4. bölüm · Kimin Kalbi Kimde

4. Bölüm

Asud3_44 4

Okulun o günkü atmosferi garip bir şekilde yoğun ve tuhaftı. Herkes kendi grubuyla sohbet ediyor, gülüşüyor; ama bazı bakışlar, bazı sessizlikler havadaki o görünmeyen gerilimi fark ettiriyordu.

Asude, sessizce kantin sırasına geçmişti. Elinde tuttuğu bozuk paralarla meyve suyu almayı planlıyordu ama aklı... her zamanki gibi, Batu’daydı. Batu ise arkadaşlarıyla oturmuş, gözü Asude’ye kaymasın diye çabasızca başka yönlere bakıyordu. O hiçbir şey fark ettirmiyor gibi dursa da, Asude’nin huzursuzluğu artıyordu.

Tam o sırada Cenker uzaktan Asude’yi izledi. Gözlerinde bir umut kıpırtısı vardı. Onu her gördüğünde içinde bir şeyler kıpırdıyor, ama hiçbir zaman cesaretini toplayıp adım atamıyordu. Yalnızca Osman’a her şeyi anlatabiliyordu.

“Yine mi bakıyorsun?” dedi Osman, yanına gelip omzunu dürterek.
Cenker hafifçe gülümsedi. “Gözlerimi kaçırmak istesem de elimde değil.”

Osman kafasını iki yana salladı. “Keşke o da senin gibi hissetse,” dedi, sonra kendi içinden geçeni fısıldar gibi ekledi: “İlay gibi...”

O sırada Ayşe sınıfın önünden geçti. Hamza bahçede top oynuyordu. Top aniden Ayşe’nin önüne yuvarlandı. Ayşe yerden eğilip aldı. Kalbi hızla atıyordu. Topu geri uzatırken göz göze geldiler.

Hamza gülümsedi, “Teşekkürler küçük hanım,” dedi esprili bir tonda.
Ayşe'nin yanakları hafifçe kızardı. “Rica ederim,” diyebildi sadece.

Ayşe uzaklaştıktan sonra, Poyraz omzunu dürttü Hamza’nın.
“O kız seni fena seviyor,” dedi alayla.
Hamza ciddi bir yüz ifadesiyle, “Hissetmiyor değilim,” dedi, sonra başını yana çevirip ekledi: “Ama… bilmiyorum. Kalbim hiç kıpırdamıyor.”

Batu bu konuşmaları sessizce dinliyordu. Asya’nın uzaktan ona nasıl baktığını fark ettiğinde ise başını yere eğdi.
Hiçbirine karşı içinde bir kıpırtı yoktu. Ne Asya, ne bir başkası…
Ama kalbinin sessizliği, çevresindeki kalabalıkta her geçen gün daha da çok dikkatini çekmeye başlamıştı.