2. bölüm / 4
Kana Bulanmış Beyaz2. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.441 kelime
- 2 2. Bölüm1.535 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm1.427 kelime
- 4 4. Bölüm1.563 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Medya; Bora Yalçın temsili
Bölüm şarkısı Mabel'den Öyle Kolaysa
Sonra ki gün hastanedeydim. Dün Bora'nın aniden gitmesi üzerine diğerlerine onun gittiğini söylemiştim ve evlerimize dağılmıştık.
Ben odamda kayıtları kontrol ederken kapım tıklatıldı. "Girebilirsin" diye kapıya seslendim.
Bora içeriye girdi. Saat akşam 6 ya geliyordu. "Hoşgeldin" dedim gülümseyerek. O da gülümsedi ve "hoşbuldum, nasılsın?" diye sordu. "İyiyim ve yorgunum, sen nasılsın?" dedim. Her zaman ki gibi elinde kahveyle gelmişti. Kahveyi alıp "yalnız bak şımarırım ben" dedim gülerek. Bora da güldü. Bakışları yine gamzelerimdeydi "o zaman daha çok getireyim" dedi ve devam etti "biraz geç geldim ama kışlada ki işim ancak bitti" dedi açıklama yaparak. Gülümsemem büyüdü "sorun değil, senin de işlerin var sonuçta" dedim. "Şey Defne rahatsız olmayacaksan ben senden numaranı isteyebilir miyim? Tabii sende istersen, istemezsen sorun değil" dedi sanki yanlış anlamamdan korkmuş gibi.
Senin tatlı kalbini yerim diye geçirdim içimden "tabii veririm rahatsız olmam" dedim ve o telefonunu çıkarınca numaramı söyledim. Kaydetti numaramı. "Benim şimdi biraz işim var çıkmam gerek. İşin bittiyse beraber çıkalım?" dedi. Başımla onayladım
.....
Eve geldiğimde duş alıp pijamalarımı geçirdim üstüme. Telefonuma bildirim düştü. Yemek yedikten sonra bakarım diye düşündüm. Kendime geçiştirmek için atıştırmalık bir şeyler hazırladım ve koltuğa oturdum. Telefonu elime aldığımda mesaj bilinmeyen numaradandı
053.....: Defne ben Bora
053.....: numaramı kaydetmen için yazdım. Tabi istersen
Gülümsedim. Üsteğmenimiz yine oldukça nazikti.
053..... Kişisi "Bora üsteğmen" olarak kaydedildi
Siz: tamam Bora kaydettim numaranı
Çok geçmeden bir mesaj bildirimi daha geldi
Bora üsteğmen: tamam iyi geceler. Geç uyuma yarın işe uykusuz gitme
Gülümsemem büyüdü. Beni düşünüyordu ve bu çok tatlıydı
Siz: beni düşündüğün için teşekkürler. İyi geceler üsteğmenim
Birkaç dakika herhangi bir mesaj gelmedi. Yaklaşık 5 dakika sonra gelen bildirimle telefonu elime aldim
Bora üsteğmen: iyi geceler doktor hanım
Yemeğimi yedikten sonra bulaşıkları makineye koydum. Yarın nöbetim vardı. Evi toparlayıp uyudum.
....
Uyandığımda saat 6 idi. Saçlarımı düzleştirip makyajımı yaptım. Altıma boru paça bir jean geçirdim. Üstüne ne giysem diye düşünürken telefonum çaldı. Arayan üniversite arkadaşım Berkay'dı. "Berkay hangi insan birini saat 6 da arar ya?" dedim şakayla karışık. Berkay güldü zaten hep gülüyordu "ben arıyorum işte." Dedi. "Ya şey diyecektim ben... Ne diyecektim? Heh dur... Bir hafta sonra yüzyüzeyken konuşuruz grubunun konseri var gitsek mi?" Dedi. Gülümsedim. Sevdiğim bir gruptu "olur bakarız. Helen'e söyledin mi?" Diye sordum. "Söyledim. Epey heyecanlandı. Eğlenmeyi seviyor." dedi Berkay. Bir süre daha konuşup telefonu kapattım. Üzerime V yaka yumuşak ve ince bir kazak giydim. Saçlarımın ucuna maşa yapıp yukarıda gelişigüzel topladım. Ayaklarıma spor ayakkabılarımı geçirip nöbet çantamı hazırladım. Montumu da giyip evden çıktım. Telefonuma bir bildirim düştü.
