. Çocukluğundan beri baskıyı, kırgınlıkları ve babasıyla kuramadığı ilişkiyi açık açık anlatıyor" diyerek beni susturdu. "Klasik okumayı sever misin?" Diye sordum kafasını evet anlamında salladı. Vücudunu bana döndürdü "titriyorsun" dedi o söyleyene kadar titrediğimi fark etmemiştim. Ayağa kalkıp salıncağın üstündeki raftan battaniye çıkarıp üstüme atmaya yeltendi "ama sen üşürsün" dedim. Yanıma oturup battaniyeyi ikimizin omuzundan attı. Bunu yaparken bana yaklaşmıştı dizi dizime,omuzu omuzuma değiyordu kafasını arkasına yatırıp bana baktı. Bir an affaladım sonrasında ise hafifçe gülümsedi benim de yüzümde gülümseme oluştu gözleri bir an dudaklarıma takıldı sonra gözlerime geri tırmandı " ne, ne bakıyorsun öyle?" Dedim gülümseyerek. "Hiç" dedi ama bakmaya devam etti "çok güzelsin" anı iltifata hiç hazır değildim. Yanaklarım kızardı ve gözlerim yuvalarından çıkacakmış gibi geldi bana. "Utan diye söylemedim" dedi bana takılarak. Kitabı elime alıp okuyormuş gibi yaptım ama beceriksiz olduğumu gülünce anladım, yanımda hareketlenme oldu sonra kalktığını hissettim "iyi geceler" dedi "iyi geceler" diyip bende kaltım ve odama girip kapımı kapattım sırtımı kapıya yasladım pika hemen yanıma geldi ona sarıldım "bana çok güzelsin dedi" dedim ona sonra kalkıp pijamalarimi giydim pikaya sarılıp uyudum.