10. bölüm · Kalp Nizamiyesi

9. Bölüm

Beyazz 🌫️🤍

"Ya sen salsana artık beni!"

"Olmaz,canım sıkılıyor o yüzden seninle uğraşacağım." Alp Ege ve Alya'nın kavgalarını dinliyorduk ve gazinodaydık. Herkes bir yerde oturmuş takılıyorduk. Biz Bartu'yla yanyanaydık ve havadan sudan sohbet ediyorduk. Ayçiçek Kutay'a tatlı tatlı birşeyler anlatıyor, Kutay ise tüm umursamazlığıyla dinliyormuş gibi yapıp dinlemiyordu. Yağmur ile Atlas normal konuşuyorlardı ve Yağmur Atlas'ın her dediğine gülüyordu. Yağmurun böyle olduğuna aldırış edilmemeliydi,dağda canavarlaşıyordu. Geçen gün yakaladığımız ve öldüreceğimiz bir teröristin ağzına kocaman taş sokarken görmüştüm.

Sonra Bartu'yla tim hakkında konuşmaya başladık.

"Kutay neden böyle sert?"diye sordum.

"Geçmişte yaşadığı pek çok travması var ama aslında çok temiz kalplidir. Sevdi mi adam gibi sever ve yiğitliğine asla b*k sürdürmez."

"Ne yaşamış ki?"

"Gözünün önünde ailesine işkence ederek öldürmüş terörist p*çler. Beş yaşındaki kardeşi dahil. Kendi ise 15 yaşındaymış o zamanlar. O gün asker olmaya ant içmiş. Kutay'a sadece izletmişler. Zaten bu ona yetmiş. İşkenceden farkı nedir ki bunun?" Şimdi anlıyordum neden böyle olduğunu. Acılarla başa çıkma yöntemi buydu, duygusuzluk. Sonra Ayçiçek'in ne anlattığına odaklandık. Kek tarifi veriyordu. Ayçiçek'i çok severdim ama Kutay'ı kurtarmalıydım.

"Kutay! Koş bana karışık tost kap gel koçum!"dedim. Hemen koştu. Bizde diğerlerine odaklandık.

"Bartu,bence Alp Ege ile Alya Sena çok yakışıyorlar."

"Bizim gibi mi?"yüzünde tatlı bir tebessüm vardı. Ona alık alık baktım ve sonra

"Evet,bizim gibi..."dedim. Her zamanki gibi bileklerim ve kollarımı öpüp oralarda ilgileniyordu. Ne zaman beni öpecek olsa hep bileğimde nabzımı bulur oradan öperdi. Sekmezdi bu bilgi. Sonra ani olarak birşey farkettim.

"Lan Bartu! Atlas'ın bileğine bak lan çabuk!"dedim sessiz bir telaşla. Toka vardı ve bu tokanın Yağmur'un olduğunu biliyordum. Siyahtı ama üzerinde minik çiçekler vardı. Hemen ayağa kalktım ve patlattım. İntikam vaktiydi,geçen bana bu tokayı vermemişti.

"Yağmur,Atlas?"Hemen ayağa kalkıp

"Emredin komutanım."dediler.

"Yok yok emretmeyeceğim. Rahatta dinleyin."onlar pozisyon değiştirdi.

"Atlas, bileğini uzat bakalım Üstçavuşum"uzattı.

"Yağmur,bu senin geçen gün bana vermediğin toka değil mi?"dedim tek kaşımı kaldırarak.

"E-evet komutanım,o"

"Birincisi sevgili olduğunuz çok belli oluyor,
İkincisi bize söyleyebilirdiniz,
Üçüncüsü ise Puh sana! Ya beş dakika saçımı toplayacaktım bu sıcakta yaa, yazıklar olsun!"

"Ya komutanım o tam olarak öyle değil."

"Tamam sakin ol kızım,takılıyorum sadece geyik yani."dedim ve güldük.

Sonra Bartu'nun yanına tekrardan oturdum ve on saattir kavga eden Alp Ege ile Alya Sena'ya bakmaya devam ettik.

"Kes sesini artık lütfen!"dedi Alya. Alp Ege ise kahkaha atıyordu. Bartu ile Alp Ege çok yakın arkadaştı. Kardeş gibiydiler. Bartu kulağıma eğilip

"Eğer birine takılıyorsa onu seviyordur."dedi.

"Tahmin etmiştim bee!"dedim.

"Sus Ege!"

"Susmayacağım! Sen geçen gün ki olayı anlatmamı istemiyor musun şimdi?"

"Hayır Ege sakın öyle birşey yapma! Duydun mu beni!? Kes sesini otur şurada." Normalden biz asla komutanlarla böyle olmazdık ama bizim tim kardeş gibiydi.

"Bak 3 oldu ben senin komutanınım hee! Biraz daha kibar ol."hâlâ kahkahalar atıyordu.

"Sesinizi kesebilir misiniz Alp Ege komutanım?"

