Aşk sınavı

Vaveyla Yazarı: Mahur Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Aşk sınavı

Demon'un görevi belliydi.

Son güne, yıkıma ve yok oluşa kadar insanlara fısıldayacak, onların zayıflıklarını ortaya çıkaracak ve Yaradan'a, insanın ne kadar aciz bir varlık olduğunu kanıtlayacaktı.

Fakat bunun bir şartı vardı.

Tek bir insanı bile kendi yolundan, kendi inancından döndüremezse...

Demon yok olacaktı.Bu yüzden her başarısızlığının bir bedeli vardı.Ruh şimşeğinin kırbacı...
Etini değil, doğrudan ruhunu parçalayan o lanetli kırbaç, her başarısızlığında sırtına inerdi.

Bir kırbaç darbesi...Sonra bir diğeri...
Ruhunda açılan yaralar kolay iyileşmezdi. Bazıları yıllarca kapanmaz, bazıları ise karanlığın içinde sonsuza kadar sızlardı.

Demon bunu biliyordu.Ama korkmuyordu.En azından şimdiye kadar...Çünkü insanları tanıdığını sanıyordu.
İnsan acı çekerse öfkelenirdi.

Öfkelenirse nefret ederdi.Nefret ederse intikam isterdi.
İntikam istediğinde ise inancından vazgeçmek kolaylaşırdı.
Hep böyle olmuştu.Ama Angela...Angela bütün kurallarını bozmuştu.Demon odasında ileri geri yürüyordu.

Bir adım.Sonra bir adım daha.
Ellerini arkasında birleştirmiş, kaşlarını çatmıştı.
"Bu nasıl mümkün olabilir?"

Cevap yoktu.Dönüp tekrar yürümeye başladı.
"Acı çekti."Bir tur daha attı."Hem de öyle küçük bir acı değildi."

Dişlerini sıktı."Yalnızdı."Bir süre sustu.
"İtilmişti."Sonra öfkeyle ekledi:"Ve hâlâ ona inanıyor."
Demon durdu.Başını yana eğdi.Kibirli zihni bunu kabul etmek istemiyordu.

İnsanlar zayıftı.Bunu binlerce yıl boyunca görmüştü.
Küçük bir korku...Biraz yalnızlık...Biraz çaresizlik...
Bir avuç acı...Hepsi insanın içindeki kötülüğü ortaya çıkarmaya yeterdi.

Öyleyse bu kız neden farklıydı?Demon'un nefesi sertleşti.

"Acı çeken..."diye mırıldandı."...acı vermek istemeliydi."

Sanki bunu söylemek, düşüncesini kanıtlayacakmış gibi başını salladı.

"İnsan böyleydi."Fakat Angela'nın gözleri aklına geldi.
Karanlık odada dizleri kanıyordu.Ağlıyordu.
Korkuyordu.Ama yine de..."Tanrı benimle."

Demon'un yüzü gerildi.
Küçük kızın o sözleri zihninde yeniden yankılandı.
"O benimle her zaman."Demon öfkeyle yumruğunu duvara geçirdi.Taş duvarda çatlaklar oluşdu.

"Sen hiçbir şey bilmiyorsun!"Göğsü öfkeyle inip kalkıyordu.
"İnsanlar böyle olmaz!"Sonra sustu.Bir süre duvara baktı.

Dudakları aralandı."Olmamalı..."İlk kez kendi düşüncesine güvenemedi.Çünkü karşısındaki çocuk, onun bütün bildiklerinin tersini kanıtlıyordu.

Demon yavaşça yere oturdu.Başını geriye yasladı.
Mavi ve siyah gözlerini kapattı.Ve istemeden kendisine şu soruyu sordu:"Ya insanları gerçekten hiç tanımadıysam?"

Bu düşünce onu korkutmadı.
Onu öfkelendirdi.Çünkü cevap vermek zorunda kalacağı bir soru vardı.Eğer Angela zayıf olduğu hâlde inancından vazgeçmediyse...

Eğer acı çektiği hâlde başkasına acı çektirmek istemediyse...
Eğer karanlığın ortasında bile içinde bir ışık taşıyabiliyorsa...
O zaman belki de sorun insanlarda değildi.

Belki sorun...
Demon'un onları yalnızca kendi karanlığından görmesiydi.
Demon gözlerini açtı.Yüzündeki ifade yeniden sertleşti.
"Hayır."Ayağa kalktı."Bir çocuk yüzünden binlerce yıllık düşüncemi değiştirmeyeceğim."

