5. bölüm · Kalbimin anahtarı

SAYFA 5

Zeynep Şahin

Kapı kırılacak gibi çalıyordu o zaman fark etmiştim bayıldığımı, buz gibi fayans yanaklarıma değiyordu ses ise oldukça tanıdıktı ama kim anlamıyordum melisa asla kapıyı çalmaz ağlamama izin verirdi ve kapıyı kıracak gibi çalan kişi sadece mırıldanarak kapıyı yumrukluyordu acaba bir kızın tuvalete girmeye ihtiyacı olabilirmiydi.Yerden kalkıp kapıyı açtım karşımda gördüğüm kişi ne melisa ne de tuvalet ihtiyacı olan bir kızdı gelen kişi yine Koray'dı beni gördüğünde başta sadece gözlerimin içine baktı sanki gözlerime bakarken boğulmuş gibi kenetlendi ardından kendine geldi kolları beni sardıĝında neye uğradığımı şaşırmıştım bir ifadem bile yoktu aynanın yansımasında kendimi gördüm berbat haldeydim dağılan saçlarım ağlamaktan şişen burnum,çatlayan dudaklarım gözlerimi aynadan çektim bu halimi görmeye pek de alışık değildim"minel iyi misin?"korayın sorusuyla kendimi geri çektim kolları havada kalmıştı"iyiyim merak etme"yanından çekip gittim nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm boş koridorda koray arkamda kalmıştı bakmak istesemde yapmadım sınıfa bodoslama daldığım da Allah'tan kimse yoktu çantamı ve sıranın üstündeki papatyaları alıp odama çıktım.

Elimdeki papatyaları sarılı kağıttan çıkarıp boş bir vazoya koydum içinde su vardı kendimi yatağa attığımda tavan ile bakıştım gözlerim kayıyordu ama uyumak istemiyordum tam daldığım sırada çalan kapı için kalktım yataktan.Kapıyı açtığımda elinde çiçek olan bir öğrenci gördüm "sen kimsin"erkek öğrenci sırıtarak çiçeği uzattı "bu çiçekleri senin kadar güzel olmasada kokuları güzel"bana kötü koktuĝumumu söyledi o ayrıca bu ne biçim iltifat,gerizekalı herhalde diyerek iç geçirdim yapmacık gülümsememi takınırak konuşmam gerekiyordu yoksa burada kriz geçirirdim"iltifat için sağol ama daha yaratıcı olabirdin çiçekler içinde teşekkürler kabul edemem"karşımdaki öğrencinin yüzü düşmüştü ama çaktırmamaya çalışıyordu elbette bu da gözümden kaçmamıştı"ben cenk ve seninle kahve içmek isterim uygun bir zamanın var mı?"uygun zamanım yoktu olsada cenk denilen salağa harcamazdım tabiki ona bu şekilde söyleyip kıramazdım ama içimde zorbalayabilirdim"davetin için sağol ama uygun olduğum hiç bir günüm yok kusura bakma lütfen" çocuk resmen ağlayacaktı "sevdiğin biri mi var?"bu soru karşısında sadece çocuğa baktım salak tı galiba hala anlamamıştı onunla çıkmayacağımı ve sevdiğim olmasa da ona bakmazdım"hayır bir sevdiğim yok ve olmayacak ayrıca bunu seni redetmeme bağladığın içinde kırıldım ve sevdiğim olmasa da sana olan ARKADAŞLIK duygumu değiştirmeyecek"önümden çekip gitmişti kapıda ben ise dönük bakışlarla kalmıştım dediklerim ağırına gitmiş olmalıydı ama daha içimden geçenleri bile söylememiştim kim bilir söylesem nasıl bir his olacaktı.Kapıyı kapatıp yatağa oturdum benim kalbim kimseye Kapı açmayacaktı ben kimseye aşık olmayacağımdan emindim.

Minel kendinden çok emin olsada işler değişecektir minel aşk duygusunu en yakın zamanda öğrenecekti...