3. bölüm · KARA MÜHÜR

Bölüm 3-İLK KURŞUN

Eflin Ada Yılmaz 💫

Sabahın ilk ışıkları henüz İstanbul'un üzerine düşmeye başlamıştı.

Ela, mutfağın penceresinden dışarı bakarken elindeki kahve fincanını sıkıca tutuyordu.

Son birkaç gündür huzursuzdu.

Sanki biri onu sürekli izliyordu.

Her köşe başında aynı siyah arabayı görüyor, her kalabalıkta aynı hissi yaşıyordu.

Annesi mutfağa girince düşüncelerinden sıyrıldı.

"Ela, iyi misin kızım?"

Ela hafifçe gülümsedi.

"İyiyim anne. Sadece biraz yorgunum."

Annesi yüzüne dikkatle baktı.

"Yorgun görünmüyorsun... Korkmuş görünüyorsun."

Ela cevap vermedi.

Çünkü gerçeği anlatamazdı.

Kimse ona inanmazdı.

---

Aynı saatlerde...

Berzan'ın malikanesinde sessizlik hâkimdi.

Azad elindeki tableti Berzan'ın önüne koydu.

"Patron."

Berzan gözlerini ekrana çevirdi.

Güvenlik kamerası görüntülerinde siyah bir araç Ela'nın yaşadığı sokağın etrafında defalarca dolaşıyordu.

"Kim bunlar?"

Azad'ın yüzü ciddileşti.

"Kimliklerini henüz bulamadık."

Berzan sandalyesinden kalktı.

"Bulun."

"Emredersiniz."

Berzan pencereden dışarı baktı.

İçini açıklayamadığı kötü bir his kaplamıştı.

---

Öğle saatlerinde...

Ela, restorasyonunu yaptığı tarihi konağın inşaat alanında çalışıyordu.

Elindeki planları ustalara gösterirken telefonu çaldı.

Bilinmeyen numara.

Bir an tereddüt etti.

Sonra açtı.

Karşı taraftan boğuk bir erkek sesi geldi.

"Berzan Demir'den uzak dur."

Ela'nın kaşları çatıldı.

"Kimsiniz?"

"Bir daha onu görürsen sadece sen değil, annen de bedel öder."

Telefon aniden kapandı.

Ela'nın eli titremeye başladı.

Annesi...

Onlar annesini biliyordu.

---

O akşam...

Ela panikle eve dönmek için otobüs durağına yürüyordu.

Sokak beklenmedik kadar sakindi.

Tam durağa yaklaşmıştı ki arkasında fren sesi duyuldu.

Siyah bir minibüs.

Kapısı hızla açıldı.

İçinden maskeli üç adam indi.

"Bunu alın!"

Ela korkuyla geri çekildi.

"Yardım edin!"

Çığlığı sokakta yankılandı.

Bir adam kolunu yakaladı.

Ela tüm gücüyle direndi.

Çantasını adamın yüzüne fırlattı.

Koşmaya başladı.

Ancak birkaç adım sonra biri saçından tuttu.

Yere düştü.

Tam o anda...

Arka sokaktan siyah bir SUV büyük bir hızla çıktı.

Fren sesi kulakları sağır etti.

Kapılar açıldı.

Berzan ve adamları saniyeler içinde araçtan indi.

"Ela'dan çekilin!"

Berzan'ın sesi sokakta yankılandı.

Maskeli adamlardan biri silahını çıkardı.

İlk kurşun patladı.

Kurşun Berzan'ın omzunun yanından geçerek duvara saplandı.

Azad hemen karşılık verdi.

Kısa ama sert bir çatışma başladı.

Ela kaldırımın kenarında dizlerinin üzerine çökmüş, kulaklarını kapatmıştı.

Her şey birkaç saniye içinde olup bitmişti.

Saldırganlar geldikleri minibüse atlayıp hızla uzaklaştılar.

Berzan derin bir nefes aldı.

Doğrudan Ela'nın yanına yürüdü.

"İyi misin?"

Ela'nın gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

"Bunlar... Bunlar kimdi?"

Berzan kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi.

"Benim düşmanlarım."

Ela şaşkınlıkla ona baktı.

"Benim ne suçum var?"

"Hiçbir suçun yok."

"O zaman neden?"

Berzan gözlerini kaçırdı.

"Çünkü seni benim zayıf noktam sanıyorlar."

Ela öfkeyle ayağa kalktı.

"Senin yüzünden annem tehlikede!"

Berzan hiçbir şey söylemedi.

Ela devam etti.

"Ben seni tanımıyorum bile!"

"Biliyorum."

"Hayatımı mahvettin."

Bu sözler ilk kez Berzan'ın yüzündeki soğukkanlı ifadeyi değiştirdi.

Suçluluk...

Yıllardır hissetmediği bir duyguydu.

Azad sessizce yaklaştı.

"Patron, burada kalamayız."

Berzan başını salladı.

Sonra Ela'ya döndü.

"Bu gece evine dönmeyeceksin."

Ela sertçe karşı çıktı.

"Hayır!"

"Bu bir teklif değil."

"Ben sana güvenmiyorum."

Berzan'ın sesi sakin ama kararlıydı.

"Güvenmeni istemiyorum."

"Öyleyse neden geleyim?"

"Çünkü düşmanlarım seni tekrar bulacak."

Ela'nın gözleri doldu.

"Annem?"

"Adamlarım onu korumaya başladı bile."

Ela şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Ne?"

"Evine ulaşmadan önce gerekli önlemleri aldım."

Ela ne hissedeceğini bilmiyordu.

Karşısındaki adam hem hayatını altüst etmiş hem de onu kurtarmıştı.

Berzan aracın kapısını açtı.

"Kararı sen ver."

"Burada kalırsan seni yine bulurlar."

"Benimle gelirsen en azından hayatta kalırsın."

Ela uzun süre sustu.

Sonunda istemeyerek siyah araca bindi.

Araç yavaşça hareket ederken İstanbul'un ışıkları arkalarında kaldı.

Ela, nereye gittiğini bilmiyordu.

Tek bildiği şey, artık geri dönüşün eskisi kadar kolay olmadığıydı.

Berzan ise camdan dışarı bakıyordu.

İçinden tek bir cümle geçti.

"Sana zarar gelmesine izin vermeyeceğim... Bunun için bütün şehri karşıma almam gerekse bile."