Mavi ve siyah gözleri yeniden parladı."Onu tekrar deneyeceğim."
Bu kez sesi daha kararlıydı."Ve başarısız olmayacağım."
Fakat Demon henüz bilmiyordu...
Angela'yı sınamaya çalıştığı her seferde, aslında sınananın kendisi olacağını.

"Efendim... iyi misiniz?"
Edric, Demon'un odasının kapısında duruyordu.
Demon cevap vermeden önce birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra başını yavaşça ona çevirdi.

"Hayır, Edric."Sesi gürledi."Kötüyüm ben. Bilmiyor musun?"

Edric bir an ne diyeceğini bilemedi."O anlamda değil, efendim."

Demon kaşını kaldırdı."Öyle mi?"

"Sinirli görünüyorsunuz."

Demon'un dudakları tehlikeli bir şekilde kıvrıldı.

"Sinirli miyim?"Kısa bir kahkaha attı."Sinirliyim."

Bir anda Edric'in yanından geçip odanın içinde yürümeye başladı.

"Evet, Edric. Çok sinirliyim."Dişlerini sıktı."O küçük, aciz insan..."
Bir an durdu."...bana karşı geldi."

Edric sessizce onu izliyordu.Demon öfkeyle arkasını döndü.
"İnanabiliyor musun?"

"Kolay olmayacağını biliyorduk, efendim."

Demon'un bakışları sertleşti."Ne demek istiyorsun?"

"Sonuçta o saf ışık olarak doğdu."

Demon'un yüzündeki öfke daha da koyulaştı."Kes sesini, Edric."
Edric sustu.Demon'un çenesi kasılmıştı."O basit, aciz bir insan."
Sözcükleri dişlerinin arasından çıkardı."Bir çocuk."

Sonra sanki kendisini ikna etmeye çalışıyormuş gibi ekledi:
"Ne kadar zor olabilir ki?"Edric cevap vermedi.
Demon birkaç saniye daha odada dolaştı.Sonra aniden kapıya yöneldi.

"Nereye gidiyorsunuz, efendim?"

Demon durmadan cevap verdi."Cezama."

Edric'in yüzü gerildi."Efendim..."

Demon kapının eşiğinde durdu.Başını hafifçe çevirip ona baktı.
"Sen Angela'yı izlemeye devam et."

"Emredersiniz."

"Ne yaptığını, kimlerle konuştuğunu, neye inandığını..."
Demon'un gözleri karardı."Her şeyi bilmek istiyorum."

Edric başını eğdi."Anlaşıldı."

Demon kapıyı açtı.Tam çıkacakken Edric'in sesi yeniden duyuldu.

"Efendim..."

Demon durdu.

"Ne?"

Edric tereddüt etti."Belki de..."

Demon yavaşça ona döndü.Edric sözünün devamını getiremedi.
Demon'un bakışı yeterliydi.

"Belki de hiçbir şey efendim."

Demon alaycı bir tebessümle başını salladı." Bende öyle düşünmüştüm."

Sonra kapı arkasından kapandı.Edric odada yalnız kaldı.
Bir süre kapıya baktı.Uzaklarda gök gürledi.
Demon ise cezasına doğru ilerliyordu.Ve ilk kez...

Bir insanın inancını kıramadığı için cezalandırılmak ona bu kadar ağır geliyordu.

😈😈😈

Yıllar geçmişti.

Angela artık sekiz yaşındaki o küçük kız değildi.Yirmi yaşındaydı.
Ama Demon onu hâlâ aynı gözlerle görüyordu.
O karanlık, rutubet kokan bodrumda elindeki kibritle karanlığı aydınlatmaya çalışan küçük kızı...

Korkmasına rağmen Tanrı'sından vazgeçmeyen o çocuğu...
Yıllar boyunca Angela'yı uzaktan izlemişti.
Her defasında karşısına başka bir hayat çıkarmış, başka bir yara bırakmış, başka bir sınav hazırlamıştı.

Onu yolundan döndürmek için elinden gelen her şeyi yapmıştı.
Ama Angela...
Her defasında ayağa kalkmıştı.Dövülmüştü.Susturulmuştu.
Haksız yere suçlanmıştı.İftiraya uğramıştı.

İnsanların acımasızlığına maruz kalmıştı.Kovulmuştu.
Aç kalmıştı.Geceleri tek başına sokaklarda yürümek zorunda kalmıştı.
İnsanların ona verdiği yaralar, zaman zaman Demon'un ruhuna attığı kırbaç darbelerinden bile daha ağır görünüyordu.