Bora üsteğmen: günaydın.
İster istemez gülümsedim.
Siz: günaydın, naber?
Bu mesajdan sonra 10 dakika kadar mesaj gelmedi. Ben hastaneye gelip odama girmiştim. Telefonuma art arda mesaj bildirimi düştü.
Bora üsteğmen: araba kullanıyordum bu yüzden cevap veremedim üzgünüm.
Bora üsteğmen: iyidir senden naber?
Bora üsteğmen: hastaneye vardın mı?
Bora üsteğmen: eğer henüz gitmediysen ben bırakabilirim.
Siz: sorun yok
Siz: bende iyiyim
Siz: evet hastanedeyim sen kışlaya vardın mı
Yazıp telefonu kapattım.
.....
Gün yine oldukça yoğun geçerken saat 17.00 gibi masamda uyuyakalmıştım. Hiç hasta gelmemis olacak ki uyandığımda saat 20.00 idi. Telefonu elime aldığımda gördüğüm bildirimler gözlerimin büyümesine neden oldu.
Bora üsteğmen kişisinden 23 cevapsız arama
Bora üsteğmen kişisinden 27 mesaj
Neden bu kadar aramış ve mesaj atmıştı ki? Önce mesajlara girdim
Bora üsteğmen: naber?
Bora üsteğmen: neden bakmıyorsun?
Bora üsteğmen: bir sorun mu var defne?
Bora üsteğmen: arıyorum açmıyorsun.
Tarzı bir sürü mesaj yollamıştı ama son iki mesaj dikkatimi çekti.
Bora üsteğmen: Helen odanda uyuduğunu söyledi uyandırmaya kıyamadı.
Bora üsteğmen: iyi uykular doktor hanım. Uyandığında bana yaz lütfen.
Gülümsemem büyüdü. Benim için endişelenmişti.
Siz: evet uyuyordum. Şimdi gördüm aramalarını ve mesajlarını endişelendirdiğim için üzgünüm
Mesajım hemen mavi tik oldu.
Bora üsteğmen: sorun değil. Hastanede misin?
Siz: evet
Bora üsteğmen: anladım. Dikkat et olur mu?
Siz: ederim üsteğmenim
Bu mesajı atarken yüzümde yaramaz bir gülümseme belirdi. Biraz eğlence hiç fena olmazdı
Siz: hem sen beni mi düşünüyorsun? Endişelenip Helen' e sormalar falan
Bora üsteğmen: hoşuna mı gitti:)
Siz: evet:)
İlk birkaç dakika cevap gelmedi. Bir şeyler yazıp yazıp sildi
Bora üsteğmen: ben
Bora üsteğmen: ne cevap vereceğimi bilemedim bı an görüldü de kalmasını istemezdim.
Gülümsemem büyüdü. Çok tatlıydı. Utanmıştı. Bu sırada telefonum çaldı. Arayan babamdı. Yaklaşık 10 dakika konuştuk. Telefonu kapatmamın üstünden 5 dakika geçmemişti ki Helen aradı
"Efendim Helen?"
"Defne sana bir şey söyleyeceğim"
"Söyle, bir sorun mu var?"
"Bu Berkay'ın söylediği konser varya, ben o konserden ufacık Kerem'e bahsettim. Kerem de Bora'ya bahsetmiş. Bora ve Kerem de konsere gelecekler"
"E tamam canım gelsinler ne var bunda?" Desem de aklımda ki neden geldikleri sorusuydu.
