2. bölüm / 5
Karanlığın İçinden2.Bölüm
Bölümler 5Şu an: 2.Bölüm
- 1 1.Bölüm384 kelime
- 2 2.Bölüm382 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm474 kelime
- 4 4.Bölüm699 kelime
- 5 5.Bölüm734 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Varlık elini uzattı.
Varlığın parmakları alnından çekildiği anda dünya tekrar yerine oturdu.
Ama o… artık aynı değildi.
Nefes aldı ama bu nefes sanki ona ait değildi.
“Bu… gerçek değil…” diye fısıldadı.
Varlık cevap vermedi.
Çünkü gerçek, artık onun zihninin içindeydi.
Ve bir anda
Her şey yeniden başladı.
Sesler önce geldi.
Çığlıklar.
Gürleyen gökyüzü.
Birbirine çarpan güçlerin uğultusu…
Sonra görüntüler.
Bulutların üzerinde yükselen bir şehir belirdi. Altın ve mermerden yapılmış… ama yıkılıyordu.
Olimpos.
Ama huzurlu değildi.
Yanıyordu.
Gökyüzü yarılmıştı. Yıldırımlar kontrolsüzce düşüyor, karanlık yaratıklar ışığın içinden geçer gibi tanrıların üzerine saldırıyordu.
Bu varlıklar… tanrılara benzemiyordu.
Daha eskiydiler.
Daha karanlık.
Ve hedefleri belliydi.
Kollarında bebek taşıyan tanrıçalar… kaçıyordu.
Çocuklar saklanıyordu.
Çünkü savaş… onlar içindi.
Bir ses yankılandı zihninde:
“Soylarını yok edin.
Büyümeden… güçlenmeden…”
Görüntü değişti.
Bir adam belirdi.
Gözlerinde fırtına taşıyan bir tanrı.
Onun yanında… bir kadın.
Kadının varlığı karanlıkla ışık arasında titreşiyordu. Gecenin kendisi gibi… ama daha derin, daha bilinmez.
Kollarında bir bebek vardı.
Kızın kalbi duracak gibi oldu.
O bebek…
Kendisiydi.
“Onu bulacaklar,” dedi kadın, sesi yankılandı zihninde.
“Diğer çocuklar gibi… onu da öldürecekler.”
Gök tanrısı dişlerini sıktı.
Gökyüzü onunla birlikte karardı.
“Hayır,” dedi sertçe.
“Onu saklayacağız.”
“Burada hiçbir yer güvenli değil.”
Sessizlik.
Sonra… karar.
Gök tanrısı bebeğe yaklaştı.
Elini küçük bedenin üzerine koydu.
Bir anda gökyüzü çöktü sanki.
Işık ve karanlık iç içe geçerek bebeğin içine aktı.
Kızın tüm bedeni sarsıldı.
O hissi tanıyordu.
Bu… onun gücüydü.
Ama zincirlenmişti.
“Mühürlüyorum,” dedi gök tanrısı.
“Seni korumak için.”
Kadın gözlerini kapattı.
“Ne zamana kadar?”
“Yirmi beş yıl.”
Bir an durdu.
“Sonra… kader kendi yolunu seçecek.”
Görüntü tekrar değişti.
Bir geçit açıldı.
Altında dünya uzanıyordu.
İnsanların dünyası.
Bir adam diz çökmüştü.
Sadık bir hizmetkâr.
“Onu koruyacağım,” dedi.
“Hayatım pahasına.”
Kadın bebeği son kez tuttu.
Parmakları titriyordu.
“Bu yeterli olmayacak…” diye fısıldadı.
Sonra bebeğin alnına bir öpücük bıraktı.
“Affet bizi.”
Bebek gözlerini açtı.
Bir anlığına—
Yıldırımlar gözlerinde parladı.
Ve karanlık… derinlerden karşılık verdi.
Kız nefes alamayarak gerçeğe döndü.
Dizlerinin üzerine çöktü.
Kalbi göğsünü parçalayacak gibiydi.
“Ben…” dedi, sesi kırılarak.
“Ben onların…”
Devam edemedi.
Ama artık biliyordu.
Varlık sessizce onu izliyordu.
Bir adım yaklaştı.
Gözleri ilk kez bu kadar netti.
“Hayır,” dedi.
Sesi bu kez sert değildi… ama tartışılmazdı.
“Sen… bizim çocuğumuzsun.”
Gökyüzü anında karşılık verdi.
Gürledi.
Kızın içindeki enerji bir anda dalgalandı. Parmak uçlarında ince kıvılcımlar oluştu.
Ve o an—
İçindeki mühür…
ilk kez çatladı.
Bölüm etkileşimi