Ama Angela hiçbir zaman nefret etmemişti.Hiçbir zaman intikam peşine düşmemişti.Hiçbir zaman kötülüğü seçmemişti.

Her defasında yalnızca yaralarını sarıp yoluna devam etmişti.
Ve her defasında başını gökyüzüne kaldırıp aynı şeyi söylemişti.

- Tanrı beni görüyor.

Demon ise onu izlediği her seferinde biraz daha öfkelenmişti..Çünkü Angela'nın her başarısızlığı...Onun cezasıydı.
Ruh şimşeği kırbacı her defasında sırtına indiğinde, bedeninde görünmeyen yaralar açılıyordu.

Etinde değil.Ruhunda.Yıllar geçtikçe bu yaralar çoğalmıştı.
Bazıları kapanmıştı.Bazılarıysa hâlâ kanıyordu.Demon artık aynaya baktığında yalnızca bedenindeki izleri görmüyordu.

Kendi ruhunun paramparça olmuş hâlini de görüyordu.
Ve bütün bunların sebebi...Yirmi yaşındaki bir insandı.
Angela.Demon'un gözlerinde bu artık basit bir görev değildi.
Bir hırs hâline gelmişti.Sonra bir takıntı.

Belki de çok daha tehlikeli bir şeye dönüşüyordu.
Çünkü Demon, Angela'yı yolundan döndürmeyi artık yalnızca Tanrı'ya karşı kazanacağı bir zafer olarak görmüyordu.

Onu yenmek istiyordu.
Onun o sakin gözlerinde ilk kez nefret görmek istiyordu.
Öfkesini görmek...İnsanlara karşı duyduğu o saf güvenin kırıldığını görmek...

Bir kez olsun Angela'nın başını gökyüzüne kaldırıp,
"Tanrım, neden?"diye sormasını istiyordu.
Ama Angela bunu bile yapmıyordu.
Ne kadar acı çekerse çeksin, yine dua ediyordu.
Ne kadar yalnız kalırsa kalsın, yine bir başkasına yardım ediyordu.

Ve bu durum Demon'u delirtecek kadar öfkelendiriyordu.
Çünkü Angela'nın iyiliği, Demon'un kötülüğünden daha inatçıydı.
Bir gece Demon, cehennem tahtında otururken gözlerini kapattı.

Angela'nın yüzü yine zihninde belirdi.Çocukluğundaki hâli...
Sonra genç kız hâli...Sonra yirmi yaşındaki hâli...
Demon dişlerini sıktı.

- Neden?Bu kelime ağzından istemsizce döküldü.
Neden hâlâ değişmiyordu?

Neden hâlâ nefret etmiyordu?Neden hâlâ inanıyordu?
Neden onca acıdan sonra bile kalbinde kötülüğe yer açmıyordu?

Demon başını kaldırıp karanlık tavana baktı.Sonra acı bir tebessüm belirdi dudaklarında.

İlk kez bir insan onun aklını bu kadar meşgul ediyordu.
İlk kez bir insanı görmeden önce bile öfkeleniyordu.
İlk kez bir insanın nefes alması bile ona meydan okuma gibi geliyordu.

Ve daha da kötüsü...Angela, Demon'u görmeden onu yaralıyordu.
Dokunmadan.Konuşmadan.Savaşmadan.Sadece iyi kalarak.
Demon'un hayatında hiçbir kılıcın açamadığı yaraları açıyordu.

Belki de Angela onun ne kadar acı çektiğini görseydi...
O yaraları bilseydi...Şeytana bile merhamet ederdi.
Demon bu düşünceyle kısa, acı bir kahkaha attı.

- Aptal insan...Başını iki yana salladı.- Bir gün senin o aptal merhametini iyiğilini kıracağım.

- Efendim...Edric'in sesi odanın karanlığını böldü.

Demon, pencerenin önünde durmuş, aşağıda alevlerle kaplı cehennemi izliyordu. Edric'in sesini duyunca başını yavaşça çevirdi.

- Söyle.

Edric birkaç adım ilerledi.- Angela'nın sevgilisine gönderdiğimiz kız...

Demon'un kaşı hafifçe kalktı.

- Evet?

- Onu yoldan çıkarmayı başardı.

Demon'un yüzünde yavaşça bir gülümseme oluştu.

Edric devam etti.

- Birazdan Angela da onları birlikte görecek.

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Demon'un dudaklarında geniş, kendinden emin bir tebessüm belirdi.