"Bora önce kabul etmedi senin geldiğini söyledikten sonra kabul etti." Dedi. Bora benim için mi geliyordu? Benim için geliyordu. Bir süre daha konuşup telefonu kapattık.
Siz: konsere geliyormuşsunuz Helen söyledi
Bora üsteğmen: evet, istemiyorsanız gelmeyelim Defne hanım.
Siz: yok canım neden istemeyeyim Gelin beraber vakit geçirmiş oluruz hem
Birkaç dakika mesajım görüldü de kaldı.
Bora üsteğmen: canım mı?
Siz: evet de ondan mı dakikalarca görüldü attın
Bora üsteğmen: sen neden noktalama işareti kullanmıyorsun?
Siz: bilmem soğuk geliyor
Bora üsteğmen: anladım
Bora üsteğmen: müsaitsen yanına gelebilir miyim
Siz: müsaitim
Bu mesajdan sonra yanıt gelmedi. Yaklaşık yarım saat sonra kapım tıklatıldı. "Girebilirsin" diye seslendim. Kapı açıldı ve Bora elinde poşetlerle içeriye girdi. "Ben geldim" dedi neşeli bir sesle. Gülümsedim ve ayağa kalktım. "Hoşgeldin. Bunlar ne?" Diye sordum. Bora da gülümsedi "açsındır diye düşündüm. Sabahtan beri hastanedesin sonuçta" dedi. "Eğer istersen bahçeye inelim açık havada yeriz sende biraz hava almış olursun" dedi. Hava fazla soğuk olmadığı için kabul ettim ve beraber bahçeye indik.
Bora poşetten yemekleri çıkardı. Yaprak sarma, mercimek çorbası, salata çıkardı. Yaprak sarma benim en sevdiğim yemekti. Gülümsemem büyüdü "sen en sevdiğim yemeği nereden biliyorsun?" Dedim mutluluktan boğuk çıkan sesimle. "Biraz Helen'den yardım istemiş olabilirim. Henüz en sevdiğin şeyleri bilmiyorum ama öğreneceğim söz veriyorum, tabii sende izin verirsen" dedi. Ya bu adam çok tatlı ama yerim ki ben bunu. "Bu marketten alınmış gibi de durmuyor nereden buldun sen bu sarmalari?" Dedim konuyu değiştirmek adına. "Bir yer var ev yemekleri yapan. Yıllardır gideriz oraya arkadaşlarımla. Oradan aldım. Eğer istersen bir gün seninle de gideriz" dedi. Benimle gelecek planları kurması çok tatlıydı. Yaklaşık 2 saat boyunca sohbet ederek yemek yedik. Sarmalar müthiş olmuştu. Genellikle ben konuşmuştum Bora da beni dudaklarında bir gülümsemeyle dinlemişti.
Çok tatlı gülümsüyordu. Saate baktığımda saatin 11 olduğunu görünce gözlerim büyüdü" saat 11 olmuş. Sen yarin kışlaya gitmeyecek misin?" Diye sordum. Bora da oldukça yorgun görünüyordu. "Gideceğim" dedi. "Uyanamazsın yarın sen simdi git konuşuruz sonra. Ya bende konuştum durdum saatin farkına hiç varmadım ki" dedim. "Tamam doktor hanım sakin. Hem seninle vakit geçirmek güzeldi." Dedi ve ayaklandı. Vedalaştık ve gitti. Bende çöpleri toplayıp çöpe attım ve odama çıktım.
....
Sonra ki gün saat 8 gibi hastaneden çıktım ve eve geçtim. Duş alıp pijamalarımı giydim ve saçlarımı kurutmadan yatağa girdim. Çok uykum vardı. Dün gece ameliyata girmiştim ve uyuyamamıştım. Gözlerim yavaş yavaş kapanırken aklıma Bora geldi. Neden sürekli aklıma geliyordu bu adam?
