6. bölüm / 19
KALBİMİN ÇALIŞMA SAATLERİ5. Bölüm
Bölümler 19Şu an: 5. Bölüm
- 1 Tanıtım182 kelime
- 2 1. Bölüm1.044 kelime
- 3 2. Bölüm1.102 kelime
- 4 3. Bölüm1.115 kelime
- 5 4. Bölüm810 kelime
- 6 5. Bölüm959 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 6. Bölüm914 kelime
- 8 7. Bölüm659 kelime
- 9 8. Bölüm1.058 kelime
- 10 9. Bölüm820 kelime
- 11 10. Bölüm1.302 kelime
- 12 11. Bölüm1.049 kelime
- 13 12. Bölüm ( hayat şaşırtı hep zaten)727 kelime
- 14 13. Bölüm472 kelime
- 15 14. Bölüm537 kelime
- 16 15. Bölüm1.215 kelime
- 17 16. Bölüm1.149 kelime
- 18 17. Bölüm1.151 kelime
- 19 18. Bölüm (final)1.081 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün iş yerine her zamankinden erken geldim çünkü bugün toplantımız vardı ve sunum dosyalarını en iyi şekilde hazırlamam gerekiyordu bu benim işim değil ama Ahmet bey bana yaptırıyor neden diye sormayın çünkü kendisi gıcık bir insan.
Her şey hazırladım son bir kez toplantı odasına baktım ve eksik bir şey var mı her şey dört dörtlük olmalı yoksa bu adam benim burnumdan fitil fitil getirir bunları.
Her şeyi tamamlayıp da toplantı odasından çıktım tam o sırada Ahmet bey de burun buruna geldim öyle olunca biraz utandım tabii birkaç adım geri attım.
Ahmet; her şey hazır mı?
Siz; Evet eksiksiz isterseniz siz de bir kendiniz girip bakın
Ahmet; gerek yok sen eksiksiz diyorsan öyledir zaten
Siz; tabii nasıl isterseniz
Ahmet; sabah kahvemi unuttun galiba?
Siz; hiç unutur muyum masanıza bıraktım
Ahmet; ama sormuştur
Siz; tekrar getiririm
Bu sefer verecek bir cevabı yoktu. Neyse bir şey söylemeden odasına gitti kahve soğumamıştı ama yine de gıcıklık olsun diye bana yeni kahve getir dedi Bir şey demeden yeni kahvesini alıp getirdim bu sefer bir şey söylemedi.
Ben de işlerimi hallettim ama bir tuhaflık vardı Ahmet Bey'in geniş odasında köşeye konulmuş bir masa daha vardı.
Ahmet; masa ne için sormayacak mısın?
Siz; hayır oraya koyduysanız bir bildiğiniz vardır zaten
Ahmet; sendeki kafanın yarısı bende olsa gerçekten hayatım çok daha güzel olurdu
Ne demek istedi şimdi bu bana hiçbir şey umursamıyor musun diyor nelerle uğraştığımdan haberi yok.
Ahmet; o masa senin için
Siz; benim için mi?
Ahmet; Evet bir şey isteyeceksem seni şirketin içinde bulmam çok zor oluyor arayıp haber verene kadar da isteyecek şeyin hevesi kalmıyor o yüzden bundan sonra işlerini bu odada bu masada oturarak halledersin
Siz; peki nasıl isterseniz
Ahmet; itiraz etmeyecek misin?
Siz; hayır nasıl uygun görürseniz
Ahmet; peki çıkabilirsin son bir kez toplantı odasında eksik var mı diye kontrol et
Siz; baş üstüne efendim
Yüzündeki ifadeyi görmeniz lazım kesinlikle çok kız gıcık oldu hep sen mi gıcık edeceksin biraz da ben gıcık edeyim neyse toplantı odasında bir eksik yok ama ben yine de bir bakayım bir eksik çıkarsa bu adamın dilinden kurtulamam.
Saatler geçti ve nihayet toplantı saati geldi Ahmet bey ile beraber toplantıya girdik ben pek bir şey yapmadım sadece sunumları falan hazırladım geri kalanı Ahmet bey Oğuz bey ve geri kalan şirket çalışanlarının işiydi. Toplantı sorunsuz geçti ve tam da istediğimiz gibi bir sonuca bağlandı anlaşma sağlanmıştı.
Toplantı bitti herkes dağıldı en son Oğuz bey Ahmet bey kaldı ben de toplantı odasını düzenliyorum.
Oğuz; çok iyi bir anlaşma sağlandı bunu kutlamamız lazım
Ahmet; akşama bir şeyler yaparız yengeyi de alırsın kutlamaya gideriz
Oğuz; harika olur sen de gelsene nehir?
