8. bölüm / 19
KALBİMİN ÇALIŞMA SAATLERİ7. Bölüm
Bölümler 19Şu an: 7. Bölüm
- 1 Tanıtım182 kelime
- 2 1. Bölüm1.044 kelime
- 3 2. Bölüm1.102 kelime
- 4 3. Bölüm1.115 kelime
- 5 4. Bölüm810 kelime
- 6 5. Bölüm959 kelime
- 7 6. Bölüm914 kelime
- 8 7. Bölüm659 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8. Bölüm1.058 kelime
- 10 9. Bölüm820 kelime
- 11 10. Bölüm1.302 kelime
- 12 11. Bölüm1.049 kelime
- 13 12. Bölüm ( hayat şaşırtı hep zaten)727 kelime
- 14 13. Bölüm472 kelime
- 15 14. Bölüm537 kelime
- 16 15. Bölüm1.215 kelime
- 17 16. Bölüm1.149 kelime
- 18 17. Bölüm1.151 kelime
- 19 18. Bölüm (final)1.081 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabaha kadar yatağın içinde döndüm durdum Of ne güzel söylemeseydin sabaha kadar uyuyacaktım Allah'ım yarabbim iki gün sonra ne yapacağım ben neyse bunu iki gün sonra düşünürüm şimdi aklımdan geçen tek şey kahvaltı.
Ama kahvaltıyı evde yapmayacağım dışarıda yapacağım hem sonra biraz gezerim.
Hazırlanıp evden çıktım önce kahvaltı için güzel bir yere gittim yaklaşık bir buçuk iki saat uzun uzun kahvaltı yaptım daha sonra hesabı ödeyip oradan çıktım AVM'ye gittim biraz alışveriş yaptım maaşım yatmıştı çok iyi olmuştu aslında hem kirayı ödemiştim hem de bana para kalmıştı.
En son tekrar bir giyim mağazasına girdim Oha ne kadar güzel bir elbise elbiseyi hemen asılı olduğu yerden indirip aynanın karşısına geçtim şöyle üzerimde bir tuttum bence bedeni de olur ya ama karar veremedim.
Ahmet; çok yakışacak bence al
Duyduğum sesle ilgili de Oha lan bunun burada ne işi var bu daha dün hastaneden çıkmadı mı o kadar korktum ki elbise elimden düştü ilk hamlem elbiseyi yerden almak oldu.
Siz; a- Ahmet bey sizin burada ne işiniz var?
Ahmet; senin ne işin varsa
Siz; ama siz daha dün hastaneden çıktınız yani dinlenmeniz gerekmiyor mu?
Ahmet; gayet iyiyim elbiseyi alacak mısın?
Siz; bilmem daha bakmadım neyse daha sonra bakarım ben gideyim artık
Ahmet; nereye ya şu an iş dışındayız merak etme seni çalıştırmayacağım
Siz; ondan değil ya gideyim ben artık zaten uzun zaman oldu buraya geleli
Ahmet; O elbiseyi bir kere dene öyle git
Siz; yok denemiyeyim hatta gideyim ben
Ahmet; nehir elbiseyi dene
Çattık ya kardeşim denemek istemiyorum ya Allah Allah üf kurtuluş yok mecbur deneyeceğim.
Elbiseyi alıp kabine gittim hızlıca giyinip çıktım hala buradaydı gitmiştir diye umuyorum ama nafile elbise üzerimde görmeden gitmeyecek.
Ahmet; çok yakışmış
Siz; hı hı evet
Ahmet; kasaya gidelim de ödemeyi yapalım
Siz; evet ödiyeyim de gideyim
Ahmet; ben ödicem
Siz; gerek yok Ahmet bey daha neler
Ahmet; gerek var ki ödüyorum
Siz; ama
Ahmet; ne çok konuşuyorsun sen hadi kasaya
Mecburen gittim o ödedi elbiseyi eve giderim diye umuyordum ama daha başka bir sürü şey aldı sanrımı aklınca teşekkür ediyor neyse en son bitirdik alışverişi eve bırakmayı teklif etti ne kadar yok desem de illa bırakıcma dedi bir şey demedim.
Birlikte arabaya bindik arka koltukta yan yana oturuyorduk arabayı şoför kullanıyordu.
Ahmet; bu gece için bir planın var mı?
Siz; hayır yok
Ahmet; iyi 8 de alırım seni
Siz; aa ne?
Ahmet; nesini anlamadın 8 de alırım seni yemek yeriz teşekkür yemeği
Siz; buna gerek yok gerçekten
Ahmet; nehir uzatma 8 de hazır ol ve ayrıca o elbiseyi giy
Sakin ol nehir sadece sakin ol çok inatçı gidicem o yemeğe.
Siz; peki nasıl isterseniz
Ahmet; iyi afferin
Beni eve bırkatı Allahım ya ne bu mecburum sanki neyse ya katlanıcaz artık.
Akşam olmuştu çoktan bu gün alınan elbise yı giydim altına siyah ince topuklu ayakkabı giydim saçlarımı dalgalı bir model yapıp hafif de makyaj yaptım ve hazırım saat 8 olmuştu bile telefona gelen mesaj la aşağıya indim Ahmet bey gelmişti siyah takım elbiseden vazgeçmemişti. Oldukça yakışıklı bir çok kızın hayali olan bir erkek.
Ahmet; gidelim
Arabaya geçtik bu sefer kendi kullanıyordu yaklaşık yarım saat süren araba yolculuğunun ardından şık bir boğaz manzaralı restorana geldik tam da Boğazı gören bir masaya oturdum neyse en azından centilmen oturmam için sandalyeyi de çekti. Her şey iyi hoşta biraz kasıntı bir ortam.
Ahmet; sorun ne yerin rahat değil mi?
Siz; yok da
Ahmet; sorun ne peki?
Siz; pek emrivaki sevmem de
Ahmet; haklısın biraz emrivaki oldu ama direkt sorsaydım hem sana biraz tuhaf gelicekti hemde kabul etmicektin
Siz; bunlara gerek yoktu kim olsa aynını yapardı
Ahmet; emin ol yapmazdı her kes karakterine göre davranır
Siz; haklısınız
Dakikalara geçmişti yemeklerimiz gelmişti ama ben utançtan bakamıyodum bile hâlâ konuyu açmadı.
Ahmet; nehir neden yerinde durmuyorsun
Siz; Ahmet bey gerçekten sormicakmısınız?
Ahmet; neyi?
Siz; yapmayın Ahmet bey yani
Ahmet; şşt ne dedim iki gün sonra dimi şimdi boşver onu ve yemeğinin tadını çıkart
Siz; peki nasıl isterseniz
Dedim ve boğazıma takıla takıla yemeğimi bitirdim nihayet stresli geçen akşam yemeği bitmişti ve nihayet evime geçebildim.
Bölüm etkileşimi
