12. bölüm · Karanlığa Savrulmuş Gölgeler

BÖLÜM 11

esolazza ★

ELÇİN ÇEVİK
Aynadaki bıyıklı halime bakıp yüzüme ekşittim.Durumum içler acısıydı. Bir aydır timimle buradaydık. Bu aşağılık heriflerin yanına sızıp terörist rolüne bürünmüştük.
Neyse ki bugün Allah'ın izniyle dönüyorduk. Görevimizi başarıyla tamamlamış, şimdi ise bu kampı patlatıp gidecektik.
Her yeri bok kokan banyodan çıkıp bu kampın lideri olan Sarah şerefsizinin yanına yürüdüm. Evet, o kansızın saklandığı yeri bulmuştuk. Şu anda onun yanında erkek bir korumasıydım.
Tabii az sonra koruma diye birşey kalmayacaktı. Çünkü buradaki itlerin hepsi yanarak öleceklerdi.Sarah hariç. Çünkü Sarah'ı biz karakola teslim edecektik, onlar ise sorgulayacaklardı. Emir bu yöndeydi.
"li kû bûyî? "
(Nerelerdeydin?)
"Ez çûm tuwaletê"
(Tuvalete gittim)
Onların dilinden konuşmak iğrençti ama mecburdum. Zaten eninde sonunda onlar yaşamadığı için uyduruk dillerini de konuşmam gerekmeyecekti.
Beni başıyla onayladı ve şalvarının cebinden tuşlu bir telefon çıkardı. Birisi ile konuşuyordu ama onu anlayamıyordum. Arapça konuşuyor olmalıydı çünkü ağzından çıkan kelimeleri o dile benzetiyordum.
Maalesef bende dil bilgisi olarak Arapça yoktu sadece Kürtçe, Rusça ve İngilizce vardı.
Bize eliyle biraz uzaklaşmamızı işaret edince geri çekildik. Zaten Arapça anlamıyordum. Yakınında durmamın getiresi yoktu.Onların yanından ayrılıp timimle beraber kaçmamız gerekiyordu.
İlerideki içi yemek dolu kazanı karıştıran Göksu'yu görünce yanımdakine yaklaştım.
"Şu avrada bakıp gelirem idare et"
"Faruk gitmeyesen komitan kızacah"
Şimdi şuraya bayılacaktım. Ağızları kokuyordu.Daha doğrusu buradaki herşey kokuyordu.
"İdare ediver hewal daha sonra da seni ben idare ederem"
"Tamam işini hızlı halledesin"
İğrençlerdi.Göksu'ya sanki birşey yapacakmış gibi konuşmuştum.Onu yanıma alıp timle belirlediğimiz toplanma noktasına götürecektim.
Göksu'nun yanına gidip kolundan tuttum. Yürü dediğimde korkmuş numarası yapıp bana ayak uydurdu. Bu şerefsizler eğer bir kadına nazik davrandığımı görürlerse beni yadırgarlardı.
Çünkü insanlıktan nasibini almamışlardı. Kolundan biraz daha çekiştirdim. Canını yakmadığımı biliyordum çünkü biz bu acının daha üstlerine dayanmıştık. Bu acı yanında acı bile sayılmazdı.
Çadırların etrafından dolanarak geçerken çevreme bakındım. Herhangi birisi yoktu. Biraz daha yürüdüğümüzde alana varmıştık.
Diğerleri de çoktan gelmişlerdi. Geriye bir tek Sarah şerefsizini alıp getirmek kalmıştı.
GÖKTUĞ ŞEN
Kafamı dosyalardan kaldırdım ve yanımdaki pet şişedeki sudan biraz içtim.
Ayağa kalkıp kollarımı kaldırarak esnedim.Dağılan üstümü toplarken kapı çaldı. Gel dediğimde karşımda albayın postası Ersin'i buldum.
Tekmil verip esas duruşa geçti.
"Rahat asker"
"Saolun komutanım. Albay Hançer timinin görevden dönmek üzere olduğunu, Dışarıda onları karşılamanızı emretti"
"Tamamdır asker, çıkabilirsin"
Başıyla onaylayıp odanın kapısını çekerek çıktı. Bense hemen peşinden çıkarak bahçeye ilerledim. Albay bahçedeydi. Yanına yürüdüm ve Esas duruşa geçip tekmil verdim.
"Rahat asker, benimle birlikte Elçin komutanın timini karşılayacaksın"
"Emredersiniz komutanım"
Son cümleden sonra başka birşey konuşmamış, timi beklemiştik.
Sonunda geldiğinde helikopter indi ve içinden bütün heybeti ile Hançer timi çıktı.
Elçin direk esas duruşa geçmiş, tim durumunu söylüyordu. Albay rahat deyince sözlerini birkaç kelime ile tamamladı.
"Yuvanıza hoşgeldiniz yüzbaşım"
"Hoşbulduk komutanım,Allah'a şükür sapasağlam döndük yuvamıza"
"İzninizle komutanım"
Dediğinde kafamı eğdim ve önünden çekilerek yol açtım. Diğer tim üyelerine de hoşgeldin diyerek odama geçtim.
ELÇİN ÇEVİK
Her görevden döndüğümde yaptığım şeyleri yaptım. Üstündeki silahları koy, Üstündeki pis şeylerden kurtul, Görev raporunu çıkar ve albaya teslim et, timin yanına uğra.
Şu anda timin yanındaydım. Mangal yapma kararı almıştım çünkü onlara rakı balık ve mangal sözüm vardı. Yeni gelen timi de davet edecektik kaynaşalım diye.
Rakı balığı kendi aramızda daha sonra yapacaktık.
"Abi ne kadar et gerektiğini yazın bana ben alırım'
" Olur mu öyle şey Elçin'im? Biz hallederiz karışma sen"
"Abi size sözü ben verdim, etleri ben alırım. Birdahaki şeyde de siz alırsınız olur mu? "
"Eh iyi öyle olsun bari"
"Haydi ben kaçıyorum Allah'a emanetsiniz"
"Sende Elçin"
Hepimiz askeriyeden çıkan ilk ben oldum daha sonrasında da onlar çıktılar. Arabama giderken yolda Göktuğ ile karşılaşınca ona doğru biraz daha yaklaştım.
"Komutanım bakar mısınız? "
Bana doğru döndü
"Sizi dinliyorum yüzbaşım"
"Komutanım yarın benim tim ile mangal yapacağız. Eğer müsaitseniz sizin timide bekliyoruz"
"Davetin için çok teşekkürler Yüzbaşım. Ben bi timimw de sorayım sana yazarım"
"Tamamdır komutanım. İyi günler size"
"Sana da yüzbaşım"
"Selamlar canlarımmm.Nasılsınız iyi misinizz? Ben çok iyiiyiimm.Size bir duyurum var, bu kitap bitsin Asena karakterine özel bir kitap yazıyorumm.Diyecek pek bir sözüm yok,Sizleri seviyorum hoşçakalınn