5. bölüm · Karanlıkta Kalmış Eski İz

5.Bölüm Konak

Ebru ÖZDEMİR

Ezgi, Burak ve Ceylin'le birlikte ayrıldıktan sonra konağın yolunu tuttuk. Konakta bizi bekleyen bir sürü iş vardı.

Evet, sorduğunuz soruyu duyar gibiyim: "O konakta temizlikçiler ya da görevliler yok mu?"

Var. Ancak onların yanında, beni bile görevli biri olarak gördükleri için bana da iş veriyorlardı. Ezgi zaten Nurhan teyzenin kızıydı; bu yüzden ona bir şekilde iş veriyorlardı.

Beni ise evin kızı olarak görmedikleri için bana da çeşitli işler yaptırıyorlardı.

Ben ve Ezgi, eve gelir gelmez üstümüzü değiştirip mutfağa yöneldik. Mutfaktaki işler bizi bekliyordu. Bu akşam yemeğini biz yapacaktık.

Hemen herkesin bildiği ve misafirliğe gidildiğinde önüne konulan o yemekleri yapmaya başladık: tava, yani patates ve çeşitli sebzelerden oluşan bir yemek; yanında pilav, mercimek çorbası ve salata... Bunların yanında az kalır diye tatlı olarak baklava ve içli köfte de yaptık.

Ben, tava için gerekli malzemeleri çıkarıp tezgâhın üzerine koydum. Sonrasında sebzeleri güzelce yıkadım. Ezgi ise bu sırada salata malzemelerini doğrayarak bana yardım ediyordu. Hemen ardından tavayı hazırlayıp fırına attım. Ezgi de bu sırada tatlı yapımına geçmişti.

Ben ise çorba yapmaya başladım. Mercimekleri güzelce yıkayıp mis gibi bir mercimek çorbası yaptım. İçli köfte için de ince bulguru bir kaba alıp üzerine kaynar su döktüm.

Sonrasında salçasını ekleyerek harcı makineden geçirmeye başladım. Ben içli köfteyle uğraşırken Ezgi de pilavı yapıyordu.

Resmen MasterChef'te yarışıyormuşum gibi hissettim.

Bu yaşımızda bu kadar yemek yapıyor olsak da bir türlü kimsenin gözüne giremiyoruz. Yani ne yapsak dert, yapmasak ayrı dert!

Benim yaşıtlarım bırakın bir yumurta kırmayı, neredeyse hiçbir şey yapamazken benim ve Ezgi'nin ortaya koyduğu marifetler karşısında "Daha ne yapalım?" der, susarım.

Akşam yemeğini hazırladıktan yaklaşık beş dakika sonra Ezgi'yle birbirimize baktık ve kendimizi sandalyelere bıraktık. Hemen odalarımıza gidip üstümüzü değiştirecektik.

Ben de odama geçip kendimi yatağa atarak biraz dinlenmeye çalıştım.

Tam o sırada telefonumdan gelen bildirim sesiyle başımı yastıktan kaldırıp telefonuma baktım. Telefonumu yorganın üzerinden alarak kimin mesaj attığına baktığımda Mert olduğunu gördüm.

Meğer Mert, Instagram'dan bana takip isteği atmıştı.

Hesabı açık olduğundan Mert'in profiline şöyle bir göz attım. Sonrasında ise takip isteğini görmezden gelerek geri takip yapmadım.

Akşam olmuştu. Bu yüzden yemek masasını hazırlamaya başladık. Bu sırada herkes işinden yavaş yavaş gelmeye başlamıştı. Babam gelir gelmez ona sarıldım ve hep birlikte yemek masasına geçtik.

Yemekleri servis ettikten sonra biz de mutfağa geçerek orada yemek yedik. Saat yedi buçuk gibi çayları doldurup servis etmeye başladım.

Babam, "Kızım, günün nasıl geçti?" diye sordu. Ben ise günümün gayet iyi geçtiğini ve okulumu beğendiğimi söyledim.

Dedem ise hemen lafa girerek, "Beğensen de bu, beğenmesen de bu." diyerek bana laf soktu. Ona hiçbir şekilde cevap vermeyip söylediklerini duymamış gibi davrandım.

Babam ise, "İyi kızım." diyerek başımı okşadı. Ben de izin isteyip odama geçtim.

Hemen günün konu tekrarlarını yapıp soru çözdüm. Sonrasında saatin on bir buçuk olduğunu fark edince yatağıma girdim.

Yattım dediğime bakmayın.

Çikolata isteğim bir türlü peşimi bırakmadığı için uyuyamadım. Ben de kimseye görünmeden mutfağa indim.

Abur cubur dolabının kapağını açtığımda, çikolatanın resmen bana baktığını gördüm. Sanki "Beni ye." der gibiydi. Hemen çikolatayı kapıp odama geçtim.

Wattpad'de yeni başladığım kurguyu okumaya başladım. Oradaki kızı kendime o kadar benzettim ki bir anlığına içinde bulunduğum kasvetli havadan çıkmak istedim. Bunun üzerine Spotify'a girip Yalın'ın "Sesinde Aşk Var" şarkısını açtım ve ona eşlik etmeye başladım.

Bir anda aklıma Mert geldi. Bunun üzerine Instagram'a girip açık olan hesabına bir anlığına baktım. Sabah gördüğüm gamzeli fotoğrafını tekrar açtım ve bir süre şarkıya eşlik ederek fotoğrafa baktım.

Gamzelerin, dert oluyor, gidişin

Dert oluyor hemen dönmeyişin

Sesinde aşk var bi' ben duyuyorum

Kalbimde taşla yapamam, biliyorum

Sabah olunca çık gel, bekliyorum

Bir an durup ne yaptığımı sorguladım. Daha yeni tanıdığım bir erkeğe karşı böyle hisler beslemem normal değildi. Bu yüzden kendimi toparlayıp onun hesabından çıktım.

Tam çıktığım sırada telefon ekranıma bir bildirim düştü. Mert mesaj atmıştı:

"Niye profilimde bu kadar geziniyorsun? Yoksa dikkatini çeken bir şey mi var?"

Mesajı görür görmez, onun profiline baktığımı fark ettiğini anladım. Hemen onu engelledim. Bunu hiç yaşanmamış gibi düşünmek ve kendimi daha iyi hissetmek için bunun gerekli olduğunu düşündüm.

Ama ortada bir gerçek vardı: Yarın zaten okulda görüşecektik. İşte o zaman ne cevap vereceğimi bilmiyordum. Tek şansım kaçmaktı. Ondan olabildiğince uzak durmak...

Kendimce böyle yapmam gerektiğini düşünüyordum ve öyle de yapacaktım.