Ben konuşulanlarla ilgilenmediğim için pek duymamıştım aslında ama adımın geçtiğini duyunca elimdeki işi bırakıp onlara döndüm.
Siz; efendim Oğuz bey bir şey mi dediniz?
Oğuz; çok iyi bir iş bağladık e sen'in payını da büyük tabii kutlama yapacağız akşam sen de bize katılmaz mısın diye soruyordum
Siz; sanmıyorum Oğuz bey hem sizi ailecek çıkacaksınız ben rahatsızlık vermeyeyim zaten yapmam gereken işler de var
Oğuz; ne işi ya bildiğim kadarıyla bir işim yok öyle değil mi Ahmet?
Ahmet; işi çıkarabilir belli olmaz
Oğuz; Ahmet!
Ahmet; ben bir iş çıkarmam tabii ki de yani kendi özel hayatında bir işi olabilir
Siz; Evet tam da Ahmet Bey'in dediği gibi faturaları yatırmam gerekiyor yani katılamayacağım ama teklifiniz için teşekkür ederim
Oğuz; peki sen bilirsin
Neyse toplantı odasını bitirdikten sonra Ahmet Bey'in odasına gittim O da elindeki evrakları inceliyordu.
Ahmet; muhasebeye kadar inelim işimiz var
Siz; tabii
Beraber asansöre bindik boyu ne kadar da uzunmuş benim de uzun ama yine de yanında biraz kısa kalıyorum sanki.
Asansörün aynısından baktım yan yana durunca bizi görenler çift sanabilir ama patron ve sekreteriz biz of neler düşünüyorum ben salak kafam gene nereye gittim ben.
Asansör 1-2 kat indikten sonra birdenbire durdu ve ışığı kapandı ne olduğunu anlamadım telaşla etrafıma bakındım.
Ahmet; ne oluyor ya
Siz; galiba asansörde bir arıza oluştu eyvah burada kaldık
Ahmet; ne bu saçmalık kalamayız bir şeyler yapmamız lazım
Siz; sakin ol Ahmet bey şimdi acil yardım tuşuna basarım kurtarırlar bizi
Ahmet'in sakin olacağı yok çok telaşlandı nefes nefese kaldı kapıyı yumruklamaya bağırıp çağırmaya başladı acaba klostrofobisi falan mı var
Siz; Ahmet bey sakin olun bulurlar bizi şey etmeyin
Ahmet; hayır şimdi çıkmak istiyorum
Adam iyice kafayı yedi birden kalbinden tutmaya başladı ve yere düştü ne olduğunu anlamadım
Siz; Ahmet bey iyi misiniz
Konuşamayacak durumdaydı kesin klostrofobisi var ben de hemen ayağa kalkıp kapıya vurmaya başladım yardım edin diye bağırdım bizi bulana kadar bir şey yapmam lazım.
Neyse ki yanımda su vardı biraz su içirdim ama pek bir işe yaramadı kravatını açıp gömleğinin bir iki düğmesini açtım biraz nefes alsın diye ne yapmalıyım ya.
Adam doğru düzgün nefes bile alamıyor gözleri kapandı kapanacak ne yapacağım?
Of hayır bu durumda da suni teneffüs yapılmaz ama yani sonuçta bu olmadı ya.
Bir şeyler yapmalıyım ya ölür yoksa tamam inşallah uyandığında bunu hatırlamaz.
Derin nefes aldım ve dudaklarımı onun dudakları ile birleştirdim burada tamamen yaptığım şey Suni teneffüs başka bir şey değil birkaç kere aynı şeyi tekrarladım gözleri biraz açılmaya başladı yanındaki dosyayı biraz salladım belki bir hava gelir diye bilmiyorum aklıma gelen tek şey bu.
Birkaç dakika sonra nihayetinde kapı açıldı güvenlik görevlileri ilk yardım ekibi ve Oğuz bey.
Oğuz bey de çok telaşlı görünüyordu ne olup bittiğini anlatmaya fırsat vermeden ilk yardım görevlileri hemen ilk müdahaleyi yaptılar hep beraber hastaneye gittik ben de bir sorun yoktu ama Ahmet bey biraz kötü görünüyordu.
Ben biraz kendime geldikten sonra Oğuz Bey'in yanına gittim.
Oğuz; nasıl oldun daha iyi misin?
Siz; ben iyiyim de Ahmet de iyi değil klostrofobi falan mı var?
Oğuz; yok fobi değil de daha çok bir travma gibi bir şey boş ver yani
Siz; peki durumu nasıl şimdi?
Oğuz; bilmiyorum henüz bir bilgi verilmedi
Oğuz bey ile beraber oturup beklemeye başladım İnşallah bir şey olmaz.
Bölüm etkileşimi
