2. bölüm / 5
Kaderim Bu Mu?Alışılmış Mahkumiyet
Bölümler 5Şu an: Alışılmış Mahkumiyet
"Arkadaşımın yanındaydım eve gidiyordum şimdi"
"İyi, senin evin karşısındaki kafedeyim oraya gel"
"Tamam" Bıkkınlıkla telefonu kapatıp arabayı çalıştırdım.
Kafeye vardığımda cam kenarı bir masada oturduğunu gördüm ve yanına gidip karşısına oturdum.
"Hoş geldin" Tatsız çıkan sesi ile kaşlarım çatıldı ama hemen düzelttim
"Hoş buldum!" Gülümseyerek karşılık verdim.
Ben ceketimi çıkarıp sandalyeye asarkan garson tepside getirdiği iki kahveyi önümüze koydu.
"Siparişleri vermişsin?" Beni beklememişti bile
"Evet, ben şekersiz içiyorum sana da öyle sipariş verdim iç bakalım"
Ben kahvemi şekerli içerdim bunu biliyordu.
Kahveden bir yudum alıp ağzımdaki acı tada aldırmamaya çalıştım.
"Günün nasıl geçti?" Kendisini anlatmayı severdi.
"Her zamanki gibi hastalarla ilgilendim işte, klinik son zamanlarda daha dolu olmaya başladı"
Baran dişçiydi kendi kliniği vardı
"İyi gidiyor yani"
"Aynen"
Bir süre bana baktıktan sonra gözü yüzüğe kaydı.
Yutkunup sinirlenmemesi için dua ettim of buraya gelmeden yüzüğü yüzük parmağıma takmalıydım!
Elime uzanıp yüzüğü çıkardı ve bahsi geçen parmağa taktı. Nefesim şıkışmıştı.
"Dalgınlığına geldi herhalde" Parmağımla birlikte yüzüğü okşamaya başladı, nefesim kesilmişti, bunu sinirlenince yapardı.
"Buraya gelirken düştü de hemen takınca fark etmedim."
Kafasını salladı ama elini çekmedi.
"Eflin bence düğün artık gecikmemeli"
Mimiklerini kontrol edebilen bir insan değildim bu yüzden donmuş bir şekilde bakakaldım.
"Annenle konuştum, artık düğün için uygun zaman olduğunu söyledi"
Psikoloğa gittiğimi annem herkesten saklamıştı bu yüzden Baran'a da yeni işime alışmam için düğünün ertelenmesi gerektiğini söylemişti ama şimdi annemin verdiği süre (2 ay) dolmuştu ve o da hemen Baran'la konuşmuş olmalıydı.
"Evet ama... hâlâ işlere pek alışamadım yani 9 ay oldu işe gireli biliyorum az bir süre değil ama staj falan derken daha yeni yeni resmi işlere girmeye başladım"
Yalan. Annemin tanıdığı birinin şirketinde işe girdiğim için staj yapmamıştım hemen işe başlamıştım ama sosyal bir insan değildim bu yüzden de hâlâ alışamamıştım, bu doğruydu
"Evlenince işi bırakacaksın zaten alışmana gerek yok"
"Ne?" Sesim biraz yüksek çıkmıştı
"Ne oldu? Zaten sevmiyorsun işini yani öyle görünüyor. Haksız mıyım?"
Haklıydı. Yazılım mühendisiyim ama bu mesleği annem seçmişti. Ben dil bölümü okuyup tercüman olmak istiyordum, şimdi bile istiyordum hatta hâlâ yabancı dil üzerine çalışıyordum.
"Hayır. Yani yeni başladım çalışmaya o yüzden sana öyle gelmiştir"
"Ben bilmem Eflin. Benim maaşım ikimize de yeter. Nişanı yapıp ardından da düğünü yapalım."
Gözlerim dolmaya başlamıştı. Neden böyle oluyordu?
"Annemle konuşup karar veririz." Sesim titremişti
"Keşke taşınmasaydın zaten nişandan sonra benim eve geçeceksin."
Elimi bırakıp sırıtarak kahvesini içti,
Ben ise dediğini sindirmeye çalışıyordum.
Psikoloğum annemden uzak durmamın iyi geleceğini söylediği için daha ilk seansta başka eve taşınmaya karar vermiştim. Annemde Baranla olan ilişkime devam etmem için kabul etmişti.
