9. bölüm · Kimin Kalbi Kimde
9. Bölüm
Okul haftası devam ediyordu ama hiçbir şey artık aynı değildi.
Geceden sonra herkesin içinde bir şeyler değişmişti.
Bazıları farkında değildi…
Bazıları ise farkındaydı ama inkar ediyordu.
---
Batu, sabah erken gelmişti okula.
Kalabalık olmadan sınıfa girdi, camı açtı, başını dışarı uzattı.
Sonbaharın ilk rüzgarı yüzünü okşarken, içinde bir boşluk büyüyordu.
Asude’nin gözleri gitmiyordu aklından.
O bakış… ne mutluydu, ne kırgın.
Ama Batu o bakışın altında kendini eksik hissetmişti.
"Ben bir şey istemedim," demişti içinden,
"Ama... neden böyleyim?"
Aynı sırada sınıfa Asya girdi.
Yavaşça yanına geldi.
“Bugün erkensin,” dedi gülümseyerek.
Batu cevap vermedi.
Sadece başını çevirdi.
Asya’nın gözleri doldu.
Bir şey demedi… çünkü bu sefer biliyordu: Batu’nun kalbi, hiçbir yerde değildi.
---
Osman, okul bahçesindeki bankta oturuyordu.
Yanına gelen kimse olmadı o gün.
O da kimseyi çağırmadı.
Kafasını defterine gömmüş gibi yaptı ama sayfa bomboştu.
İlay’ı görmüştü o sabah.
Bir grup kızla gülüşüyordu.
Ama onun sesi gülse de gözleri gülmüyordu.
Osman bunu fark eden tek kişiydi.
Çünkü bir zamanlar onun kalbine ilk cesareti veren oydu…
Ve şimdi, uzaktan bile bakamıyordu.
---
İlay, teneffüste Beren ile yan yana yürüyordu.
“Batu hiç ilgilenmiyor mu hâlâ?” diye sordu Beren,
İlay cevap yerine sadece başını salladı.
Ama sonra aniden durdu.
Bir şey diyecekti.
İlk kez içindekini söylemeye karar verdi.
“Ben... Kuzey’e karşı bir şey hissediyorum.”
Beren’in gözleri açıldı.
“Ciddi misin?”
İlay başını eğdi.
“Evet. Ama... o çok sessiz. Hiçbir şey belli etmiyor.”
O sırada Kuzey biraz ilerideydi.
Yalnız yürüyordu.
Ama bir an dönüp baktı.
Sanki... duyduğunu hissetmiş gibi.
Ve gözleri İlay’la buluştu.
İlay ilk defa... gülümsedi.
---
Ayşe, Hamza’nın bir gün önce söylediği cümleyle yaşıyordu.
“Galiba seni tanımaya başlıyorum.”
Bu cümle, onun dünyasını değiştirmişti.
Ama o kadar mutluydu ki…
Kendini sorguladı.
“Bu kadar mutlu olmak doğru mu? Daha hiçbir şey net değil ki…”
Ama sonra gözleri Hamza’yla buluştu.
Hamza gülümsedi.
Ve Ayşe o an içinden sadece şunu geçirdi:
"Bazen bir kelime yetiyor."
---
Günün sonunda…
Asude okulun çıkışında yalnız yürüyordu.
Birden arkasından bir ses duydu:
“Bekle!”
Cenker’di.
Yavaşça yanına yaklaştı.
“Konuşmamız gerek,” dedi.
Asude başını eğdi.
“Cenker… lütfen.”
Ama Cenker devam etti.
“Sadece bir soru soracağım.”
Gözlerinin içine baktı.
“Batu’dan vazgeçebilir misin?”
Asude... sustu.
Ama gözleri cevap verdi.
Hayır.
Ve o sessizlik…
İkisini de kırdı.
