4. bölüm · Kalbimin anahtarı
SAYFA 4
O olamazdı değil mi arka tarafta ben uyurken beni izlemiş olamazdı şuan hayal görüyor olmalıyım diyerek arkamı döndüm.Hayır! oradaydı tanrım bunun burada ne işi vardı"ders bitti ve sen şimdi uyandın uyuyan güzel"yüzüne sırıtır tarzdan bir ifade takınmıştı sırtını duvara yaslamış kollarını birleştirmiş beni izliyordu"bana yeni geldiğini söyle"kafasını iki yana salladığı sırada dilini damağına vurup doğruldu" uyurken çok şirin gözüküyorsun"istemsizce sırttıĝımı fark edince hemen toparlandım " sorumun cevabı bu değil Koray!" Koray kafasını salladı eli sıranın altına kaydı ve bir şey tuttu AMAN TANRIM MİNEL iç sesim bile şoktaydı elindeki papatya demetiyle yanıma geldi benim en sevdiğim çiçeği nereden biliyordu "sen daldıktan hemen sonra geldim ve istemsizce seni izledim çünkü uyurken bile güzelliğin insanı sarhoş ediyor bende gitmek istemedim bu kadar güzel uyuyan birini gün doğumu gibi sabırla izlemek istedim"dedikleri nasıl içimde kelebekler uçurmuştu babamın zincirle hapsettiĝi yerden o kelebekleri nasıl kurtarmıştı" bu çiçekleri sana aldım özür dilemek amaçlı masa da haddimi aştım kusuruma bakma"çiçekleri bana uzattı almak istemiyordum sadece özür dilese yetecekti"sadece özür dilesen bile yeterdi çiçekleri kabul edemem elbet kız arkadaşın falan vardır ona ver"çiçeĝi kollarımın arasına bırakıp göz kırptı"o zaman bu çiçekler ilerdeki kız arkadaşımın"ben olduğum yerde kalırken yanımdan kapıyı açıp çıktı sınıfta ben ve çiçeğim kalmıştı giderken ne demişti o kalbim neden hızlandırdı resmen yerinden fırlayacaktıkabul et minel aşık oldun hemde deliler gibihayır iç ses o sadece bir hoşlantı ayrıca onun kız arkadaşı olmayacağım bu çabası da boşuna
Sınıfa elimde papatya demetiyle girince melisa hemen yanıma gelip kollarımdaki çiçeğe bakıp elleriyle ağzını kapattı"aşkom bu ne "şaşkınlık içinde bana bakıyordu verecek pek doğru da bir cevabım yoktu aslında"çok karışık bir durum sonra anlatsam şimdi gidip Merve hocaya sunum için yalvarmaya gitmeliyim"melisanın cevabını beklemeden çiçeği sıraya bırakıp koşarak tuvalete girdim yüzüme bir kaç kez su çarpıp kuruladım tuvaletten doğru Merve hocanın en çok takıldığı kantine gittim ve tabiki orada oturmuş çift kaşarlı tostunu ağzına tıkıyordu.Hızlı adımlarla hocanın yanına gittim beni görünce ağzı açık kaldı"minel!"evet büyük sıçmıştım azarlarken ağzındakileri fırlatacaĝını hesaba katmadan gelmiştim "sen neredesin Allah aşkına sunumu en çok senden bekledim sen neredeydin her derse eksiksiz katılan öğrencim en önemli performans ödevini sunumuna yetişemedi bu nasıl bir küstahlık minel senin aklın neredeydi"yüzüm yıkandı gibi olmuştu hoca o kadar sinirliydiki kıpkırmızıydı şimdi nasıl diyecektim son hak isteyeceğimi"hocam haklısınız ama bir şans verseniz lütfen gecemi gündüzüne katarak uykusuzlukla sınanarak kahve ile ayakta kalarak geçirdiğim zamanların hatrına bir şans daha verin lütfen.."ağlama caddesine gelmiştim ama hocanın yüz ifadesi hala kızgındı"hayır minel son hak yok zamanında yapacaktın bunu girseydin derse ben mi dedim o kadar çalıştıysan da kendine yapmıştın şimdi o derse gelmedin yine olan sana oldu son hak yok minel onu ne yapıp derse gelmeden önce düşünecektin şimdi çekil gözümün önünden bu gün bana gözükme"kantinden koşarak çıkarken Merve hocaya arkamdan bağırıyordu öğrencilerin bana bakmasını umursamadan ağlayarak kendimi tuvalete kilitledim gerçekten bu çok fazlaydı bugün nasıl uyumuştum ben son bir hakkımda yoktu...
Peki minele biri yardım ederse