"Zaten daha 2 ay oldu, eve alışmamışsındır, alışma zaten. Bizim yuvamıza alışırsın"
Midem bulanmıştı.
Hiç benim fikrimi sormuyordu.
"Ne oldu, dondun öyle. Rahatsız mı oldun?"
Gülümseyip Kafamı iki yana salladım.
Bir kaç saat daha o yaptıklarını anlatırken ben kahveme dokunmamıştım.
Şekerli kahve en iyisidir.
"Artık ben gideyim Eflincim"
O kalkarken bende onunla birlikte kalktım ve kafeden çıktık.
"Nereye gideceksin?"
"İşlerimi bitirip annemin yanına geçerim"
"İyi, iyi. Ortamlarda takılma fazla"
Baran çok kıskanç bir insandı.
Kafamı sallayıp tam arabama doğru gidecekken Baran kolumdan tutup yanağımdan öptü.
Mimiklerimi kontrol etmek için baya bir çaba sarf ettikten sonra gülümseyebilmiştim.
Bir keresinde dudağımdan öpmeye çalışmıştı.
Tanıştığımız ilk gündü ve hem korktuğum için hem de istemediğim için yüzüne tokadı yapıştırmıştım tabi sonuçları da olmuştu...
Görüşürüz dedikten sonra sonunda ayrıldık bende arabama binip şirketten mail gelip gelmediğini kontrol ettim.
Hiç mail yoktu anlaşılan bugün boştum.
Arabayı annemin evine sürdüm.
Yolda giderken sanki tekerlekler bile gitmek istemiyordu, istemeye istemeye o eve vardım.
Kapıda görevli Necla abla karşıladı beni. Beni çok severdi bende onu.
"Hoş geldin Eflin, annen odasında sen geç içeri ben çağırırım"
"Tamam sağol abla"
"Aman kızım! Yakacaksın bizi! Necla Hanım diyeceksin Necla! Annen öldürür bizi"
Gülüp içeri geçtim. Annem çalışanları alt tabaka olarak görürdü bu yüzden duygusal bir bağ kurmamı istemezdi.
Bir süre sonra annem geldi, Firuze Altan. Ya da Firuze Çelik.
Ayağa kalkıp karşıladım kendisini, o oturunca oturdum.
"Baran'la konuştunuz mu?" Yüzünde her zamanki düz ifadesi vardı
"Evet"
"Nişan, düğün falan karar verdiniz mi?"
"Seninle de konuşmayı istedim." Çaresizce yüzüne baktım.
"Zaman isteme Eflin. 2 ay oldu, psikolog işi bitti. Zaten bir şeyin yok, ısrar ettin diye gönderdim."
Bir şeyim vardı anne.
"Anne ona lafım yok zaten ama Baran işi bırakmamı istiyor"
"Bırak."
"Ne? Anne o kadar yıllarca çalıştım, çabaladım daha 1 yıl olmadan bırakıp koca eline mi bakacağım?"
Yıllarca istemediğim bir meslek için okumuştum şimdi ise bırakmamı istiyordu hemde yeni bir kölelik için.
"Zaten bu işi istemiyordun Eflin. Zorla seçtirttim. Şimdi mi kıymete bindi"
"O zaman neden okuttun?!"
Gözlerim tekrar dolmaya başlamıştı
"Sesine dikkat et. Ne deseydim? Koskoca Firuze Çelik'in kızı okumadı mı? He?"
Burnumu çekerek konuşmaya çalıştım, sesim boğuk çıkıyordu
"Tamam da anne ben istemiyorum..." Ağlamaya başlamıştım. Normalde kendimi tutabilirdim ama ne zaman annemle konuşsam salya sümük ağlıyordum.
"Her zaman istediğin olamaz." Hiç olmuyorduki zaten.
Gözyaşlarımı elimin tersiyle silip hızlıca odadan çıktım.
"Gel buraya!"
Necla ablanın acıyan bakışlarıyla koşarak evden de çıktım ve arabayı evime sürdüm.
Yol boyunca ağlamaktan bitap düşmüştüm.
Eve gelince ayakkabılarımı bile çıkarmadan kendimi yatağa attım.
Her şey üst üste geliyordu. Eflin ne ister diye soran yoktu.
Evlilikten korkuyordum.
BUNU 1. BOLUMUN DEVAMI GIBI DUSUNEBILRIIIZZZ
NASIL OLMUUSS
Bölüm etkileşimi
