Kamp Fotoğrafı kitap kapağı

3. bölüm / 6

Kamp Fotoğrafı

Bölüm 3:Tanışma

Vaveyla Yazarı: Moonlit~ Books

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 3:Tanışma

Keyifli okumalar
Ve iyi geceler!!

"Hadi hadi daha çadır kuracağız.". Hande'nin uyarısıyla konuşmaya bırakıp kamp alanına girişine doğru yürümeye başladık. Ortam çok güzeldi ne yapay hissettirecek kadar tesis gibi hissettiriyordu, ne de dağın başında tek kalmış huzursuzluğu taşıyordu, kocaman bir ovaya yayılmıştı bildiğin tabii ova değildi ama benzetilebilirdi. Ayrıca toros tepeleri olduğu için burada kolaylıkla gökdoğan kuşunu çekebilir ayrıca dikkat edersek o tepelerde yürüyüş yapabilirdik hem benim işim için uygundu hem de yaya olarak gezilebilirdi, özel ekipmanlara gerek duymuyordu.

"Eee nereye kuracağız kampı?" Diye sordu Işıl. Hemen etrafıma bakıp en doğru yeri seçmeye başladım. Bir yıldır her ay kamp yapıyordum. Mezun olalı bir yıl olmuştu yani. "Biraz daha ileriye gidelim. Burası hem kalabalık hem de tepelere uzak." Müjde'nin yüzüne bir dehşet ifadesi yerleşti. Kendini yormayı hiç sevmezdi. Onu bu kamp olayına ikna etmekte baya zorlanmıştık. Ama bize kıyamıyordum. Dışarıdan belli etmese de çok önemserdi sevdiklerini. Gerçi bir insanı kolay kolay sevmezdi.

Biraz daha yürüdükten sonra en güzel yeri bulmuştuk. "Hadi şimdi iş bölümü yapacağız. Ben çadırları kurararım Işıl; masa, sandalye ışıklar, yere oturmak için yolluklar ve benzeri şeyler sende, Müjde sen ocağı Işıl yerlerini belirledikten sonra masaya koy, şarjlı soğutucuyu aç yiyecekleri yerleştir kısaca mutfak kısmıyla sen ilgilen ve Hande sende bana yardım et çünkü bir çadırı hızlı kurarım ama dört çadır zorlar. İkisini sen ikisini ben yaparız."

Hepsi beni başıyla onayladı.

***

Yaklaşık bir saat sonra herşey hazırdı. Yanımız şarjlı soğutucu, kapsamlı kamp ocağı, bir sürü adaptör ve powerbank, pilli ışıklar ve tabi kamp ışığı almıştık. Saat öğlen bir buçuğa geliyordu. Gökdoğan kuşları bu saatlerde tepedeki yuvalarına olurlardı. Okuldaki biyoloji dersinin faydalarıydı bunlar "Ben tepeler gidiyorum bir bir buçuk saate gelirim." dedim.

"Ay dikkat et bak tepere çıkarken oyalanmadan hemen gel." Işıl'ın endişeli sesine gülümseyip "Tamam anne." dediğimde onla dalga geçtiğim için bana dil çıkarttı. Bu sefer gülümsemeyle yetinmeyip kahkaha atmıştım.

***

Yarım saattir yürüyordum ve toros tepelerine yeni gelmiştim. Hafif eğim başlamasıyla bir aitlik hissettim. Hem anne tarafından hem baba tarafında konyalı olunca üstüne birde her yıl köye gitmeden önce bir hafta antalyada otellerde kaldığımızı sayarsak bu his şaşırtıcı değildi.

Küçükken sık sık bu tepelerin önünde geçmiştim. Üniversiteden mezun olup resmiyen bir doğa fotoğrafçısı oluncada sık sık profösyönel ekipmanlarla gelmiştim.

Bunları düşünürken telefonum çaldı. Normalde sessize alırdım. Kuşlar korkup kaçabilirdi yoksa ama bu sefer kızlar arar ve ulaşamazlar diye almamıştım. Hepimizin özel internet paketi doluydu. Haberleşme de sıkıntı çekmeyecektik.

Telefonu elime alınca şaşırmıştım. Ozan arıyordu. Ozan'la liseden beri arkadaştık ama şu aralar - ki bu aralar baya uzun- konuşmamıştık. Daha fazla beklemeden telefonu açtım.

