11. bölüm · KALBİN ESİRİ

Bölüm 11: ŞİRKET GÜNÜ

Safiye Yalçınkaya

Sabah iş saatinde uyandım. Dün kızlarla bereber yorucu olsa da vakit geçiremek bana iyi gelmişti. Kendimi iyi hissettiğim için şirkete gidecektim. Kızlar ve Barkın dinlenmemi istiyorlardı ama gidicektim. Dün kızlarda şirekette yoktu zaten Asır ayrı bir dünyada yaşıyordu, bu yüzden işler birikmiş olmalıydı. Hızlı bir şekilde üzerime bir şeyler giydim. Birkaç üzerinde çalışmam gereken dosya ve çantamı alarak evden çıktım.

Şirketin otogarına arabamı park ettikten sonra asansöre binip ofisin olduğu katı tuşladım. Kızlar şimdiye kadar şirekte gelmiş olmalıydı. Asansör ofisin olduğu katta durunca hızla inip ofise adımladım. Kapıdan içeri girdiğimde herkes normal bir şekilde işinin başındaydı. Tam odamın olduğu koridora dönecekken gözüm Barkın'a ilişti. Yine her zaman olduğu gibi siyahlar içindeydi. Bir stajyer kadının başında çizimi ile ilgileniyordu. Barkın kadına uzaktı ama kadın fırsat buldukça Barkın'ın dibine kadar sokuluyordu. Bunu daha yürürken görmüştüm. Barkın dikkat çeken biriydi, dikkat çekme nedeni ise çok açık bir şekilde ortadaydı. Kendi odamın olduğu koridora dönecekken arkamdan bana seslenilmesiyle adımlarımı durdurdum.
" Şirketimizin biricik asistanı gelmiş. Nasılsınız Rüya Hanım? " bunu söyleyen tabii ki de Oğuzhan'dı. Yüzümdeki tebbessüm ile Oğuzhan'a dönerken gözlerim Barkın'a değdi. Oğuzhan'ın gür sesini duyup bu tarafa bakınca beni görmüştü. Yüzündeki ifadeye bakmadan bakışlarımı Barkın'dan çekip Oğuzhan'a baktım.
" İyiyim Oğuzhan Bey siz nasılsınız? " Dediğimde suratındaki o oyunbaz ifadeden yanındaki Yaren'i sinir edeceğini anlamıştım.
" Yaren ile ne kadar iyi olunursa o kadar " dediğinde Yaren bunu bekliyor olacak ki Oğuzhan'a sen iflah olmazsın der gibi baktı ve
" Pes artık! Kelimelerimin tükendiği noktadayım. Lütfen beni işiniz olmadığı sürece çağırmayın " diyerek ilerledi. Tam benim yanımdan geçerken ise kısık sesle
" Adam tehlikeli diye ağzımızı da açmaya korkuyoruz " dediğinde ufak bir kahkaha attım. Yaren öldürülüp kimsenin bulamayacağı bir adaya atılacağını da bilse yine konuşurdu. Oğuzhan'a döndüm ve
" Arkadaşımla uğraşma istersen yoksa kimin daha tehlikeli olduğunu bizzat kendi gözlerin ile görürsün " diyerek odama doğru ilerlemeye başladım. Arkamdan Oğuzhan resmen bütün ofisin duyabileceği sesle
" Saf, narin, nazik dediğimiz Rüya Hanım'a bak beni canım ile tehtit ediyor! İnanamıyorum! " Dediğinde kahkaha atmamak için elimle ağzımı kapattım. Odamın kapısının önüne geldiğimde açıp içeri girdim. Koltuğuma oturdum ve evden getirdiğim çizim dosyalarını incelemek için açtığım sırada kapı açıldı. Kapıya baktığımda gelen Barkın'dı. Bana bakarak
" Nasılsın daha iyi misin? " Kafamı salladım ve
" Evet. Bugün iyi hissettiğim için gelmek istedim hem dosyalarda birikmişti " dedim. Barkın gözlerini kısarak
" Sen öyle diyorsan, öyledir " dedi ve kendi odasının kapısına ilerledi tam kapıyı açacakken bana dönüp
" Gelen biri olursa müsait değil dersin ve ayrıca senden başka kimse gelmesin " diyerek odasına girdi. Barkın odasına girdikten sonra tekrar önümdeki dosyaya döndüm ama bir türlü odaklanamıyordum. Kalabalık olan dosyama bir türlü odaklanamadığım için onu kaldırdım ama onu da mutlaka bugün bitirmem lazımdı. Stajyerlerin çizimlerinin olduğu dosyayı aldım ve her çizimin eksiklerini tek tek not almaya başladım. Dosyayı tamamen bitirdiğimde masama bıraktım. Kendime kahve almak için ayağa kalktığım sırada kapı üç defa çalınıp ardından açıldı. Gelen kişi sabahki Barkın'a çizimlerini gösteren Eda'ydı. Aslında çizimlerini göstermek değilde başka şeyleri göstermeye çalışan Eda desek daha doğru olurdu. Üzerindeki gömleğin düğmelerini göğüs çizgisini gözterecek kadar açmıştı. Altındaki eteği ise her açıdan belli olacak derecede epeyce çekmişti. Elinde dosya vardı ama dosya için gelmediği çok belli oluyordu. Bana bakarak
" Barkın Bey içeride mi Rüya Hanım? " Dedi. Derin bir nefes aldım ve
" İçeride Eda. İçeride ama kimsenin girmemesini bir şey olduğunda ise benim iletmemi istedi " dediğimde gülerek
" Ben sadece beni uyardığı çizimleri gösterip çıkacağım uzun sürmez " dedi. Daha fazla uğraşmak istemediğim için
" Tamam Eda geçebilirsin " dedim. Yüzündeki zafer gülümsemesi ile kafasını sallayarak yanımdan geçti. Ben ise hızlıca odadan çıkıp mutfağa kahve yapmaya gittim. Kahvemi hazırladığım yerde aklıma az önceki olay geldi. Belki de Barkın, Eda'yı bilerek dosyalarına bakmak için çağırmıştı. Aralarında bir şeyler de olabilirdi çünkü Barkın Bey zaten genç bir adamdı Eda ise her açıdan ona uygun olabilir bir kadın niteliğindeydi.

