2. bölüm / 19
KALBİMİN ÇALIŞMA SAATLERİ1. Bölüm
Bölümler 19Şu an: 1. Bölüm
- 1 Tanıtım182 kelime
- 2 1. Bölüm1.044 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2. Bölüm1.102 kelime
- 4 3. Bölüm1.115 kelime
- 5 4. Bölüm810 kelime
- 6 5. Bölüm959 kelime
- 7 6. Bölüm914 kelime
- 8 7. Bölüm659 kelime
- 9 8. Bölüm1.058 kelime
- 10 9. Bölüm820 kelime
- 11 10. Bölüm1.302 kelime
- 12 11. Bölüm1.049 kelime
- 13 12. Bölüm ( hayat şaşırtı hep zaten)727 kelime
- 14 13. Bölüm472 kelime
- 15 14. Bölüm537 kelime
- 16 15. Bölüm1.215 kelime
- 17 16. Bölüm1.149 kelime
- 18 17. Bölüm1.151 kelime
- 19 18. Bölüm (final)1.081 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazarın ağzından...
Şubat ayının soğuk günleri taşı toprağı ağacı yıkayan Yağmur dinmiş gökyüzündeki koyu siyah bulutlar yerini açık renkli gri bulutlara bırakmıştı.
Hafif esen rüzgar nehir'in kumral saçlarını geriye doğru savuruyordu. Aslında ne soğuk hava ne de dondurucu ayaz onun umurunda değildi. Gözleri dolu dolu ilerliyordu kendi yolunda daha dün işten çıkarılmıştı çünkü.
Ve bu hiç de iyi değildi çünkü kira günü yaklaşıyordu ve henüz kirayı denkleştirememişti ayrıca iş yerinde de haksız yere çıkarılmıştır patronun yeni torpilli iş başvurusunda bulunan kişi işe almak için o işten çıkarılmıştı ayrıca son zamanlarda işinde gayet yükselme yaşamıştı terfi beklerken işten atılmak hiç de onun beklediği gibi bir şey değildi.
Kendi içinden Allah'ım ne yapacağım ben lütfen yardım et bana diye dua ederek yalvarıyordu daha önce çok zor zamanlar yaşamıştı ama böylesi ilk defa karşısına çıkıyordu hayatı kolay değil de ailesini küçük yaşta kaybetmişti.
Ve doğup büyüdüğü memleketten ayrılıp İstanbul'a gelmek zorunda kalmıştı İstanbul'un tam da yerlisi sayılmazdı daha zar zoruna 2 yıldır buradaydı ama 2 yıldır devamlı bir işi vardı şimdi de o işini kaybetmişti.
Nehir çaresizce sahile geldi hafif rüzgarda oynayan su dalgalarını seyrederken boş bir banka oturdu.
Bu sırada Ahmet küçük yeğeni neşeyi gezmeye çıkarmıştı. Boş vaktini hep yeğeni ile değerlendiriyordu çünkü ona bu hayatta en iyi gelen şey oydu aslında.
Ahmet neşe'nin Yağmur birikintilerine basarak suyu sıçratmasını izlerken daha önceki geçirdiği acı zamanları hatırladı biraz. Tam bir buçuk yıl boyunca zalim bir adamın elinde esir tutulmuştu ve herkes onu ölü biliyordu her gün çeşitli işkencelere maruz kalmış vücudunun birçok yerinde derin izler kalmıştı bu izleri isterse lazerle sildirebilirdi ama o bunu hiçbir zaman istemedi Ahmet'e göre onu öldürmeyen şey ona güç veriyordu.
Düşünceler öyle de almıştı ki küçük yeğenine bakmayı unutmuştu etrafına bakındı ama onu göremedi telaşla her tarafa bakmaya başladı etraftaki insanlara da sordu ama etrafta çok kimse yoktu bu havada kim dışarı çıkar ki.
Allah'ım ne yapacağım ben küçücük bir çocuğa sahip çıkamadım abime yengeme ne diyeceğim ben şimdi diye söylenerek etrafta neşe'yi aramaya başladı.
Tamam sırada Neşe nehir'in olduğu yere kadar gelmişti nehir gözlerini yere dikmiş çaresizce bakıyordu aslında gözlerinden Bir Damla yaş süzüldü beton zemine.
O sırada gözleri neşeye takıldı.
Nehir in ağzından...
Bu küçük kızın burada ne işi var diyerek ayağa kalktım etrafıma bakındım ama kimseyi göremedim bu havada ve burada bu küçücük kız ne arıyor burada tek başına yanına gittim üşümüştü elleri titriyordu ellerine avuçlarımın arasına aldım biraz oluşturdum sıcak nefesimi üflerim.
Siz; merhaba tatlım annen baban nerede senin tek başına mı geldin buraya
Cevap vermedi tahmin ediyorum ki 3-4 yaşlarında.
Siz; hey benden korkmana gerek yok sana zarar vermeyeceğim kiminle geldin buraya?
Neşe; ama amca
Siz; amcanla mı geldin peki ya nerede?
Etrafıma bakındım ama kimseleri göremedim eğer amcasıyla geldiyse amcası çok sorumsuz biri.
Küçük kızın elinden tutup geldiği yönün hangisi olduğunu bilmeden sağ tarafa doğru ilerledim biraz konuşmak istedim ama sordum hiçbir soruya cevap vermedi.
