5. bölüm / 19
KALBİMİN ÇALIŞMA SAATLERİ4. Bölüm
Bölümler 19Şu an: 4. Bölüm
- 1 Tanıtım182 kelime
- 2 1. Bölüm1.044 kelime
- 3 2. Bölüm1.102 kelime
- 4 3. Bölüm1.115 kelime
- 5 4. Bölüm810 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5. Bölüm959 kelime
- 7 6. Bölüm914 kelime
- 8 7. Bölüm659 kelime
- 9 8. Bölüm1.058 kelime
- 10 9. Bölüm820 kelime
- 11 10. Bölüm1.302 kelime
- 12 11. Bölüm1.049 kelime
- 13 12. Bölüm ( hayat şaşırtı hep zaten)727 kelime
- 14 13. Bölüm472 kelime
- 15 14. Bölüm537 kelime
- 16 15. Bölüm1.215 kelime
- 17 16. Bölüm1.149 kelime
- 18 17. Bölüm1.151 kelime
- 19 18. Bölüm (final)1.081 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah erkenden uyandım hazırlanıp evden çıktım hemen işe gitmek için yola koyuldum.
Şirkete varır varmaz da Ahmet Bey'in odasına gittim dün bana ben gelmeden kahvem hazır olsun deimşti kahvesini alıp masasına bırkatım tam o sırada geldi kendisi.
Ahmet; bakıyorum da talimatlarımı iyice dinlemişsin
Siz; evet en iyi şekilde yerine getirmek istedim
Ahmet; aferin çabuk öğreniyorsun ufaklık
Ufaklık mı benim Beren ufaklık tabii kendisi bir ayı olduğundan bana ufaklık demesi çok normal.
Siz; başka bir isteğiniz var mı?
Ahmet; şimdilik yok teşekkür ederim
Siz; rica ederim afiyet olsun
Diyerek odadan çıktım dün benden numaramı istedi kendi olmadığı zamanlarda telefon la arayıp rahatsız edecek akıllı adam. Koridor da giderken Oğuz bey ile karşılaştım gülümseyerek selam verdi.
Oğuz; günaydın nehir
Siz; günaydın Oğuz bey nasılsınız?
Oğuz; çok iyi sen?
Siz; bende iyiyim teşekkür ederim
Oğuz; güzel Ahmet le çalışmak nasıl gidiyor canını sıkacak bir şey yapıyor mu?
Siz; yapmıyor yapsada sorun değil ne de olsa patronum
Oğuz; haklısın ama Ahmet bu güne kadar bir çok sekreterini çileden çıkardı sana da aynını yapar
Siz; olsun ben sonuna kadar devam edeceğime inanıyorum ayrıca bana dün kişisel asistanlık teklif etti
Oğuz; umarım kabul etmemişsindir
Siz; kabul ettim aslında
Oğuz; keşke bir önce bana sorsaydın diğer bütün asistanlarına da böyle yaptı umarım seni çıldırtacak bir şey yapmaz
Siz; umarım dediğiniz gibi olur bir isteğiniz var mı bu arada
Oğuz; bir kahve getirebilirsin bana çok iyi olur
Siz; tabii hemen getiriyorum
Oğuz Bey'in kahvesini bıraktıktan sonra aşağı muhasebeye indim oradaki işim bittikten sonra Ahmet bey aradı kendileri yukarı çağırıyor beni neyse tekrar yanına gittim.
Siz; buyurun Ahmet bey ne istemiştiniz?
Ahmet; ya diyorum ki odam çok kirlenmiş böyle bir dip köşe temizlesen mi?
Siz; tabii yaparım da bunun için temizlik görevlileri de var
Ahmet; onlardan isteseydim zaten onları çağırırdım ama ben senin yapmanı istiyorum kişisel asistanım değil misin
Siz; tabii ben hallederim
Ahmet; harika ben de yemeğe çıkayım sen de işini halledersin bu sırada hadi kolay gelsin sana
Siz; teşekkür ederim afiyet olsun
Bu sözleri söylerken dişlerimi gıcırdatmamak için kendimi zor tutuyorum küçük işin ne olacak neyse en azından odada kalıp her işime karışmayacak of odası da çok büyük nasıl temizleyeceğim ben bu odayı gidip köşeye.
