1. bölüm / 5
Karanlığın İçinden1.Bölüm
Bölümler 5Şu an: 1.Bölüm
- 1 1.Bölüm384 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm382 kelime
- 3 3.Bölüm474 kelime
- 4 4.Bölüm699 kelime
- 5 5.Bölüm734 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gökyüzü o gece sessiz değildi.
Rüzgar, sanki bir şeyden kaçıyormuş gibi uğulduyor; bulutlarım birbirine çarparcasına ilerliyordu. Ve tam o anda
ilk yıldırım düştü.
Toprak titredi.
O, bunu hissetti.
Ellerini istemsizce sıktı. Parmak uçlarında karıncalanan o tanıdık his yine oradaydı. Ama bu sefer farklıydı… daha güçlü, daha öfkeli.
“Hayır…” diye fısıldadı kendi kendine.
Ama çok geçti.
Avuçlarını açtığı anda gökyüzüyle arasında görünmeyen bir bağ kuruldu. İnce bir ışık önce parmaklarının ucunda kıvılcımlandı… sonra bir anda patladı.
Elektrik.
Saf, kontrolsüz ve canlı.
Geri çekilmek istedi ama gücü onu dinlemiyordu. Yıldırım, sanki onu bulmuştu. Sanki… onu çağırıyordu.
Ve o an anladı—
Bu bir lanet değildi.
Bu, bir çağrıydı.
Yıldırım bir kez daha düştü.
Ama bu sefer… toprağa değil.
Tam karşısına.
Işık o kadar parlaktı ki gözlerini kapatmak zorunda kaldı. Kulaklarını sağır eden bir gürültüyle birlikte hava yarıldı. Sanki gökyüzü ikiye bölünmüştü.
Ve sonra… sessizlik.
Yavaşça gözlerini açtı.
Karşısında biri vardı.
Ya da… bir şey.
İnsan formuna benziyordu ama tam olarak insan değildi. Üzerinden duman gibi yükselen enerji, havayı titretiyor; gözleri ise karanlığın içinde bile parlıyordu tıpkı yaklaşan bir fırtına gibi.
Her nefes alışında etrafındaki hava elektrikleniyor, saç telleri görünmez bir rüzgarla hareket ediyordu.
“Sonunda…” dedi varlık.
Sesi gökyüzünden geliyormuş gibiydi. Tek bir ağızdan değil, sanki her yerden.
“Vakit geldi.”
Kalbi hızla atmaya başladı. Geri adım atmak istedi ama ayakları yere sabitlenmiş gibiydi.
“Sen… kimsin?” diye fısıldadı.
Varlık başını hafifçe eğdi. Dudaklarında belirsiz bir ifade oluştu—ne gülümseme, ne de öfke.
“Beni insanlar birçok isimle çağırdı.”
Bir adım attı.
Toprak, ayağının değdiği yerde hafifçe çatladı.
“Fırtınanın Efendisi… Göklerin Öfkesi… Yıldırımın Sahibi…”
Gözleri bir an parladı.
“Ama sen…” dedi, sesi alçalarak.
“Benim gerçek adımı hatırlayacaksın.”
Kızın elleri yeniden titremeye başladı. Bu sefer korkudan değil… bir tanıdıklık hissinden.
Sanki onu daha önce görmüştü.
Sanki…
Hep onun içindeydi.
“Bu güç…” dedi varlık, kızın ellerine bakarak.
“Onu sana kim verdi sanıyorsun?”
Gökyüzü bir kez daha gürledi.
Ama bu sefer korkutucu olan ses değildi.
Cevaptı.
Çünkü cevap, zaten içindeydi.
Kızın nefesi düzensizleşti.
“Ben… anlamıyorum,” dedi, sesi titreyerek.
Varlık bir süre onu izledi. Sanki cevabı zaten bildiğini biliyormuş gibi.
Sonra elini kaldırdı.
Gökyüzünde bir yıldırım daha çaktı—ama bu kez yere düşmedi. Havada asılı kaldı. Kıvrılarak, ışıkla örülmüş bir hat gibi uzandı… ve yavaşça kızın etrafında dönmeye başladı.
Kızın gözleri büyüdü.
Kaçmadı.
Kaçamadı.
Çünkü o enerji… ona zarar vermiyordu.
Aksine—
Onu tanıyordu.
“Çünkü hatırlamıyorsun,” dedi varlık.
Bölüm etkileşimi