Allah Allah nereden bulacağım şimdi amcasını.
Ahmet in ağzından...
Allah'ım sen bana yardım et ne yapacağım ben küçücük kıza sahip çıkamadım neredesin ya Neşe.
Neşe Neşe diye bağırdım etrafta birkaç kişi vardı onlara sordum ama görmediklerini söylediler küçücük kız nereye kayboldu kalbim deli gibi atıyordu nereden bulacağım ya ben.
Büyümüş gözlerimin etrafa bakarken gördüm onları kadının biri kolundan tutmuş ne yapıyor ya yeğenimi mi kaçırıyor hemen koştum yanlarına.
Nehir in ağzından...
Biz sahil boyunca ilerlerken adamın biri geldi gelince yakışıklı uzun boylu beyaz tenli.
Neşe diye bağırmaya başladı bu küçük kızın adı Neşe mi?
Yanımıza geldi hemen neşeyi kucağına aldı büyümüş gözleriyle bana tuhaf bir şekilde bakıyordu.
Ahmet; sen ne hakla yeğenimi kaçırmaya çalışırsın?
Siz; ne ne kaçırması delirdin mi kendine gel!
Ahmet; görmedim sanki polisi aradım birazdan gelirler bu yaptığının bedelini ödeyeceksin
Siz; ya saçmalama ne kaçırması o küçük kız yanıma geldi ben de etrafta kimi kimsesi var mı diye bakındım yardım ettim ne kaçırması
Ahmet; aynen kesin öyledir polisi anlatırsın derdini
Siz; manyak mısın sen ya
Daha konuşmaya bile fırsatım olmadan polisler geldi apar topar araca bindirdiler beni onlar da arkamızdan geldi ne yaptıysam da ikna edemedim bir türlü bu manyak adam yeğenimi kaçırmaya çalıştım deyip duruyordu.
Karakoldaki memurlara da ne yaptıysam kendimi inandıramadım.
Siz; bakın memur bey ben bu küçük kızı kaçırmaya çalışmadım yemin ederim ben sahilde oturmuştum yanıma geldi tek başına olmasına şaşırdım sordum kimle geldin diye amcam dedi ben de belki amcasını buluruz diye elini tutup etrafına bakınmaya başladım
Ahmet; yalan söylüyor komiserim inanmayın sakın gördüm ben
Polis; doğru mu bu kaçırmaya mı çalıştınız?
Siz; hayır tabii ki de ya böyle işlerle uğraşmam ben neden kaçırmak isteyeyim ki çok saçma ben sadece yardım etmek istedim
Ben derdimi anlatmaya çalışırken bir adam ve bir kadın geldi Küçük kızın annesi ve babası ben durumu onlara da anlatmaya çalıştım ama bu diğer manyak ısrarla yeğenimi kaçırmaya çalıştı diyor.
Siz; gerçekten kızınızı kaçırmaya çalışmadım ben sadece yardım etmek istedim
Derdimi anlatmaya çalıştığım gibi kimse beni dinlemiyor artık sinirlenmiştim gözlerim de dolmaya başlamıştı yaptığım iyiliğin karşılığı bu mu olmalı.
Ahmet; sakın inanmayın yenge yalan söylüyor insanlar ne kadar ikiyüzlü görüyorsunuz siz de
Siz; sen manyak mısın kardeşim ya kaçırmaya çalışmadım diyorum
Kimse bana inanmıyordu ne polisler ne çocuğun annesi babası ne de başka biri sen beni nezarethaneye götüreceklerdi ki iki tane lise çağında genç kız geldi kızlardan biri öne atladı.
"Memur bey bu ablanın hiçbir suçu yok biz gördük gerçekten de kız kaybolmuştu hatta konuşmalara kulak misafiri olduk tam biz gelip her şeyi bu beyefendiye anlatıyorduk ki polisler geldi"
Bunu duyunca herkes yerinde kalakaldı ben rahatladım çünkü masum olduğumu ispatlanmıştı.
Polis; doğru mu bu?
Kız; evet memur bey doğru ya Bir de şu kıza bir bakar mısınız sizce onda birini kaçıracak ya da zarar verecek bir tip var mı allah aşkına biz gördük diyorum yani biz bu kızı tanımıyoruz kesinlikle ona yardım etmeye çalışmıyoruz ama gerçekten yani duyduk kızı kaçırmak istemez
Nihayet ikna olmuşlardı kızın amcası olacak manyak da ikna olmuştu ki mahçup gözlerle bakıyordu bana polisler beni bıraktı ben hiçbir şey söylemeden oradan çıkıp gittim ama giderken de süt cümleler döküldü ağzımdan.
Siz;gerçekten size inanamıyorum ben iyilik yapmaya çalışıyorum siz beni kızınızı kaçırmakla suçluyorsunuz vicdanınız var mı bir sorgulayın bence
Bu sözlerden sonra hızla oradan çıktım daha fazla başıma ne gelebilir ki gözlerimden akan yaşları sildim ve otobüs durağına gittim...
(Evet arkadaşlar ilk bölüm böyleydi 2. bölümü de birazdan yazmayı düşünüyorum umarım beğenirsiniz herkese iyi okumalar hepinizi seviyorum teşekkür ederim)
Bölüm etkileşimi
