13. bölüm · Kanlı Aşk

GİZLİ MESAJ

Kaan Yiğit

Urla’daki yazlık evde sabah erken saatlerde uyanan Ela, gözlerini açar açmaz telefonuna uzandı. Dün gece gelen mesajı tekrar okudu:
“İzmir’de saklanmak yetmez. Sıradaki sensin Ela. Aras’tan uzak dur.”
Mesaj hâlâ oradaydı. Silmemişti. Kalbi hızlı hızlı çarpıyordu. Perdeleri aralayıp dışarı baktı. Deniz sakin, bahçe sessizdi. Ama Ela artık hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını biliyordu.
Duştan sonra salona indi. Aras mutfakta omlet hazırlıyordu. Üstünde sadece siyah bir boxer ve tişört vardı. Ela’yı görünce gülümsedi.
“Günaydın. İyi uyudun mu?”
Ela yalan söyledi:
“İyi uyudum.”
Masaya oturdu. Aras omleti tabağa koyup karşısına geçti. Bir süre sessizce yediler. Ela’nın aklı sürekli o mesajdaydı. Aras’a söylemeli miydi? Söylerse Aras USB’yi isteyebilir, her şeyi elinden alabilirdi.
“Bugün ne yapacağız?” diye sordu Ela.
“Evden pek çıkmayalım. Bahçede otururuz, denize gireriz. Dinleniriz. Birkaç gün kendimizi toparlamamız lazım.”
Ela başını salladı ama içi hiç rahat değildi. Kahvaltıdan sonra bahçeye çıktılar. Ela şezlonga uzandı, Aras ise yanında bir kitapla oturdu. Fakat ikisi de ne denize ne de kitaba odaklanabiliyordu.
Öğleden sonra Aras markete gitmek zorunda kaldı. “Bir saat içinde dönerim” dedi ve Jeep’e bindi. Ela onun gidişini pencereden izledi. Aras uzaklaşır uzaklaşmaz telefonu eline aldı. Mesajı tekrar okudu ve cesaretini toplayıp cevap yazdı:
“Kimsin sen?”
Birkaç dakika sonra cevap geldi:
“Aras’ın geçmişinden biri. Seni uyarmak istedim. O adam kimseyi sevmez. Sadece kendini korur. USB’deki kayıtlar gerçek. Emre’yi o öldürmedi ama birçok kişiyi öldürdü. Sen bir sonraki olabilirsin.”
Ela’nın elleri titremeye başladı. Hızla cevap yazdı:
“İspatın ne?”
Bu sefer cevap daha uzun geldi:
“Bu gece saat 02:00’de evin arkasındaki kayalıkların orada ol. Yalnız gel. Aras’a söyleme. Sana her şeyi göstereceğim. Gelmezsen, Aras seni de temizleyecek.”
Ela telefonu yatağın altına sakladı. Kalbi deli gibi atıyordu. Gitmeli miydi? Bu bir tuzak olabilir miydi? Ama gitmezse gerçeği asla öğrenemeyecekti.
Aras marketten döndüğünde Ela normal davranmaya çalıştı. Akşam yemeğini birlikte hazırladılar. Aras şarap açtı, Ela ise sadece bir kadeh içti. Yemek sırasında Aras Ela’nın elini tuttu.
“Burada güvendeyiz. Biraz rahatlarsak iyi gelecek.”
Ela gülümsedi ama gözleri gülümsemiyordu. Akşam ilerledikçe gerilimi arttı. Saat 23:00’te Aras odasına çekildi. Ela ise salonda televizyon izliyormuş gibi yaptı.
Gece 01:30’da Ela sessizce hazırlandı. Siyah kapüşonlu sweatshirt’ünü giydi, telefonunu ve küçük bir bıçağı çantasına koydu. Aras’ın odasının kapısına kulak kabarttı. Horluyordu. Yavaşça arka kapıdan çıktı.
Hava serindi. Ay ışığı denizi gümüş gibi parlatıyordu. Ela evin arkasındaki kayalıklara doğru yürümeye başladı. Kalbi göğsünden fırlayacak gibiydi. Her adımda “Aptallık ediyorum” diye düşündü ama durmadı.
Kayalıklara vardığında saat tam 02:00’yi gösteriyordu. Etraf çok sessizdi. Sadece dalga sesleri duyuluyordu.
Birkaç dakika bekledi. Kimse gelmedi. Tam geri dönecekken arkasından bir ses duydu:
“Ela…”
Ela hızla döndü. Karanlığın içinden bir adam çıktı. Yüzü kısmen maskeliydi, elinde bir dosya vardı.
“Kimsin sen?” diye sordu Ela korkuyla.
“Adım önemli değil. Aras’ın eski ortağıydım. Bora ve Emre’yle birlikte çalıştık. Aras hepsini temizliyor. Parayı o aldı. Şimdi de izleri siliyor.”
Adam dosyayı Ela’ya uzattı.
“Burada banka kayıtları, Aras’ın Emre’yi tehdit ettiği yeni ses kaydı ve senin adının geçtiği bir liste var. Senin adın listenin 3. sırasında.”
Ela dosyayı aldı ama açmadı. Elleri titriyordu.
“Neden bana yardım ediyorsun?”
“Çünkü Aras beni de öldürmeye çalışıyor. Seninle birlikte onu durdurabiliriz.”
Tam o sırada kayalıkların ilerisinden bir ışık parladı. Adam irkildi.
“Geliyorlar. Gitmen lazım. Aras’a hiçbir şey söyleme. Yarın sabah tekrar mesaj atacağım.”
Adam hızla karanlığa karıştı. Ela dosyayı çantasına koyup koşarak eve döndü. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Arka kapıdan sessizce girdi, odasına geçti ve kapıyı kilitledi.
Dosyayı yatağın üzerine döktü. Banka dekontları, ses kayıtları ve bir liste… Listede Ela’nın adı gerçekten de 3. sıradaydı. Yanında “Kaldırılacak” yazıyordu.
Ela yatağa oturdu ve sessizce ağlamaya başladı.
Aras gerçekten katil miydi?
Yoksa herkes onu tuzağa mı düşürüyordu?
Sabah olduğunda Aras kapıyı çaldığında Ela dosyayı yastığın altına sakladı ve gözlerini sildi.
“Ela? İyi misin?”
Ela derin bir nefes aldı ve kapıyı açtı.
“İyiyim,” dedi zorla gülümseyerek.
Ama artık hiçbir şey iyi değildi.
Ve bu gece aldığı karar, ikisinin de sonunu getirebilirdi.