"Efendim."
"Nasılsın?"
"İyim, sen nasılsın? Ayrıca bir şey mi oldu normalde aramazsın?"
Ben bu cümleyi kurunca hafiften kıkırdadı. Oysa ben ciddi sormuştum.
"Bende iyim ve bir şey olmadı. Hem normalde aramadığım da nerden çıktı? Tamam kabul şu aralar çok konuşamıyoruz, bir sen meşgul oluyorsun bir ben ama bu o cümlenin doğrusunun 'Ayrıca ne oldu sen normalde hep arardın ' olduğu gerçeğini değiştirmez. Dimi?"

Bu sefer ben kıkırdamıştım. Hızlı konuşan biriydi. Bir cümleyi binlerce farklı şekilde kurabilirdi. Ben buna alışmıştım ama yeni tanışanlar onu dırdırcı bulup uzaklaşırdı.

İkimizde böyle arkadaş olmuştuk zaten. Lisede sınıfın o 'asosyal o ya' yada ' kendini gizemli göstermek için böyle yapıyor, ilgi manyağı' denilen kızı bendim. Biriside gelip sormamıştı birşeyim olup olmadığını.

Aslında asosyal bir insan değildim ama o dönem tam da anne babamın boşanma zamanıydı ve ben bunu pek de iyi atlatamamıştım. Ben hiçbir zaman ne tam dışa dönük olmuştum, ne de tam içe kapanık biri olmuştum. Hep ortada bir yerlerde gidip gelirdim.

Ozan da dışlanan bir çocuktu. Biz de sınıfın 'tuhafları' olarak birbirimize sahip çıkıp arkadaş olmuştuk.
"Haklısın, ozaman e ne var ne yok?" diye sanki birkaç aydır görüşüyormuşuz gibi devam etmiştim.

Memnun olduğu güldüğünü belli eden sesiyle belli oluyordu.

"Neler oldu neler,ama telefonda olmaz the sista kafede buluşalım? Özledim seni hem."

Üzgün bir nefes vermiştim.

"Üzgünüm, kızlarla kamptayız. Bir iki hafta beklemen gerek."
"Ah işte bu üzdü aylardır dedikodu yapmadım çatlıcam valla."
Ağlamaklı Bi şekilde söylediği şeye gülüp "Birde ayol de tam olsun. " dedim. O ise tam onluk bir hareketle:
" Çatlicam valla AYOL. " dediğinde gülmeyi bırakıp dev bir kahkaha attım. Oda bana katıldı.

Önümden bir kuşun geçmesiyle " benim kapatmam lazım fotoğraf çekmem gereken bir tür var." demem bir oldu. Konuşmaya dalıp yeterince yürümüştüm. Oda beni onaylayınca aramayı kapattık.

Kameramı ayarladım. Tepe kayıyordu ve hem kadraja bakıp hem odaklanmak çok zordu. Toros tepeleri tek kötü yanı kumlu yapısıydı.

Kadraja iyice odaklanıp beklemeye başladım. Birkaç saniye sonra bir gökdoğan kuşu öylesine bir dala kondu. Böylede çekebilirim ama daha fazla yaklaşıp dha iyi bir görüntü sağlamaya çalıştım.

Tam makinenin düğmesine basıcaktım ki ayağımın altındaki toprağın kaydığını hissettim. Kalbimin ortasında bir panik belirdi ve ben o panikle boşluğa tutunmaya çalıştım. Ama bu bir hataydı çünkü bu dengemi daha da bozdu. Ve son hissettiğim şey sert toprak ve sivri taşın başıma sertçe çarpması oldu.

***

Her yer karanlıktı. Hayır karanlık değildi ben gözlerimi açamıyordum. Birden bir ses duydum ve bedenimin yerden yükseldiğini hissettim. "Serkan sen hanfendinin telefonunu al, rehberden birini ara tamam mı?"
"Kamerayıda alalım"
"Al tabi al"

Son duyduğum cümle bu oldu. Sonra bilincim tamamen gitti ve ben tamamen karanlığa teslim oldum.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Nasıl bölüm ama. Ben yazarken çok eğlendim valla AYOL. EUFGEUFGUISFG. Neyse bir daha ki bölüm tüm karakterleri tanicaz. Zaten ucundan Spoiler verdim. Serkan Hım kim ki bu Serkan peki bizi taşıyan kim. Bir dahaki bölüme öğrenicez. İyi geceler bay bayyy

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

68okunma 4beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.