11. bölüm · KARA MÜHÜR

BÖLÜM 11- GERÇEĞİN YÜZÜ

Eflin Ada Yılmaz 💫

Eski limanın soğuk havası, gecenin sessizliğiyle birleşmişti.

Denizin dalgaları kıyıya vuruyor, paslanmış konteynerlerin arasında rüzgâr dolaşıyordu.

Berzan karşısındaki adama bakıyordu.

Yıllardır öldüğünü sandığı biri...

Geçmişinden gelen bir hayalet...

Murat Karaca.

Babasıyla yıllarca çalışan, ailenin en güvendiği isimlerden biri.

Ama Berzan onu çocukken kaybettiğini sanıyordu.

"Sen..."

Sesi ilk kez bu kadar şaşkın çıkmıştı.

Murat başını eğdi.

"Değişmişsin."

Berzan'ın bakışları sertleşti.

"Ölüler değişmez."

Murat acı bir şekilde gülümsedi.

"Ben ölmedim, Berzan."

"Ben saklandım."

---

Ela, Berzan'ın birkaç adım arkasında duruyordu.

Bu konuşmanın onun hayatıyla ilgisi olmadığını düşünse de, Berzan'ın yüzündeki ifadeyi görünce sessiz kaldı.

Çünkü o an Berzan'ın karşısında mafya lideri yoktu.

Geçmişiyle yüzleşen bir çocuk vardı.

---

Berzan silahını indirmedi.

"Yıllarca neredeydin?"

Murat derin bir nefes aldı.

"Gerçeği öğrendiğim için kaçmak zorunda kaldım."

"Ne gerçeği?"

Murat etrafına baktı.

"Burada konuşamayız."

Berzan sertçe cevap verdi.

"Konuşacaksın."

Murat sustu.

Sonra cebinden eski bir dosya çıkardı.

"Bu, babanın sakladığı dosya."

Berzan dosyayı aldı.

Üzerinde tek bir isim vardı.

Karaca Ailesi.

---

Berzan dosyayı açtığında içinden eski belgeler çıktı.

Anlaşmalar...

Fotoğraflar...

Ve yıllardır hiç duymadığı bir isim.

Ela yaklaşıp sordu:

"Kim?"

Berzan cevap vermeden önce sayfaya baktı.

Sonra yavaşça konuştu.

"Amcam."

Sessizlik oldu.

Çünkü Berzan'ın amcası yıllar önce ortadan kaybolmuştu.

Herkes onun öldüğünü düşünmüştü.

Ama belgeler başka bir şey söylüyordu.

---

Murat konuşmaya başladı.

"Baban, ailenin içinden birinin ihanet ettiğini anlamıştı."

Berzan'ın çenesi sıkıldı.

"Neden bana söylemedi?"

"Çünkü seni korumak istedi."

"On yaşındaki bir çocuğu korumak için mi?"

"Evet."

Murat gözlerini kaçırdı.

"Çünkü düşmanınız sadece dışarıda değildi."

"Yanınızdaydı."

---

Berzan'ın zihninde çocukluğuna ait görüntüler canlandı.

Babası...

Annesi...

O gece...

Yıllarca taşıdığı öfke...

Belki de yanlış yere yönelmişti.

Ela onun yanına yaklaştı.

"Berzan..."

Berzan ona baktı.

İlk kez geçmişinin ağırlığını saklamıyordu.

"Yıllarca yanlış kişiden intikam almak için yaşadım."

Ela sessizce cevap verdi.

"Ama artık gerçeği biliyorsun."

Berzan başını salladı.

"Evet."

"Ve bu daha zor."

---

Tam o sırada limanın diğer tarafından araç sesleri geldi.

Murat'ın yüzü değişti.

"Bulmuşlar."

Azad hemen silahını çıkardı.

"Kim?"

Murat acı bir gülümsemeyle cevap verdi.

"Gerçeği öğrenmenizi istemeyenler."

Karanlığın içinden birkaç araç yaklaştı.

Berzan hemen Ela'nın önüne geçti.

"Arkama geç."

Ela bu kez itiraz etmedi.

Çünkü Berzan'ın yüzünde gördüğü şey korku değildi.

Kararlılıktı.

---

Saldırı başladığında liman bir anda karıştı.

Berzan ve adamları kendilerini korurken, Murat da yıllardır sakladığı gerçekler için savaşıyordu.

Dakikalar sonra saldırganlar geri çekildi.

Ama geride tek bir mesaj bıraktılar.

Bir telefon.

Berzan telefonu açtı.

Karşıdaki ses sakindi.

"Gerçekleri öğrenmeye çalışıyorsun."

Berzan'ın gözleri karardı.

"Sen kimsin?"

Ses güldü.

"Ben yıllardır yanı başında duran kişiyim."

Berzan'ın yüzü değişti.

"Hayır..."

"Olabilir mi?"

Karşıdaki kişi son sözünü söyledi:

"Beni bulmaya çalışırken, en yakınındaki kişilere dikkat et."

Telefon kapandı.

---

Dönüş yolunda herkes sessizdi.

Ela sonunda konuştu.

"Berzan."

"Evet?"

"Bu kişi kim olabilir?"

Berzan camdan dışarı baktı.

Cevabı söylemek istemiyordu.

Çünkü ihtimal bile canını yakıyordu.

"Henüz bilmiyorum."

Ama içinden başka bir cevap geçiyordu.

Belki de biliyorum.

---

O gece Berzan ilk kez bir şeyden korktu.

Düşmanlarından değil.

Kaybetmekten değil.

Gerçeğin, güvendiği insanlardan birini karşısına çıkarma ihtimalinden.

Ve Ela...

Berzan'ın yanındaki en büyük güç olurken, aynı zamanda onun en büyük sınavına dönüşüyordu.

Çünkü bazen insanın en zor savaşı düşmanlarıyla değil...

Kendi kalbiyle olurdu.