4. bölüm · Kayıp Galaksiler

228.Gün

Sihiya ♪

Çekmeceleri karıştırırken elim bir anlığına bir zincire değdi.Zincire değmemle birlikte zihnimde tanıdık bir şarkı çaldı,bir odaya çekti beni.Zihnimin içindeki aslında çok yakın ama bir o kadar da uzak anılarım,diye düşündüm istemsizce;unutmak için uğraşmadığım,bir kenara attığım anılarım.

Anıların içinde dolaşırken bir ana rastladım.Gülümseyen yüzüme değdi ellerim.Ne kadar da eskimişti anılarım,ne kadar da unutmuştum kendimi.

"Benim senden ayrı bir hayatım vardı."diye mırıldandım.

Senin olmadığın,senden farklı insanların olduğu bir hayatım.

Sözlerim beni bir mahkeme salonuna çekti.Hakim yüzüme alayla gülümsedi.
Sözlerimi tekrar etti.

"Senin ondan ayrı bir hayatın vardı."

Tokmağını vurdu.Ve aylar önce defterime zorla karaladığım sözleri bağırdı yüzüme.

"Esen rüzgar bir daha esmiyor, rüzgara kapılmak senin suçun."

Tokmağı bir kere daha vurdu.

"Suçlusun."

Titreyerek çıktım mahkemeden.Yolda yürürken ilk defa bir şarkı söylemedim,haykırmadım boşluğa.Odasından içeriye girdiğimde her zaman ki gibi sakinleşmiştim.Hoş gülümsemesi karşıladı beni;unutmamıştı,unutmazdı.Herkes unuttu,o bile unuttu.Doktor unutmadı beni.Herkes unuturdu,o bile unuturdu.Doktor unutmazdı beni.

Sandalyesine bırakırken kendimi "Unutamazsın değil mi?"diye mırıldandım kendi kendime.Ama o beni duydu."Unutmam"dedi en sıcak gülümsemesiyle.
Ondan güç alarak doğruldum.

"Nasılsın?"
hiç iyi değilim,doktor.

"Je tres bien,Docteur."
iyiyim,doktor.

Sözlerimle gülümsemesi soldu."İyi değilsin."

"Değilim,Doktor.Nasıl iyi olayım.İnsanlar zor.Her şey zor.Yaşamak,gülmek,mutlu olmak,iyi olmak zor.Mutlu etmek,güldürmek zor.İnsanlar çok zor."

Defterini çıkardı benim hakkımda bir şeyler yazmak için.Defterine bakarak burukça gülümsedim.Ben vermiştim o defteri.Sadece o bana yardımcı olmuyordu,ben de ona bir şeyler öğretmiştim.Not tutmak gibi.

"Defterine yazacaksan,Doktor.Bağıran insanlardan nefret ettiğimi,Kendilerini ilgilendirmeyen şeylerde hak arayıp laf söyleyince bağıran insanlardan nefret ettiğimi,başkasına sinirlenip bana kızan insanlardan nefret ettiğimi,tüm insanlardan nefret ettiğimi yaz."

Biri hariç,gerçi ondan da nefret ediyorum.

Defterine hiçbir şey yazmadan solgun bir gülümsemeyle bana döndü.

"İnsanlar çok kaba.Başkalarının üzerinde hak iddia etmek çok kolay.Böyle yapınca büyük olmuyorlar,Sonbahar.Ama ben seni tanıyorum,umursama onları."

Bana hitap ediş şekliyle gülümsesem de bu birkaç saniye sürdü.İyi olan her şey gibi.

"Umursama,umursama nereye kadar.Ben yoruldum.Bıktım,Doktor.Emir verilmesinden,kızılmasından,suçlanmaktan bıktım.Bu kasabadan bıktım,Doktor.

Beni saklayamaz mısın?

"Çok başına buyruksun,saklayamam.Saklasam da bana kızarsın sen."

Alay ediş şeklini sevsem de başka nedenleri olduğunu biliyordum.Yine de üsteledim."Ama,ama...Çok yoruldum,Doktor.Başka ses duymak istemiyorum,sessizlik istiyorum.Bu kasabadan kurtulmak,hep bu odada kalmak istiyorum."

"Burada kalırsan hatırlarsın.Acıyı,korkuyu,zehri,ölmeyi.Gerçekten de hatırlamak istiyor musun?"

Cevap vermedim.Veremedim.

"Saçlarının çok döküldüğü zamanı hatırlıyor musun?"

Onaylarcasına kafamı salladım.

"Saçlarından bile vazgeçmiştin sen.Tutunacak tek şeyin saçların kalmışken.Yavaş yavaş öldürdün kendini.Sonra hatırladın,umut ettin yine.Saçların eski haline gelsin diye çabaladın."

Ve sonra nefret etmeme rağmen düzleştiriciyi elime alıp düzleştirdim saçlarımı.Kurtulmak için yaptım ama kurtulamadım.

"Ruhu ölmüş,bedeni ölmüş bir kızsın sen.Tutunacak tek şeyin saçların.Sen saçlarından vazgeçme,ben hep burada olacağım.Seni kurtarmak için elimi uzanacağım."

"Peki sence ben umutsuz vaka mıyım,Doktor?"

"Hayır,aksine sen gördüğüm en umutlu vakasın,Sonbahar."

Gülümseyerek odasından çıktım.Tanıdık bir melodiyle doldurdum sokakları.Karanlık dağılmadı ama ben ellerim ile dağıttım karanlığı.Yıldızlar parlamadı ama ben yıldızlar çizdim gökyüzüne.Her birine bir dilek fısıldadım.Ve mahkemede savcının tamamlamadığı sözlerimi gökyüzüne haykırdım.

"Rüzgar ölüyor.Her sokakta başıboş yatan biri var.Gömülmemiş bir beden var.Esen rüzgar bir daha esmiyor.Eseni bir daha gören olmuyor.Kızın biri bir rüzgar tanıyor.Esiyor,gürlüyor.Rüzgar olamayacak kadar sert ayaz olamayacak kadar sıcak esiyor.Ama rüzgarlar eser geçer,bırakır orayı.Kız bunu bilmiyor.Öğreniyor sonra.Yine de umudu tükenmiyor.Kız aynı rüzgarı tekrar hissetmek istiyor.Asırlar geçiyor belki.Kitaplar yazılıyor.Her kitaba bir kimsesiz gömülüyor.Kimse ses etmiyor ama bilen biliyor."

"Esen rüzgar bir daha esmiyor."