Düşünmekle vakit kaybetmemek için direkt işe başladım raflarda dolaplarda bulunan her şeyi çıkarmak zorunda kaldım dip köşe için önce oturma sandalyelerini ve önündeki sehpayı temizledim dolaplarını sildim yerlerini süpürdüm her şey bittiğinde en son masasını silmeye başladım o sırada Barış Manço'nun 1981 yılında çıkardı Allah beni pulla beni şarkısı dilime dolanmıştı.
Barış manço'dan sonra birçok şarkıcı ve sanatçı farklı notalarda ve farklı ritimlerde şarkıyı tekrar seslendirmişti Evet bunlar da çok güzeldi ama ben en çok Barış Manço'nun seslendirdiği şarkıyı beğeniyorum.
🎶alla beni pulla beni al koynuna yâr 🎶
🎶Gözüm senden başkasını görmez oldu yâr🎶
🎶Gönlüm senden bir şey ister nasıl deseme yâr alla beni pulla beni al koynuna yar🎶
🎶Senin için dağları deler yol açarım yâr 🎶 🎶senin için denizleri kuruturum yar 🎶
🎶 Senin için Gök kubbeyi yerlere çalarım yar canım iste canım bile sana kurban gel 🎶
Ahmet den devam...
Yemekten sonra direkt iş yerine döndüm bakalım nehir hanım nasıl yapmış temizliği kapıyı tıklattım belki müsait değildir diye ama duymadı sanırım ya da içeride değil kapıyı açtım nehir masayı silerken Kendi kendine şarkı söylüyordu benim geldiğimi fark etmemişti sanırım Barış Manço'nun 1981 yılında çıkardığı alla beni pulla beni şarkısını söylüyordu çok seviyorum bu şarkıyı yerim de öylece durdum ve neyin söylediği şarkı sözlerinin kulağıma girmesine izin verdim
🎶 Dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun yar Deniz Derya gökler hep yerinde dursun yar gönlüm senden bir şey ister nasıl desem yar alla beni pulla beni al koynuna yar 🎶
🎶Saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar bir nefeste güneşleri söndüreyim yar çıra gibi uğrunda ben yanayım yar canım iste canım bile sana kurban yar 🎶
Kapının eşiğinde öylece kalakaldım sesi insana o kadar bir huzur veriyordu ki hiç susma nehir devam et şarkı sözlerin kulağıma girdiğinde huzur buluyorum şarkının güzelliği bir yana sesin çok başka.
Tam söylemeye devam ediyordu ki arkasına döndü beni görünce biraz korktu gibi daha doğrusu irkildi bir adım geriye attı ben hemen toparlandım.
Siz; afedersin korkuttum galiba
Nehir; yok asıl siz affedersiniz geldiğinizi fark etmedim
Siz; sorun değil gerçekten temizlik de bitmiş galiba vay canına Çok iyi iş çıkarmışsın
Nehir; Evet şimdi bitti izninizle bir lavaboya kadar gidebilir miyim
Siz; tabii müsaade senin
Tamam çıkarken arkasından seslendim
Siz; ha nehir
Nehir; buyurun Ahmet bey
Siz; sesin çok güzelmiş arada bir şarkı söyle ben de duymak isterim
Nehir; olur tabii nasıl isterseniz izninizle
Nehir odadan çıktıktan sonra ben de şarkıyı birkaç kere içimden tekrarladım çok sevdiğim bir şarkı küçüklüğümden beridir hep dinlerim.
Nehir den devam...
Of Çok utanmıştım ya sesimin güzel olduğunu söyledi ama ne zamandan beridir duruyordu acaba orada arada bir şarkı söyle dinleyelim dedi galiba sonuna kadar dinlemiş dalga mı geçti yoksa ciddi mi söylüyordu neyse ben bile lavaboya gidip elimi yüzümü yıkayayım toparlanayım sonra tekrar işimin başına.
Bölüm etkileşimi
