12. bölüm · Kayıp rota

12.bölüm

Aysudbooks Yazar

NEEE! ne diyodu be bu sapık herif!
”ne diyon sen sapık herif!” Diye bağırdım

sinirle resmen önümde giyin diyodu pis herif! Neymiş görmek istiyormuş ben birazdan sana göstericem birşey ha ama sonra bayılmassan tabi

“sapık he ayıp oluyo güzellik görmem gerek zaten benimsin.” Dedi heyecanla Iy kusmalık ya midesiz herif şimdi gösteririm ben sana bir tane televizyon

vardı odada küçük birşey ama pekte ağır aldım ve “al canım gör bakalım dedim arkası dönüktü önüne dönmeden önce

şöyle dedi “ha şöyle ezgim bakalım sana.” Dedi al bak şimdi döndügü an kafasına televizyonu hışımla geçirdim bayılmıştı hemde baya ağırdı durumu o

uyanmadan hemen cebinden telefonu kaptım ve hemen koştum ve keremi aradım hemen açtı “ezgim İyimisin güzelim” dedi telaşlı bir sesle

“iyiyim ben ama şey arasın kafasına bir televizyon geçirmiş olabilirim.” Dedim “oha Afferim benim güzelime” dedi Kerem “neyse hemen konumu at orda

oluruz 1 saate yada hızlıca geliriz nasıl gelebilirsek” konumu yolladım ve bütün herseyi sildim ki belli olmasın sadece beklemek kalmıştı Keremleri beklemeye devam ettim

ve kapı anında kırıldı sesler geldi yarım saat geçmişti sadece “kerem!” Diye bagırdım Kerem bana doğru koştu ve

boynuna atladım sonra 2 3 saniye sonra ondan ayrılıp ekine koştum ve sarıldım “çok korktuk ezgi” dedi ekin “özellikle kerem deliye döndü” dedi tekrar ekin

“burdayız ama bak bulduk seni yavrum” dedi Kerem lan o bana yavrum mu dedi bayılıcam sanırım. “Kerem çok korktum” dedim “biliyorum biliyorum güzelim” dedi Kerem

Gülümsedim ister istemez geçmişti ama bi tek bu şeyler geçmemişti arasında kafasına televizyon geçmişti.

herneyse Gine ormanın içindeydik çünkü aras beni ormanın içinde bir eve getirmişti biraz dinlendiğim için

kendime gelmiştim çadırlara geri döndük ve Kerem bana sarıldı birden “ee kurtuldun diye sarılmak istedim sorun olmaz dimi güzelim” dedi Kerem “he yok ya sorun değil” dedim biraz yemek yedik ve akşam olmuştu bir paket cips

bulmuştum hepimiz yemeye başladık ve yanında su falan içtik çünkü imkanımız kısıtlıydı bunlarıda Keremlerin ve bizim

yolculuk falan için getirdiğimiz şeylerle karşılıyoruz neyseki baya birşey vardı bize 5 6 gün daha yeterdi sanırım

sonrasına da bakardık artık “biraz gezsek mi?” Dedi ekin “tamam ozaman hazırlanalım” dedim çadıra girdim ve kot bir şort aldım üstünde bir beyaz tişört ve

mavi kot ceketimi aldım ve giydim ormanda şort giymem pek doğrumu bilmiyorum ama kombin güzel olmuştu neyse ekinde hazırlanınca bir kaç şişe

su aldık nolur nolmaz ve yürümeye başladık doruk ekine çok bakıyordu bu

aralar sanki bunların arasında birşey var gibiydi herneyse anlarız artık

Kerem bana bakıyordu

ve konuştum “ee şimdi napcaz” dedim sıkılmış bir ses tonuyla

“hm bilmem” dedi ekin ekin ve doruğun arasında net birşeyler vardı çünkü her saniye bakışıyorlardı ve birden doruk ekine baktı ve göz kırpıp sırıttı ve

ormanın bir yönüne gitti ekinde bir mesaj almış gibi peşinden gitti çok merak ettim ya Noluyo ki

kereme baktım ve konuştum “bunların arasında ne var Kerem?” Dedim Kerem de anlamaz gözlerle baktı “gel bir bakalım şunlara bilmiyorum” dedi Kerem ve gittiğimizde doruk ekini bir ağaca yaslamış ve onu ağaçla arasına almıştı biliyordum ama ben kesin olucaklar

bunlar eminin bundan “kerem oha lan öperse falan burda aile var canım yani şimdi” dedim Kerem dalga geçerek konuştu “biz mi aileyiz güzelim” dedi “eee şey bilmem” dedim

