Kaderim Bu Mu? kitap kapağı

4. bölüm / 5

Kaderim Bu Mu?

Yanındakiler ve Karşındakiler

Yazar: 𝘕𝘪𝘭𝘪𝘵𝘩 '

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Yanındakiler ve Karşındakiler

Mert'in Bakış Açısından:

Baran sonunda karşılık vermeyi bırakınca durdum.
Eflin bu piç ile annesi için sözlenmişti her ne kadar sevmesemde Eflin o zamanlar karışmamı istememişti.

Şimdi ise şiddet uyguladığını kendi gözlerimle görmüştüm.

Yüzü kanlar içinde kalan Baran'ı yerde bırakarak Eflin'in arabasının yanına gittim ve cama tıkladım

"Eflin, kapıyı açabilirsin"

Tekrar cama vurdum, en sonunda eğilip camda içeri baktım.

Eflin bayılmıştı!

Onu öyle görünce göğsüm sıkıştı.
Şimdi Baran'a attığım yumrukların ne anlamı vardı?

Anahtarlar kendisindeydi bu yüzden tek yol camı kırmaktı.

Kendisine zarar gelmemesi için arka kapının camını kırıp içerden kilidi açtım.

"Eflin! Uyan!" Tepki vermeyince endişelenip nefesini dinledim, yaşıyordu.
Abartmış olabilirdim ama Eflin'in psikolojisi iyi değildi.
Fazla tepki vermekten kalp krizi geçirebilirdi.

Hızla kucağıma alıp kendi arabama bindirdim, bende şoför koltuğuna oturduğumda polisi aradım ve durumu anlatıp adresi verdim.

Arabayı çalıştırıp hastanenin yolunu tuttum, Baran orada kalmıştı. Polisler onunla ilgilenirdi.

Hastaneye varınca hızla Eflin'i kucağıma alıp acile girdim.

"Arkadaşım bayıldı!" Koşarak resmen acili bastım.

Yanıma gelen doktora hızla olayı anlattım, bir odaya aldılar.

Ciddi bir şey olup olmadığını kestiremiyordum.

Belirsizlik içinde beklerken doktor geldi

"Endişelenecek bir şey yok, sizinde tahmin ettiğiniz gibi anksiyete bozukluğundan kaynaklanan bir durum.
Vücut fazla tepki verince beyin devreye girmiş"

Kafamı salladım

"Ancak her seferinde böyle atlatamayabilir. Şanslıymış, bu durumdan dolayı kalp krizi geçirip ölen çok insan var ve ilerde bu Eflin hanımda da olabilir."

Doğru tahmin etmiştim. Kalp krizi geçirebilirdi.

"Bunu ona söylemeli miyiz?"

"Daha çok panik yapabilir. Psikoloğa gidiyor de mi? Teşhis öyle konulmuş olmalı yani." Doktor kaşlarını çatınca Başımla onayladım.

"Bu durumu Psikoloğuna anlatın. O daha profesyonel yaklaşacaktır."

"Peki, teşekkürler"

"Bir kaç dakikaya uyanır, odasına girebilirsiniz."

Rahatlayarak yutkundum.

Eflin'in Bakış Açısından:

Gözlerimi açtığımda camdan dışarıyı izleyen Mert'i gördüm.

"Hastanede miyiz?"

Mayhoş hâlimden uzaklaşmak için gözlerimi açıp kapadım. Başım ağrıyordu, vücudum taşlaşmış gibiydi.

Mert konuşmamla birlikte bana döndü ve yatağa yaklaştı.

"Uyandın şükür. Kalk hadi sözlün karakolda"

İkinci cümleyi söylerken göz devirmişti.

Bir dakika
Baran neden karakoldaydı?

O an yaşananları hatırladım, hatırladıklarımla yüzüm buruştu.

"Asma yüzünü, azıcık dövdüm" omzumu hafifçe itip konuştu

"Ya" Dudaklarım istemsizce yukarı kıvrıldı, gülmekten çok hâlâ hayatta olmama şükrediyordum.
Yine o iğrenç hayatıma dönmeyecekmiş gibi.

"Şimdi ne yapacağız?" Annem ne derdi? Hele ki Baran?

"Gidip şikayeti geri çekeriz Baran da daha çok sinirlenmez. Annen... Firuze Hanım yani. Bu konuda destek çıkmaz mı?"

Bilemiyordum.

Son konuşmamızda evlenmek için işimi bırakmamı kabul eden kadın en azından buna tepki göstersin. Lütfen. Anne.

Hastaneden çıktıktan sonra Baran'ın tutulduğu karakola gittik.

İçeri girdiğimizde bir köşede oturmuş Baran'la iki polisi gördüm.

Baran ayaklanıp üstüme yürüyecekken polislerden korkup geri çekildi.

İstemsizce geriledim.
Acaba annem burada olsaydı şuan kimin yanında dururdu?

Bir süre sonra

"Emin misiniz?"

Üçümüz bir ofiste oturmuş masa başındaki komiserle konuşuyorduk daha çok Mert ile ben.

"Evet, şikayeti geri çekeceğiz."

Adam bir bana bir Baran'a baktı ve iç çekti

"Nasıl isterseniz"

Karakoldan çıkınca Mert beni kendi arabasına yönlendirdi

"Hoop! Nereye?"

Baran önümüzü kesmişti

"Eflin'i ben bırakırım." Mert'in tok sesiyle korkum azalmıştı.

Baran karşı gelecekken Mert başıyla karakolu gösterdi

"Bence geri çekil."

Baran bana son kez bakıp kendi arabasına gitti.

Bizde Mert'le yola çıktık.

Yolda giderken gözüm dijital saate kaydı. Saat gece on ikiydi! Saat dokuzda şirketten çıkmıştık ne ara üç saat geçmişti. En önemlisi arabam yoktu.

"Şirkete uğrayalım. Arabamı almalıyız"

"Alsanda kullanabileceğini sanmıyorum." Mert dudaklarını birbirine bastırıp yandan bana baktı

"Kapılar kilitliydi seni içerden çıkarmak için küçük dokunuşlar yaptım." Camı kırmıştı. Akıllı Mert!

"Yarın izinliyim" koltuğa yaslanıp sırıttım.

"Haha- haha- çok komikti bak hatta lütfen bu şakayı yarın da yap yarın da güleceğim"

Omzuna vurunca çok acımış gibi yapıp inledi

"Ah! Kanıyor bence! Dur!" Bir anda ciddileşip doğruldu

"Şaka maka seninle ilgilenen kadın doktor da doktordu yani!" Otuz iki diş sırıtıyordu

"Konu ne ara benim doktoruma geldi?!"

"Yarın hastalan yine görelim doktoru. Ya da Baran'ı dövüp götürelim" Son cümlesiyle kahkahayı bastım.

Mert aslında birinden çok zor hoşlanırdı, şaşırmıştım.

"Yarın saat altıda hazır ol asker, seni ben götürürüm işe."

Evime gelmiştik o da arabayı durdurup bana döndü

"Saat altı mı?! Saat zaten bir oldu sayılır"

"Ben erken gidiyorum işe" Omuz silkti.

"Peki, peki" Arabadan inip el salladıktan sonra daireme girdim.

Kolileri görünce moralim düşmüştü. Acaba kadın mı tutsaydım?

Bunları yarın düşünürdüm. Şimdi tek ihtiyacım olan uykuydu.

Yatağa uzanınca midem guruldadı, Bayadır öğünlerimi aksatıyordum ama cidden hiç yemek yiyesim yoktu.

Yarın neler olurdu acaba?

Kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Nasıl olmuususususs

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

34okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…