6. bölüm · KARA MÜHÜR
BÖLÜM 6-KAÇIŞ
Gece, artık eskisi gibi sessiz değildi.
Bir zamanlar güvenliğin ve gücün simgesi olan Demir Malikânesi, birkaç dakika içinde savaş alanına dönüşmüştü.
Silah sesleri bahçede yankılanıyor, korumalar duvarların çevresinde pozisyon alıyordu.
Ela, merdivenlerin başında donup kalmıştı.
Bütün hayatı boyunca şiddetten uzak durmuştu.
Ama şimdi gözlerinin önünde iki dünya çarpışıyordu.
Ve o dünyanın merkezinde Berzan vardı.
---
Berzan, Ela'nın önüne geçti.
"Burada kalmayacaksın."
Ela ona baktı.
"Ne yapacaksın?"
"Senin güvenliğini sağlayacağım."
"Her şeyi kontrol edebileceğini mi sanıyorsun?"
Berzan birkaç saniye sustu.
Belki de hayatında ilk kez birinin ona böyle konuşmasına izin veriyordu.
"Hayır."
Sesi alçaldı.
"Ama elimden geleni yapacağım."
Bu cevap Ela'yı şaşırttı.
Çünkü Berzan Demir'den beklediği şey emirlerdi.
Ama ilk kez bir insan gibi konuşuyordu.
---
Azad hızla yanlarına geldi.
"Patron, içeri sızan iki kişi etkisiz hale getirildi."
"Başka?"
"Bir kişi kaçtı."
Berzan'ın bakışları sertleşti.
"Peşine düşmeyin."
Azad şaşırdı.
"Patron?"
"Onun amacı buraya girmek değildi."
"Ne demek istiyorsunuz?"
Berzan yavaşça etrafına baktı.
"Mesaj vermek istedi."
Ela bu sözleri duydu.
"Mesaj mı?"
Berzan ona döndü.
"Evet."
"Ve mesaj sendin."
Ela'nın yüzü soldu.
---
Birkaç dakika sonra Berzan kararını verdi.
"Buradan gidiyoruz."
Ela şaşırdı.
"Ne?"
"Malikâne artık güvenli değil."
"Yine mi kaçacağız?"
Berzan cevap vermedi.
Çünkü haklıydı.
Ela'nın hayatı birkaç gün içinde tamamen değişmişti.
Önce korku...
Sonra kaçış...
Şimdi de sürekli bir tehdit.
Ela çantasını alırken elleri titriyordu.
Berzan bunu fark etti.
Ama hiçbir şey söylemedi.
Sadece yanına yaklaşıp kapıyı açtı.
---
Araç ormandan uzaklaşırken içeride sessizlik vardı.
Ela camdan dışarı bakıyordu.
Sonunda dayanamadı.
"Berzan."
"Hm?"
"Sen hiç normal bir hayat yaşadın mı?"
Bu soru beklenmedikti.
Berzan birkaç saniye düşündü.
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü benim için normal hayat diye bir şey hiç olmadı."
Ela ona baktı.
"Hiç mutlu oldun mu?"
Berzan bu soruya hemen cevap vermedi.
Çünkü cevabı biliyordu.
"Hatırlamıyorum."
Ela'nın içinde garip bir his oluştu.
Karşısındaki adam herkesin korktuğu biriydi.
Ama belki de en büyük yalnızlığı yaşayan da oydu.
---
Araç eski bir dağ yoluna girdi.
Ela etrafına baktı.
"Nereye gidiyoruz?"
"Geçici bir yere."
"Yani başka bir saklanma yeri."
"Evet."
Ela iç çekti.
"Senin hayatında herkes mi kaçıyor?"
Berzan ilk kez hafifçe gülümsedi.
"Benim hayatımda insanlar genelde kaçmayı seçer."
"Sen?"
"Ben kalmayı seçtim."
Bu cevap Ela'nın aklında kaldı.
---
Gece yarısı...
Gittikleri yer şehirden uzak, eski bir taş evdi.
Dışarıdan küçük görünüyordu.
Ama içerisi oldukça düzenliydi.
Berzan içeri girdiğinde birkaç koruma onları karşıladı.
"Burada kalacağız."
Ela etrafına bakarken eski bir fotoğraf gördü.
Fotoğrafta genç bir Berzan vardı.
Yanında ailesi...
Ela fotoğrafa yaklaştı.
"Onlar kim?"
Berzan arkasından geldi.
Bir süre fotoğrafa baktı.
"Annem ve babam."
Ela sessizleşti.
"Onlara ne oldu?"
Berzan'ın yüzündeki ifade değişti.
"Benim yüzümden öldüler."
Ela şaşkınlıkla ona döndü.
"Ne?"
"Benim taşıdığım isim yüzünden."
İlk kez Berzan'ın sesinde güç değil, kırgınlık vardı.
Ela hiçbir şey söylemedi.
Çünkü o anda karşısındaki kişinin sadece bir mafya lideri olmadığını gördü.
Geçmişiyle savaşan bir adamdı.
---
Sabaha karşı...
Berzan dışarıda tek başına oturuyordu.
Ela sessizce yanına geldi.
"Uyumadın."
Berzan başını kaldırdı.
"Sen de."
Ela yanındaki sandalyeye oturdu.
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonunda Ela fısıldadı.
"Ben hâlâ senden korkuyorum."
Berzan başını eğdi.
"Biliyorum."
"Ama..."
Duraksadı.
"Bugün beni korudun."
Berzan ona baktı.
"Bu benim görevim."
Ela başını salladı.
"Hayır."
"Bu sadece görev değildi."
Berzan ilk kez ne söyleyeceğini bilemedi.
Çünkü Ela haklıydı.
Bu artık sadece bir görev değildi.
---
Aynı saatlerde...
İstanbul'un başka bir yerinde...
İskender Aras, masanın başında oturuyordu.
Önündeki fotoğrafa baktı.
Fotoğrafta Ela vardı.
Gülümsedi.
"Berzan Demir..."
"Yıllardır seni yenemedim."
"Ama sonunda bir hata yaptın."
Adamlarından biri sordu:
"Efendim?"
İskender fotoğrafı masaya bıraktı.
"Kalbini korumaya çalıştı."
"Ve insanın kalbi..."
"En kolay kırılan yeridir."
Gecenin karanlığında yeni bir plan başladı.
Berzan savaşın başladığını sanıyordu.
Ama asıl savaş daha yeni başlıyordu.
