2. bölüm · KARA MÜHÜR
Bölüm- 2 İZLENEN HAYAT
Ela, o geceden sonra yaşadıklarını unutmaya çalışıyordu.
Defalarca kendine bunun kötü bir rüya olduğunu söylemişti.
Ama her gece gözlerini kapattığında aynı adamı görüyordu.
Siyah takım elbisesi…
Soğuk bakışları…
Ve tek kelime etmeden ona yol vermesi.
"Git."
Neden?
Neden onu öldürmemişti?
Neden diğerleri gibi davranmamıştı?
Bu sorular zihnini kemirirken işine odaklanmaya çalışıyordu.
---
Şehrin diğer ucunda...
Berzan'ın malikanesinde olağanüstü bir toplantı vardı.
Uzun masanın etrafında Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen adamlar oturuyordu.
Silah anlaşmaları…
Limanlar…
Yeni ortaklıklar…
Herkes konuşuyordu.
Sadece Berzan susuyordu.
Azad bunu fark etmişti.
"Patron."
Berzan başını kaldırdı.
"Ne var?"
"Dinlemiyorsunuz."
Masadakiler bir anda sessizleşti.
Berzan sandalyesinden kalktı.
"Toplantı bitti."
Kimse itiraz etmedi.
Patronun canı sıkkındı.
Bu yeterince tehlikeliydi.
---
Berzan çalışma odasına geçti.
Azad da arkasından geldi.
Elindeki dosyayı masaya bıraktı.
"Ela Yıldırım."
Berzan dosyayı açtı.
Çocukluk fotoğrafları…
Okul bilgileri…
Üniversite…
Çalıştığı şirket…
Annesiyle yaşadığı apartman…
En sevdiği kahve…
En sık gittiği kitapçı…
Berzan sayfaları tek tek çevirdi.
Normalde böyle bir dosyaya en fazla iki dakika bakardı.
Bu kez yarım saat boyunca kapatmadı.
Azad sessizce bekliyordu.
"Patron."
"Hm?"
"Bu kızın hiçbir suçu yok."
"Biliyorum."
"O zaman neden?"
Berzan ilk kez cevap vermedi.
Çünkü kendisi de bilmiyordu.
---
Ertesi sabah…
Ela her zamanki gibi işe giderken aynı siyah aracın sokağın başında durduğunu fark etti.
İçinden bir ürperti geçti.
Araba hareket etmedi.
Sadece bekledi.
Ela yürümeye devam etti.
Araç da yavaşça arkasından ilerledi.
Telefonunu çıkarıp polisi aramayı düşündü.
Tam numarayı çevirecekken araç başka bir sokağa döndü.
"Sakin ol Ela."
"Kafayı yiyorsun."
Kendi kendine bunu söyleyerek işe girdi.
Ama onu gerçekten izleyen biri vardı.
---
Berzan uzaktaki başka bir araçtan Ela'yı izliyordu.
"Yakın durmayın."
Adamlarından biri şaşırdı.
"Koruyoruz patron."
"Korkutmayın."
"Tamam."
Berzan gözlerini Ela'dan ayırmadı.
Neden bunu yaptığını hâlâ anlayamıyordu.
Sadece...
Onun güvende olduğunu bilmek istiyordu.
---
Aynı gün öğleden sonra...
Ela iş çıkışında eski bir kitabevine uğradı.
Yağmur yeniden başlamıştı.
Tam dükkândan çıkarken iki sarhoş adam önünü kesti.
"Ne haber güzelim?"
Ela geri çekildi.
"Lütfen yol verin."
Adamlardan biri kolunu tuttu.
"O kadar da acelemiz yok."
Ela kolunu kurtarmaya çalıştı.
Tam bağıracakken...
Siyah bir araç kaldırıma sertçe yanaştı.
Kapılar açıldı.
Berzan'ın adamları birkaç saniye içinde iki adamı etkisiz hâle getirdi.
Berzan ağır adımlarla yaklaştı.
Ela şaşkınlık içindeydi.
"Yine sen..."
Berzan, yerde kıvranan adamlara bile bakmadı.
"Gidin."
Adamları iki kişiyi hızla uzaklaştırdı.
Sokakta yalnızca ikisi kaldı.
Ela öfkeyle konuştu.
"Beni takip ediyorsun."
Berzan inkâr etmedi.
"Evet."
"Neden?"
"Cevabını bilmiyorum."
Ela buna inanmadı.
"İnsanlar sebepsiz yere başkalarını takip etmez."
Berzan birkaç saniye sustu.
Sonunda ilk kez dürüst davrandı.
"Seni gördüğüm günden beri aklımdan çıkmıyorsun."
Ela'nın nefesi kesildi.
"Bu normal değil."
"Biliyorum."
"Korkutucusun."
Berzan hafifçe başını eğdi.
"Bunu da biliyorum."
Ela geri çekildi.
"Ben senin dünyana ait değilim."
Berzan'ın sesi her zamanki gibi sakindi.
"Belki de sorun budur."
Ela arkasını dönüp hızla yürüdü.
Berzan peşinden gitmedi.
Sadece olduğu yerde kaldı.
Azad sessizce yanına geldi.
"Patron."
"Ne var?"
"Bu ilk defa oluyor."
"Ne?"
"Birinin arkasından gitmiyorsunuz."
Berzan gözlerini Ela'nın uzaklaşan siluetinden ayırmadı.
"Kaçabileceğini sanıyor."
Azad anlam veremedi.
Berzan ceketinin düğmesini ilikledi.
"Ama bu şehir küçük."
"Ve yollar eninde sonunda yine kesişir."
O sırada, onları uzaktan izleyen başka bir araç vardı.
İçindeki adam telefonunu kulağına götürdü.
"Patron..."
"Berzan Demir'in zayıf noktası ortaya çıktı."
Telefondaki ses alçak ve tehditkârdı.
"Kadını bulun."
"Önce biz ulaşacağız."
Ela, henüz bilmeden yalnızca Berzan'ın değil, onun düşmanlarının da hedefi hâline gelmişti.