Kollarını iki yana açtı.- Harika!
Sesinde yıllardır duymadığı bir zafer heyecanı vardı.- Sonunda!
Edric, Demon'un bu kadar sevindiğini görünce hafifçe başını eğdi.

Demon ise yerinde duramıyordu.- Şimdi göreceğiz bakalım...
Gözleri karanlıkta parladı.- O aptal ışık nefret edecek mi?

Edric sessizce onu izledi.
Demon, sanki yıllardır beklediği an nihayet gelmiş gibi konuşmaya devam etti.

- İnsanların en zayıf yeri sevgidir, Edric.Bir adım attı.

- İnsanlar sevdiklerine anlam yüklerler. Onları hayatlarının merkezine koyarlar. Onlara güvenirler.Dudaklarında küçümseyen bir gülümseme belirdi.

- Sonra bir gün o yükledikleri anlamın aslında boş olduğunu gördüklerinde...

Durdu.- Nefret ederler.

Edric başını hafifçe salladı.- Haklısınız, efendim.

Demon'un gözleri parladı.- Nefret...Kelimeyi neredeyse zevk alarak söyledi.- Kin doğurur.Bir adım daha attı.- Kin düşmanlığı.Sonra yüzündeki gülümseme daha da büyüdü.
- Düşmanlık kötülüğü.

Edric'in yüzünde belli belirsiz bir ifade oluştu.Demon bunu fark etmedi bile.Kendi zaferinden o kadar emindi ki yıllardır ilk kez ruhunun acılarını düşünmüyordu.

- Bu kez başaracağım.

Edric sordu:

- Emin misiniz, efendim?

Demon ona döndü.Bakışlarında meydan okuma vardı.
- Bu kez farklı, Edric.Ceketini aldı.

- Angela sevdiği insanın ihanetini kendi gözleriyle görecek.
Ceketini omuzlarına geçirirken alaycı bir tebessüm etti.
- Ve o zaman anlayacak.

- Neyi, efendim?

Demon'un gözleri karardı.

- İnsanların güvenilecek varlıklar olmadığını, iyilik diye birşey olmadığını.

Kapıya doğru yürüdü.Edric hemen arkasından ilerledi.
- Hadi, Edric.

Demon'un sesinde çocukça bir heyecan vardı.- Gidelim.
Kapı açıldı.Cehennemin sıcaklığı ikisinin yüzüne vurdu.
Demon karanlığın içine doğru ilerlerken son kez durdu.

Dudaklarında kendinden emin bir gülümseme vardı.
- Bugün...Başını kaldırdı.- Zafer kesin benim olacak.

🔥🔥🔥🔥🔥🔥

- Alex...Angela'nın sesi titredi.
Gözleri dolmuştu ama ağlamamak için kendini zor tutuyordu.

Karşısındaki adama bakarken yüzündeki şaşkınlık yavaş yavaş yerini kırgınlığa bırakıyordu.- Bana bunu neden yaptın?

Alex olduğu yerde donup kaldı.

Yatağın üzerindeki kadın hızla örtüyü üzerine çekmeye çalışıyordu. Fakat yüzünde en ufak bir pişmanlık bile yoktu.

Angela'nın gözleri kadına kaydı.Sonra yeniden Alex'e döndü.
İçinde bir şeylerin parçalandığını hissediyordu.Alex hemen yataktan kalktı.- Angela, açıklayabilirim.

Angela bir adım geri çekildi.Alex ona yaklaşarak kolunu tutmaya çalıştı.Angela refleksle kolunu çekti.- Neyi açıklayacaksın ki?
Sesi çatladı.Boğazındaki düğümü yutmaya çalıştı.
- Alex... Başkası var yatağında.

Son kelimeleri söylerken sesi neredeyse fısıltıya dönmüştü.
O sırada odanın diğer tarafında iki karanlık siluet sessizce onları izliyordu.Demon ve Edric.Hiç kimse onları göremiyordu.
Demon'un yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı.
İşte beklediği an buydu.Yıllardır uğraştığı o saf ışığın kırıldığı an.

Alex yeniden Angela'ya yaklaşmaya çalıştı.

- Bak, nasıl olduğunu ben de anlamadım.Angela ona inanamayarak baktı.Alex ellerini iki yana açtı.- Angela, ben bir erkeğim. Biliyorsun...

Angela'nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Alex konuşmaya devam etti.- Bir anlık bir şeydi. Büyütmeyelim, lütfen.Seni seviyorum ben.

Angela'nın yüzünde acı bir tebessüm oluştu.- Büyütmeyelim mi?

Alex sustu.