Yaklaşık 4 saat sonra uyandım. Hala uykum vardı. Yüzümü yıkayıp mutfağa girdim bu sırada telefonum çaldı. Berkay görüntülü arıyordu. "Alo?" Dedim telefonu açıp baharat kutusuna yaslarken. "Naber uykucu?" Dedi Berkay rahat bir sesle "iyidir senden?" Dedim. Uykulu olduğum sesimin boğukluğundan belli oluyordu. Berkay da anlamış olacak ki kahkaha attı. "Biraz uykuluyuz sanki?" dedi gulmeye devam ederek. "Nöbetim vardı dün. Üstüne gece saat 2 de ameliyata girdim. Yorgunluktan geberiyorum" dedim. "Wow sakin ol şampiyon. Şaka yapıyorum sadece. Nöbetin olduğunu biliyorum. Yorgunsundur kahvaltı hazırlamakla uğraşma hazırlan gel burada yapalım kahvaltı. Annem sen geleceksin diye bir sürü şey yaptı" dedi Berkay. Gülümsedim "ooo Ahsen sultan benim için mutfağa girdiyse gelmemek olmaz" dedim şakayla karışık. Ahsen teyze Berkay'ın annesiydi. "Tamam o zaman sen hazırlan gel" dedi Berkay ve telefonu kapattı. Bende üzerime siyah mini şortlu kalem etek ve beyaz kolu uzun kare yaka Bir bluz giydim. Makyajımı yapıp saçımı taradım ve açık bıraktım. Ayaklarıma topuklu botlarımı geçirdim. Çantamı da alıp evden çıktım.
.....
Kapıyı birkaç kez tıklatıp bir adım geri çekildim. Ahsen teyze kapıyı açtı "Defne, hoşgeldin kızım ne kadar özlemişim seni. Güzeller güzeli yavrum benim. Kahvaltı hazır gel hadi en sevdiklerinden yaptım sana." Dedi Ahsen teyze. Gülümsemem büyüdü. Beni Berkay'dan hiç ayırmamış, evladı gibi görmüştü. "Hoşbuldum Ahsen sultan, ev mis gibi kokmuş yine döktürdün anlaşılan" dedim ve içeri geçtik. Kabanimi dolaba astım. Berkay geldi "hoşgeldin cüce naber?" Dedi Berkay. Sinirle ona baktım "Berkay farkındaysan ben 1.70 boyundayım sen 1.90 sorun bende değil sende. Deve olmasaydın banane" dedim. Dalga geçiyorduk.
Sofraya oturduk ve güzel sohbetler eşliğinde kahvaltı yaptık. Telefonumun titrediğini farkedince elime aldım.
"Bora üsteğmen" kişisi arıyor
"Benim bunu açmam gerek" dedim ve masadan uzaklaşıp telefonu açtım "Defne iyi misin?" Dedi Bora. "İyiyim üsteğmenim" dedim. "Emin misin mesaj attım bakmadın?" Dedi Bora ısrar ederek.
" Eminim kahvaltı yapıyorduk görmedim mesajlarını"
" Yapıyorduk?
"Evet. Berkay çağırdı da kahvaltıya."
"Ha şu sizi konsere çağıran lavuk mu?"
Söylediği seyle kaşlarımı çattım.
"Evet konsere çağıran çocuk da. Lavuk ne ya Bora düzgün konuşur musun arkadaşım hakkında?"
"Neyse susuyorum çok durma sende orada."
"Allah Allah ya sen mi karar veriyorsun buna?" Dedim. Son söylediği sinirlenmeme neden olmuştu.
"Defne, lütfen be güzelim." Dedi. E ama güzelim dersen ben eririm ki.
"Bakarız canım hadi kapatıyorum ben." dedim gülerek.
" Canım mi?" Dedi Bora. Yutkunma sesi buraya gelmişti. Kıkırdadım.
"Hmmhmm. Görüşürüz." Dedim.
"Görüşürüz." Dedi Bora. Telefonu kapattım.
♣♣♣
Evettttt
Nasıl buldunuzzzz???
Hatalarım olduysa özür dilerimm
Bölüm etkileşimi
