12. bölüm · Kayıp Galaksiler
237.Gün
"Kendi kendini öldürüyorsun."diye mırıldandı elindeki kalemle oynarken.Bana sinirliydi.Yaptıklarım yüzünden kızıyordu.Ama ben bir şey yapmamıştım ki.Benim tüm bu olanlarda hiçbir parmağım yoktu.
Başımın ağrısı geçmiyordu.Bu yüzden gözlerine bakarken hiçbir şey düşünemiyordum.Sinirliydim.Ve ona patladım.
"Beni koruman gereken yerde korumuyorsun,Doktor.Sonra gelip bana kızıyorsun.Benim suçum nerede hadi sen söyle?"Bu sözler istemeden çıkmıştı dudaklarımdan.Bas ağrısından bir şey düşünemiyordum.Kırıldığını hissettim.Hatta o kadar netti ki kırıldığı kalbinin sesi odada yankılandı.
Gözlerime baktı.Gözlerinden demek istediği her şey dökülüyordu.Yine de kendi sesiyle duymak için dikkatle dinledim onu.
"Madem beğenmiyorsun beni o zaman çık git,Sonbahar.Gözlerime bak.Söyle senin benden başka kimin var?"
Sözleri beni bozguna uğrattı.Hakimle dura dura ona benzemeye başlamıştı.İkiz kardeşiydi ama pek benzemezlerdi.Huyları o kadar farklıydı ki.Ama şuan burada dururken anlamıştım.İkisinin birbirinden farkı yoktu.En çok da can yakan bu ya.İkisinin birbirinin aynısı olması.
Hakim en azından dürüst,yalan olmaz yüzünde.Peki senin ne haddine Doktor?Benim canımı yakmak senin ne haddine?
Düşüncelerimi duyunca delice gülümsedi.Kibirli bir gülümsemeydi bu."Maskeleri çıkararak oynayacağız."dedi tüm kibriyle.
Kibirli duruşuna gülümseyerek baktım."Peki ama dikkatli ol,önemli olan karakterler değil senaryoyu yazandır.Ve bu senaryoyu ben yazdım."
Başımın ağrısına direnirken gülümsedim."Ölmemeye çalış."Kapıdan çıktım ama biraz daha orada bekledim.Kapıya yanaştı,beni çekip tekrar içeri sokacak sandım.Ama öyle olmadı kapı yüzüme çarptı.Ve ben orada yapayalnız kaldım.
İnsanın kendk evinden kovulması ne kadar da kötü bir şeymiş.Ev,kucak açan diye öğrettiler bize fakat ev sıcak falan değilmiş.
Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.Söylediğim tüm sözleri geri almak istedim.Ama bazı şeylerin geri alınmayacağını çok önceden farketmiştim.Gözümden akan yaşlara aldırmadan gülümseyerek gökyüzüne baktım.
"Bazı şeyler yitirilir,bazı vedalar gecikir.Bazı şarkılar biter.Çoğu şey geride kalır.Geride kalana veda etmek gerekir bazen.Bir kurtuluştur vedalar.Ancak bazı vedalar hakedilmeli.Veda eden veda edilene son kez gülümseyebilmeli.Bazı hayatlar biter.O halde bazı mezar taşlarında en renkli çiçekler açabilmeli.Herkes bir vedayı hak etmeli."
Başımın ağrısı şiddetlenirken gülümsememden hiç ödün vermedim.Tepeye giderken gülümsememin yerini önce gülmeler,sonra kahkahalar almıştı.
Tepeye vardığımda her zamanki gibi hava kararmış,ay gökyüzüne çökmüştü.Yere oturdum.Geçen gece kenara attığım çantamı kucağıma çektim ve içinden defterlerimi çıkardım.Defterle bakarken içimde bir hüzün peyda olmuştu.Burukça gülümsedim.
"Bana öl de anında ölürüm.Hiç düşünmem,elimi kanıma bulamakta.Ölmek kolay ve ben senin için bin kere ölürüm.Bana yaşa dersen,her şeye rağmen yaşa.Yaşamak için her şeyi yapmaya gönüllüyüm.Sırf sen dedin diye yaşarım.Nefes alma nedenim olursun.Ama bana yazma diyemezsin.Sana karşı gelebileceğim tek şey bu.Yazmazsam bölünürüm.Bana yazma deme,çok üzülürüm."
Başımı gökyüzüne kaldırdım her zamanki gibi.
"İstersen tehdit et beni.Ben yine de yazacağım.Kelimeler benim en büyük yoldaşım.Yazma deme çünkü seninle yeniden tanışmak için yazmalıyım."