Kahve makinesinin, kahvenin hazır olduğu anlamına geldiği o sesi ile düşüncelerimden ayrıldım. Hazır olan kahvemi alarak mutfaktan çıktım. Odama doğru yavaşça adımlarken arkamdan
"Rüya Hanım! " Diye ses gelmesi ile yavaşca ardıma baktım. Bana seslenen kişi bir tane kadın stajyerdi.
" Kusura bakmayın, rahatsız ediyorum ama bir dakika bakar mısınız? Yardımınıza ihtiyacım var" bu kadar kibar olmasına karşılık gülerek
" Tabii. Nasıl yardımcı olacağım? " Dediğimde sanki ona dünyanın en iyi haberini vermişim gibi gülümsedi. Ben de odaya geç gitmek istediğim için stajyerim ile ilgilenerek biraz vakit kaybedebilirdim. Stajyerin yanına yaklaşırken bana açıklamaya başladı
" Benim çizimimi bugün teslim etmem gerek ama hâlâ bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Siz kesinlikle anlarsınız bana yardımcı olabilir misiniz? " Dediğinde ona gülümseyerek
" Her zaman " dedim ve kahvemi masanın üzerine bırakıp, çizimine baktım. Çok güzel bir çizimi vardı ve çok küçük detayları görememişti ama bunu hissedip bana sorması çok iyi bir şeydi. Ona nelerin eksik olduğunu söyleyip neleri düzeltmesi gerektiğini söyledim. Çizimini ise yarın istediği bir vakitte bırakmasını söyledim çünkü çok güzel bir çizimdi ve eğer bugün bitirmek için hızla yaparsa çizim ziyan olurdu. Stajyer bana gülümseyerek
" Çok teşekkür ederim Rüya Hanım. Bugün bir türlü odaklanamadığım için anlayamamışım " dedi. Ona gülümseyerek
" Hiç sorun etme bugün bende tuhaf bir şekilde odaklanamıyorum " dedim. Tam geriye doğru adımladığımda resmen Barkın ile çarpışıyordum. Burada durmuş bizi mi izliyordu. Tam ağzımı açacaktım ki stajyer bana
" Rüya Hanım kahvenizi unuttunuz " dedi. Arkamı dönüp kahvemi elime aldım ve kadına gülümseyerek
" Teşekkürler" dedim. Tekrardan Barkın'a döndüğümde bana
" Gitmeden önce haber etseydin. Ayrıca odama kimseyi almaman gerektiğini de söylemiştim " dedi. O an kafamı çevirip Eda'nın olduğu tarafa baktım bize dik dik bakıyordu Barkın onu bozmuş olmalıydı. Tekrardan Barkın'a dönüp
" Kahve almak için çıkmıştım ayrıca Eda da ısrar ettiği için bir şey diyemedim " dediğimde
" Neden? " Dedi. Derin bir nefes alıp
" Senin dosyalarına bakmak için çağırdığını düşündüm " dediğimde kaşları hafifçe çattı ardından dudağının bir kenarının yukarıya kaymasıyla çapkın gülüşünü serdi. Söylediğim şeyden başka bir anlam mı çıkardı diye düşünürken bir an aklıma gelen şeyle şok oldum. Onu kıskandığımı düşünmüyordu değil mi?
Tam ağzımı açacakken yüzünden o çapkın gülüşünü silmeden yana kaydı. Bunun ne anlama geldiğini bildiğim için nefesimi dışarı vererek yanından geçtim. Arkamdan geldiğini biliyordum.
" Bu arada tam olarak neye odaklanamıyorsun? " Dediğinde kafamı ona çevirdim. Omuzumun birini kaldırıp indirerek
" Bir tane dosya var, çok karışık. Ona odaklanamadım ama şirket kapanmadan hallederim " dedim. Kolundaki saatine bakıp
" Şirketin kapanmasına bir saat var birlikte yapalım hem benim de işim bitti " dedi. Kendisine bakıp
" Hayır ben yaparım. Senin işin bitmiş zaten sen yorulma " dediğimde sanki dünyanın en önemsiz şeyini söylemişim gibi umursamayarak
" Olabilir " dedi. Daha fazla üstemelemedim. Odanın kapısına gelince kapıyı açıp içeri girdim. Masama yaklaşık koltuğuma oturdum. Barkın da karşımdaki koltuğa oturdu. Dosyayı aldım ve ortaya bıraktım. O dosyayı incelerken ben kahvemi elime aldım ağzıma götürüp bir yudum içtim ama buz gibi olmuştu. Yüzümü ekşiterek tekrar yerine indirdim.