- Senin için bir anlık olabilir.Angela gözyaşlarını sildi.
- Ama benim için değildi.Demon'un gülümsemesi biraz daha genişledi.

Angela devam etti.- Ben seni sevdiğim için...Sesi titredi.
- Sana güvendiğim için...Bir an sustu.
- Seni hayatımda başka herkesten farklı bir yere koyduğum için...

Alex başını öne eğdi.

- Angela...

- Hayır sus lütfen.Angela ilk kez onun sözünü kesti.
Sesi hâlâ yumuşaktı.Ama bu kez içinde kırılmış bir kararlılık vardı.- Bana bir daha "seni seviyorum" deme.

Alex ona baktı.

- Çünkü sevgi böyle bir şey değil.

Demon'un gözleri parladı.Edric'e doğru hafifçe döndü.
Sanki zaferini ilan edecekmiş gibi dudaklarını araladı.
Fakat Angela'nın bir sonraki sözüyle yüzündeki ifade değişti.

Angela derin bir nefes aldı.
Gözlerini kapatıp birkaç saniye boyunca kendini toparlamaya çalıştı.

Sonra gözlerini açtı.- Sana kızgınım, Alex.
Demon'un yüzündeki gülümseme silinmeye başladı.

Angela devam etti.- Çok kırıldım.Bir damla yaş daha yanağından süzüldü.- Ama senden nefret etmiyorum.

Demon'un bakışları sertleşti.Edric de şaşkınlıkla Angela'ya baktı.
Angela başını hafifçe eğdi.

- Çünkü yaptığın kötülük yüzünden kalbimi de kötü yapmak istemiyorum.Sen beni kırdın amma ben bunun kalbimi karartmasına izin vermiyicem.

Odanın içinde ağır bir sessizlik oluştu.Demon hiçbir şey söylemedi.Angela kapıya doğru yürüdü.

Arkasında Alex'in sesi duyuldu.- Angela, gitme...

Angela durdu.Ama arkasına dönmedi.
- Umarım bir gün bunu başkasınada yapmazsın.Sonra kapıyı açtı ve çıktı.

Kapı kapandığında Demon hâlâ olduğu yerdeydi.Yüzündeki zafer ifadesi tamamen kaybolmuştu.

Edric yavaşça ona baktı.- Efendim...

Demon cevap vermedi.Gözleri kapının üzerindeydi.
Yıllardır ilk kez...Bir insanın kalbinin kırılmasının onu karanlığa sürükleyeceğinden emin olduğu hâlde yine yanıldığını görmüştü.

Angela ihanete uğramıştı.Ağlamıştı.Kırılmıştı.
Ama nefret etmemişti.Demon'un çenesi gerildi.- Bu mümkün değil...Demon'un çenesi öfkeyle kasıldı.

Parmaklarını yumruk yaptı.- Bu aptal kadın...
Sesi dişlerinin arasından çıktı.- Yine nefret etmedi.
Edric sessizce onu izliyordu.Demon bir anda arkasını döndü.
- Yine kötülük istemedi!Sesindeki öfke odanın duvarlarında yankılandı.- Ben ne yapmalıyım artık?!

Kısa bir sessizlik oldu.Demon'un gözleri karardı.
- Ben bu kadını yok etmek istiyorum artık.Edric kaşlarını hafifçe çattı.Fakat Demon'un öfkesi henüz dinmemişti.

Tam o sırada gözleri odanın içinde hâlâ ne olduğunu anlamaya çalışan Alex'e takıldı.

Demon'un bakışları değişti.Sanki aklına yeni bir fikir gelmişti.
Alex'ten Angela'nın acısını çıkaracakmış gibi ona baktı.

Sonra Edric'e döndü.- Şunu...Çenesini Alex'e doğru kaldırdı.
- Gereksiz mahluku sakat bırak.

Edric'in gözleri büyüdü.- Ama efendim...

Demon ona sertçe baktı.- Ne?

- İnsanlara doğrudan zarar veremeyiz ki.

Demon birkaç saniye sustu.Sonra yüzünde soğuk bir tebessüm belirdi.- Öyleyse doğrudan olmayacak.

Edric bir şey söylemedi.Demon Alex'e son kez baktı.
- Tesadüfen olsun.

Edric'in yüzü düştü.- Efendim...

Demon kapıya yöneldi.- Bir işe yaramadı zaten.
Kapıyı açtı.Çıkmadan önce omzunun üzerinden Edric'e baktı.
- Bari başka bir işe yarasın.

Kapı kapandı.Edric içeride tek başına kaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

42okunma 14beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18