"Düşünmem lazım düşündüm kesemem."dedi tek nefeste.

"Neyse ben anlatacağım yaa! Şimdi geçen gün ben nizamiyeye gittim. Ağabeyi gelmiş Alya'nın. Ağabeyi ona kızıyordu. Bize kök söktüren kadına bak! Neyse işte. Sonra ağabeyi dedi ki "küçükken sen sinekten korktuğun için bağırıp çağırıp kaçıyodun,sonra bende drama Queen'liğine dayanamayıp seni camdan atmıştım. O günden beri daha salak davranıyorsun."Diyip güldü. Bende arkalarında güldüm vallahi. Neyseki zemin katmış birşey olmamış."

Timden birkaç kişi gülünce Alya'nın sinirleri gün yüzüne çıkmıştı.

"HEPİNİZ BANA OYNAYIN A*INA KOYAYIM!"Ege ise

"Alya,dur ben şaka yap-"derken

Alya hızla çıkıp gitti. Sonra Ege bize baktı.

"Gitsene oğlum peşinden kızın!"dedim. O da hemen koştu.

"Ben onun neden sinirli olduğunu biliyorum."dedim.

"Neden? Başka birşeye sinirli olduğu belli zaten. Normalde Alya'nın böyle bir kız olmadığını hepimiz biliyoruz."dedi Bartu.

"Ya dün annesinin yanına gittiğinde misafirler gelmiş. Sonra on ton laf etmişler kıza. "Sen kızsın bırak askerliği,asker kız mı olur,otur evinde, askerliği bırak başka meslek yap"tarzında şeyler söylemişler. O de demiş ki,"Siz burada rahat rahat dedikodunuzu yapın diye ben dağda soğuktan geberiyorum. Ben ve benim gibiler olmasa şuan Allah bilir hangi köşede can veriyordunuz?!"demiş ve bir hışımla evden çıkmış. Küçüklüğünden beri bu muameleyi görüyormuş. İnadına istediği mesleği yapmış ve asker olmuş. Aslan kızm benim!"

"Harbi aslan!"dedi Bartu. Kardeş gibiydiler Alya ile.

.

*Yazarın anlatımı*

Alp Ege askeriyede karış karış Alya'yı arıyordu. Ararken Asena komutanı da onu arayıp Alya'nın neden sinirli olduğunu anlatmıştı. Haklıydı kız,Alp Ege de çok üstüne gittiğini kabul ediyordu. Hatalıydı.

Zaten yaklaşık 2 senedir Alya'yı gördüğünde bir garip hissediyordu. Nedenini o da anlamamıştı ama hoşuna gidiyordu Alya onun. Sonra Hangar da buldu onu.

"Alya,"

"Ne var Ege!? Git başımdan!"

"Alya ben özür dilerim. Sadece şakalaşmak istemiştim."

"Tamam yok birşey."

"Var birşey Alya. Ayrıca neden sinirli olduğunu biliyorum. Asena komutanım söyledi."

"Off neden!"

"Gönlünü alabilmem için."

"Sen neden benim gönlümü alıyorsun ki! Alma, Allah Allah ya!"

"Gönlüm sende kalmasın diye..."

"Bu ne demekti şimdi?"

"Bilmiyorum Alya ama sana şöyle söyleyeyim. Nedeni bilmem ama ben 2 sene civarında bir süredir seni görünce heyecanlanıyorum,kalbim hızlanıyor. Biri sana birşey söyleyince gidip belasını s*kesim geliyor! Anlamıyorum,asla anlamıyorum bu hislerin sebebini,bir tahminim var ama bu tahmin gerçekse eline makinalıyı alıp kurşuna dizersin diye dile getirmiyorum. Bir garip old-"derken dudaklarının üzerine kapanan dudaklara eriyip gitti. Ne olduğunu ilk başta anlamasada sonra Alya'ya karşılık verdi. Yanaklarında ki elleri alıp omuzlarına koydu ve kendi ellerinide Alya'nın beline. Ayrıldıktan sonra Alya,

"Bu,hoşuna gitti mi?"

"Bayağı."dedi Ege,mal olmuştu sanki. Şaşkın şaşkın bakınıyordu.

"Bende seni Ege..."dedi Alya ve sarıldı.

"Ne yani kurşuna dizmeyecek misin?"

"Sesini kesmezsen onu da yapacağım."dedi ve sımsıkı sarılmaya devam etti. Alya Ege'nin kucağında,kollarının arasındaydı ve bacaklarını Ege'nin beline dolamıştı. Huzurla sarılmıştı. Ta ki onlar bu pozisyondayken harekat emriyle beraber tüm Ayyıldız oraya doluşuncaya kadar...

-----------------------------

Bir bölümün daha sonuna geldik,yorum yazın bu arada begeniyonuz mu? Ayrıca baraj koymuştum ama zaten hiçbir şeye yaramadı bende o yüzden attım yeni bölümü. Seviliyorsunuz byess🤍 ✨