6. bölüm · Karanlığa Savrulmuş Gölgeler

BÖLÜM 5

esolazza ★

Keyifli Okumalar 💖
Sabah kalktığımda ev sessizdi.Asi bugün evde olmayacaktı çünkü bir arkadaşı ameliyat geçirdiği için ona bugünlük yardımcı olacaktı.Ayı gibi bağırarak gerindim.Çünkü evde kimse yoktu ve çokta fazla bağırmamıştım komşular rahatsız olmazdı.
Banyoya girip elimi yüzümü yıkadım.Mutfağa girip kendime çokta uğraştırmayacak bir kahvaltı hazırladım.Telefonumda kaldırırken de yemeğimi yedim.
Ellerimi yıkayıp sofrayı kaldırdım.Sakar bir varlık olduğum için bardağı yanlışlıkla kırdım tabii.Küçük bir poşet alıp kırık parçaları dikkatlice toplayıp poşete koydum.
"Elçin'e alkış.Tebrik falan mı edelim elçin?Burda benim gibi mükemmel bir varlık varken sen mi takdir edileceksin?"
Sesini kes ve burdan defolup git deli zekiye.Sabah sabah sinirlerimle oynama.Kalan işlerimi de hallederek odama geçtim.Üstüme düzgün birşeyler geçirerek markete gitmek üzre anahtarımı ve telefonumu da alıp dışarı çıktım.
Zincir marketlerden birinin önünde durdum ve içeri girdim.Evde birkaç eksik vardı.Normalde evin eksiklerini asi hallederdi.Ona kartımı verirdim o da alacağını alırdı.
Yine de hangi markanın hangi ürününü almam gerektiğini biliyordum.O kadar da cahil değildim.
"Eh iyi.En azından salak bir bedende yaşamıyorum."
Lan sana burdan siktirip gitmeni söylemedim mi ben? İşimi sağlama alıyorum bak,Eğer söylemediysem de burdan şimdi siktir git.
"İyi be,bende senin gibi sakar birisiyle aynı ortamda bulunmam"
Bu salak deli zekiye'nin triplerini çekemezdim.Alacaklarımı aldım ve ödememi yaptım.Marketten çıkınca pamuk şeker satan bir adam gördüm.Ben asla pamuk şeker sevmezdim küçüklükten beri dişlerimi ağrıtırdı ama Asi ve Elif çok severdi.
Elif'te bugün bize geleceği için Elif ve asi'ye 2-3 tane pamuk şeker aldım.Abiye parasını verip kolay gelsin dedim ve Eve girdim.Kapının önünde birkaç kargo ve ve kağıtlar vardı.Kağıtların bazıları faturaydı.Öbürlerini ise evde ne olduğunu görecektim.
Anahtarımı cebimden çıkarıp kişide yerleştirdim ve kapıyı açtım.İçeri girdiğimde elimdekileri mutfak masasına koydum ve marketten aldıklarımı yerlerine yerleştirdim.
Kargoları ve kağıtları alarak oturma odasına geçtim.Mutfağa geri dönüp bir bıçak aldım ve oturma odasına girdim ve bir koltuğa oturdum.
İlk kargoları açtım.Asi'nin kargolarına dokunmayıp onun odasına yerleştirdim.Kargolar bitince çöplerini çöpe attım ve kağıtları açtım.Bazılarından tahmin ettiğim üzere faturalar çıkmıştım.Bazı kağıtların üstünde asi'nin ismi yazıyordu.
Tekrar ayağa kalkıp asi'nin zarflarını da odasına koydum.geriye tek bir zarf kalmıştı.Hızlıca onu da açtım.İçinden yine fotoğraf çıkmıştı.Bu sefer içinden not çıkmamıştı.Korka korka da olsa fotağraflara bakmaya başladım.
Burada tanımadığım bir adamın kucağında bir bebek vardı.Ve o bebek bendim.Ama bu adam kim oluyordu ki ben onun elleri arasındaydım.Bu bebeğin kendim olduğunu biliyordum çünkü bebeklik fotoğraflarıma daha önce bakmıştım.
Bir sonraki fotoğraf karesinden yine aynı adam ve annem çıktı.Gençliğinde çekilmiş bir fotoğratı.Aynı şekilde annemin gençlik fotoğraflarına da baktığım için biliyordum.
Ama annemin bu adamla işi neydi? Bu fişek ne yapmaya çalışıyordu? Manyak herifin ne yaptığıyla alakalı hiçbir fikrim yoktu.Üçüncü ve son fotoğraf karesine baktığımda annem babam ve ben vardım.Ama arkamızda kimsenin görmediği bir adam vardı.
Aynı adamdı.Artık gerçekten sinirlerim bozulmaya başlamıştı.Saate baktığımda çokta geç olmadığını gördüm.En iyisi mezarlığa gidip bunları annem ve babamla paylaşmaktı.O mezarların içi boş olsa bile bunu umursamıyordum.
Arabama atlayıp mezarlığa doğru sürdüm.Yolda bir çiçekçiyke karşılaşınca hemen bir lavanta bir papatya buketi yaptırdım.Annem lavantayı çok severdi.Papatyayı ise babama yaptırmıştım.
Sonunda vardığımda ezbere bildiğim mezarlara yöneldim ve mezar taşına oturdum.Çiçekleri mezarlarını üstüne bıraktım.
Tam toprakta ellerimi gezdirecekken aşina olduğum bir ses doldu kulağıma.Bir bomba sesi.Mezara dokunmuştum sadece.
Ama patlamanın etkisiyle bir kenara savrulmuştum.Onların mezarlarının yandığını gördüm.Beni yaralarayan savrulmam değil,mezarlarının yanmasıydı.Olayı Gören herkesin itfaiye diye bağırdığını duydum son kez.gözlerim yavaşça kapandı.Hatrımda kalan son görüntü içinde cesetlerinin bile olmadığı mezarlarının yanması olmuştu.
Yine aynı şey olmuştu.Yine yanmışlardı ve ben yine bir şey yapamamıştım.Yapan kişi insan değildi.Ölünün mezarına bile saygısı yoktu.
Artık dolduğumda gidebileceğim bir mezarları bile yoktu.Herşeyleri yanmıştı.Onları bir kez daha kaybetmiştim.
Selamlar canlarımmm.Yeni bir bölüm ile karşınızdayımmm.Nasılsınız? Umarım iyisinizdirr.Diyecek pek bir sözüm yok,iyi günler diyerek ben kaçıyorumm.