“her neyse ikizim elden gidiy-“ derken sözümü kesen Kerem’di “sende belki elden gidersin he güzelim” dedi Kerem utanarak ekine baktım “Ekin!” Diye bagırdım salak gibi ne yapacağımı bilememiştim keremin dediğinden sonra acaba bu çocuk beni mi seviyo ama sanmam ya of ekin hemen doruktan

ayrıldı ve utanarak yanımıza geldiler ekin elindeki ceketi utanç ile bana fırlattı sinirlenmişti bir tık ama napim elim ayağıma dolaşmıştı bende bağırı verdim öyle

kerem birden beni kucağına aldı ve ormanın oraya doğru götürdü ve beni yere indirdikten sonra ağaçla arasına aldı utançtan kıpkırmızı olmuştum ah ekin ah beni bıraktın şimdi utançtan

neler yapmam ben korkuyorum valla kendimden “kerem napiyosu-“ derken Kerem beni yanağımdan öptü o an 1 2 saniye dona kaldım hemen keremin kolundan sıyrılıp ekine doğru koşmaya başladım

utançtan kaçıyordum artık çok utanmıştım ben “ekinnnn” diye bagırdım ekin bana öcü görmüş gibi bakıyordu “ee şey ekincim biz yavaştan koşalım mı çadıra yoksa ben bir rezillik yapıcam

canım” Ekin anlamaz bir şekilde baktı “ee tamam” koşmaya başladık utançtan yerin dibine girmek istedim ekin bana baktı “noldu sana ezgi?” Dedi “yok bişey ama çadıra gitmezsek olcak” dedim ve çadıra ulaştık

ezgi hemen soru sormaya başladı “ne oldu anlat” ekine baktım “Ekin kerem beni öptü!”
ekin şok oldu “Oo siz bizden önce olursunuz la” dedi ekin “of çok utandım ama” dedim ekine

“of utanma gelin hanım” dedi ekin “Ekin sana bitane geçiririm bak!” Dedim sinirle “aa canım kardeşim hiç gerek yok” dedi ekin “hmm öyle mi canım Afferim sus hadi uyuyalım artık” dedim ekine

gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya bıraktım bugün bukadar utanmak yeterliydi

sabah 10;00

sabah olmuştu ve uyanıp giyindim üstüme bir sweet altımada bir eşofman giydim rahat oldu zaten ormandayız

“günaydınn” dedim ekine “sanada Günaydınn kardeşimm” dedi ekin “Keremler nerde” dedim meraklı bir şekilde “burdayız keremin domatesi”dedi doruk alaylı bir sesle bu bana dün kızardığım için domates mi

diyodu of salak şey “domates ne be” dedim sinirle “yalan mı dün domatese döndün kıpkırmızı olmuştun” dedi ekin de kıkırdadı “Ekin hanım bak birşey

derdim de neyse” dedim ekine “hehe dersin ikiz” dedi ekin

“Ben günah gitti valla ozaman sende karahanlıktan çıkıp yamanlıga doğru

gidiyorsun sanki ekin hanım” dedim sırıtarak “Y-Yaa ezgi napıyosun sen utanıyorum ama” domates gibi ekinde kızarmıştı kerem konuşmaya atladı tam

zamanı Afferim aslanım “aha şimdi buda doruğun domatesi oldu” dedi Kerem sırıtarak “tam zamanı Afferim Aslan'ım” dedim kahkaha atarak

“Aslan’ım he iyiymiş güzelim” dedi Kerem sırıtarak “ne sandın Aslan’ım benim söylediklerim iyidir yani” dedim övünerek üçüde de kahkaha attı “neyse ben gideyim ekinle kahvaltı hazırlayalım

bişeyler” dedim “tamam madem” dedi ekin gittik ve bişeyler hazırladık yemek yemeye başladık bugün ormanda 1.ayımızdı ama neler yaşamıştık neler zordu ama güzel geçiyo bu orman ve

kayıp rota bana keremi tanıma şansı vermişti bu 4lü Mükemmel olmuştuk ne kadar başta birbirimizi sevmesekte şuan birbirimize çok bağlanmıştık acaba bu

ormandan çıkabilcekmiydik yada çıkarsak birbirimizi tekrar görebilirmiydik aklımda düşünceleri bi yana atıp kereme döndüm

“şey Kerem odunlar bitmişte odun toplayabilirmisiniz” dedim “tabi toplarız birazdan gideriz” dedi Kerem ceketlerini alıp yola çıktılar biz ise burda bekliyorduk sonra yerimden tam kalktım ki ekin bana seslendi “ezgiiii” diye

devam edecek…