Barkın'ın rahat bir şekilde oturmadığı gayet ortadaydı. Sürekli yerinde kıpırdanıyordu. Tabii o cüsse ile çok normaldi. Dayanamadım ve gülümseyerek
" İstersen gel benim yerime otur. Rahat oturamıyorsun belli " dediğimde kafasını kaldırıp bana baktı. Gözleri yine gülüşüme takılmıştı. Ne zaman ona gülümseyerek baksam ilk dikkatini çeken tuhaf bir şekilde gülüşüm oluyordu.
" Bu sefer de sen rahat edemezsin " dediğinde
" Senin kadar cüsseli olmadığım için bence rahat ederim " dedim. Sandalyemden kalktığımda o da kalkmıştı. Yerine oturduğumda o da benim yerime geçerken
" Cüsseli olduğum çok mu dikkatini çekiyor " dediğinde bir an şaşırdım ama bozuntuya vermeden
" İnan ki belli olunmayacak gibi değil " dediğimde kaşlarını hafifçe kaldırarak koltuğuma oturdu.
Bir saat boyunca kesintisiz bir şekilde dosya üzerinde çalışmıştık. Şirketin kapanma saatine yakın ise bitirmiştik. Barkın bana yardım etmeseydi bu dosyanın yarına kalacağını anlamıştım. İşimiz bittiğinde dosyayı masama bıraktım. Barkın odasına gidip telefonunu ve arabasının anahtarını aldı. Ben de çantamı toparladım. Beraber odadan çıktık ofisin ortasına geldiğimizde Oğuzhan, Turan, Yaren ve Gece vardı. Bugün kızlarla pek karşılaşmamıştım günümüz yoğun geçmişti. Kızlar beni bekliyorlardı yüksek ihtimalle Barkın'ı da Oğuzhan ve Turan bekliyordu. Yanlarına ulaştığımızda Oğuzhan bana korkar gibi bakıyordu. Bunun nedeni ise sabahki olaydı.

Hep beraber konuşarak şirketten çıktık. Barkın, Oğuzhan ve Turan bizden ayrılıp arabalarına bindiler. Bizim gitmememizin nedeni ise Yaren'i. Yaren, Gece ve bana dönüp
" Kızlar bugün bara gidelim mi? Hep kafa dağıtmış oluruz " dediğinde Gece gözlerini büyüterek Yaren'e baktı. Benim de pek bir farkım yoktu açıkçası. Gece
" Yaren bu saate mi? Hem ne işimiz var! " Dediğinde Yaren kaşlarını çatarak
" Gece eğleneceğiz biraz. Ben bunda bir sorun göremiyorum. Kafa da dağıtmış oluruz iyi gelir " dediğinde bana da biraz mantıklı gelmişti. Son zamanlarda olan olaylardan bende bunalmıştım. Yaren bir şekilde bizi ikna etmeyi başarmıştı. Kızlarla sözleşip hazırlanmak için evlerimize dağıldık.