16. bölüm · Kayıp Galaksiler

266.Gün

Sihiya ♪

Benzinlikte küçük bir masanın etrafında dört kişi oturuyordu.Aralarında en çok dikkat çeken sırtı gökyüzüne dönük oturan adamdı.Üstünde siyah bir motorcu ceketi vardı.Siyah saçlarıyla bir uyum yakalayan bu ceket bembeyaz teni ile oldukça zıttı.Diğer dikkat çeken ise yanında oturan kadındı.Kadının üstünde oldukça açık bir üst ve altında pahalı bir pantolon vardı.Pastel tondaydı kıyafetleri.Açık pempe ve mavi.Yüzünde ağır bir makyaj vardı kadının,saçları dümdüz ve yeni yapılmış.Gözleri adamdaydı.Adamın odağında ise bir kız vardı. Üstünde kendisine epey büyük gelen bir ceket ile oturan,sıkıntıyla gökyüzüne bakan bir kız.Kadının aksine kızın yüzünde hiçbir şey yoktu.Yine de yüzü ay gibi parlıyordu.Bu grubun dördüncü kişisi sarı saçlı küçük bir çocuktu. Tüm konuşmalara dehşetle bakıyor,arada bir kıza gülümsüyordu.Dışardan bakan biri bunları söyleyebilirdi.

Ancak grubun içi çok daha farklıydı.Birinden kaçıyorlardı,saklanmak amacı ile buraya çekmişlerdi.Kadın adama bakıyordu çünkü ikisi evliydi.Evli olsalar da zorla evlenmiş gibilerdi çünkü adam kadına pek pas vermiyordu.Kıza bakıyordu adam,kızla konuşuyordu.Nedenini kimse bilemezdi,adam bile anlamıyordu.Kız ise gökyüzüne bakıyordu çünkü karşısındaki kadın kız kardeşiydi,kız adama aşıktı.Kız kardeşi ile aşık olduğu adam evliydi.Kız suçlu değildi burada,çünkü kızın aşkı çok daha öncesine dayanıyordu.

Hikaye çok kötüydü ama daha da kötüsü vardı.Kız adamı hatırlamıyordu. Adam da kızı.Ama yine de karısına bakmak yerine kızla derinden gelen hoş bir sesle sohbet ediyordu.Kız arada gülümsüyor,gökyüzüne bir dilek fısıldıyordu.

Sohbete kadın da dahil oldu sonra.Kıskançlık kokuyordu gülümsemesi kadının. Sonra akıllarına birden az once kurtuldukları kargaşa geldi.Küçük kızın etkisi çoktu bunda çünkü bir anda "Biz neyden kaçıyoruz?" diye sordu.Herkes bakıştı.Kız gülümseyerek küçük kıza bir şeyler söyledi.Sonra adam bir anda kıza iyi olup olmadığını sordu.Kız iyi olduğunu söyledi,tam adama aynı soruyu yöneltecekken kadın bir anda ayağa kalktı ve adamın yüzünü,boynunu kontrol etmeye başladı.Adam vücuduna dokunulmasından kesinlikle hoslanmamıştı.Sinirle üstündekini çekip attı.Yarı çıplak kalmıştı,heykel gibi olan vücudu karanlıkta parlıyordu.Kızın gözleri adamın yaralarında gezinirken bir anda duraksadı,tüm nefesi boğazında tıkandı ve hatırladı.

Bir anda gözlerimi açtım.Zihnimi sesler doldurdu.Bu oydu.Gözlerimi tekrar kapattım,onu çok özlemiştim.Bir rüya da olsa onu görmek bir kere olsun sarılmak istiyordum.Son kez.

Rüyaya geri dönmeye çalıştığımda beni bir boşluk karşıladı.Kendimi zorladım,o ana dönmek için çabaladım.Kesik kesik de olsa rüyaya ulaşabiliyordum.Bir ara yine araya boşluk girdi.Ama en sonunda başarmıştım.Tüm heybetiyle karşımda duruyordu.Gülümsemeye zorladım kendimi,üstümdeki ceket değişmemişti.Tek bir değişiklik vardı,saçlarım açılmıştı.

İlk başta çekinerek baktım vücuduna.Sonra dayanamadım kollarımı sıkıca vücuduna sardım.Öyle bir sarıldım ki,gören herkes bunun bir veda olduğuna emindi.Gözlerimden yaşlar akmaya başladı,yine de sarıldım.Çok ama çok sıkı sarıldım.