5. bölüm · İki Rüzgar Arasında Aşk
3. Bölüm
Mimoza Otel'in Çatı Katı - Öğleden Sonra
Meltem, tozlu çatı katındaki eski kilitli sandığı kurcalarken eline Hulusi Amca’nın antetli kağıda yazılmış resmi vasiyeti geçer. İçeri giren Poyraz, Meltem’in elindeki kağıdı fark eder ve yüzündeki neşeli ifade aniden yerini derin bir ciddiyete bırakır.
MELTEM (Titreyen bir sesle kağıdı okuyarak)
“Bu ne demek oluyor şimdi? "Mimoza Otel, ancak torunum Meltem ve manevi oğlum Poyraz birlikte çalışarak burayı ayağa kaldırırdıkları takdirde onlara kalacaktır. Aksi takdirde otel mahalle vakfına devredilecektir" mi?
Sen... Sen dedemin manevi oğlu musun? Poyraz, sen bunu önceden biliyor muydun? Poyraz, sen bunu önceden biliyor muydun?”
POYRAZ (Gözlerini kaçırarak pencereye yönelir)
“Biliyordum Meltem. Hulusi Amca son günlerinde bana bu vasiyetten bahsetti. Seni İstanbul’dan getirtip bu otelin gerçek değerini anlamanı istiyordu. Seni kaybetmekten korktuğu için değil, köklerini unuttuğun için...”
MELTEM (Öfkeyle ayağa kalkar, gözleri dolmuştur)
“Yani o iddia, o saçma sörf yarışı, reçel kavanozları... Hepsi planlanmış bir tiyatro muydi?! Sen beni parmağında oynattın, ömrümün en büyük stresini yaşatırken arkadan arkadan güldün mü yani?”
POYRAZ (Meltem'in üzerine doğru bir adım atar, sesi yumuşak ama kararlıdır)
“Oyun değildi, inattı. İstanbul’un o gri dünyasında kalbini taşa çevirmiş bir kadının buradaki gerçekliği görmesini istedim. İlk başta seni sadece oteli kurtarmak için durdurmaya çalıştım ama yemin ederim şu an... burada kalman için her şeyi göze alırım.”
Sakız Kuşları'nın Baskını
O sırada alt kattan gelen tıkırtılarla ikili irkilir. Kapı aralanır ve Münevver, Cevriye ve Feriha üçlüsü ellerinde tepsiyle içeri dalarlar.
MÜNEVVER TEYZE
“Eyvah, sırlar döküldü! Biz zili çaldık ama duymadınız koçum. Hulusi Amca’nın vasiyeti açıldına göre artık evlilik hazırlıklarına başlayabiliriz, değil mi Poyraz oğlum?”
MELTEM (Şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemez halde)
“Evlilik mi?! Hanımlar siz ne saçmalıyorsunuz, ben bu adamın yüzünü henüz üç gün önce sörf tahtasıyla çamura bulandığında gördüm!”
CEVRİYE TEYZE
“Kızım Ege'de aşk böyle başlar, önce çamur bulaşır sonra nikah masası! Hulusi Amca o vasiyeti boşuna yazmadı, seni bu mahallenin gelini yapmak asıl planıydı.”
Meltem derin bir nefes alarak tableti ve çantasını kaptığı gibi kapıya yönelir.
MELTEM
“Bu otel sizin olsun, vasiyetiniz de! Ben ilk uçakla İstanbul'a dönüyorum!”
Poyraz, merdivenlerde Meltem’in kolundan nazikçe tutarak onu durdurur. İkili yine o yakın mesafede, mahallenin balkondan sarkan begonvilleri altında kalakalır.
POYRAZ(Gözlerinin içine bakarak)
“Kaçmak en kolayı şehirli kız. Kurumsal hayatına dönüp aynı masada kahve içmek istiyorsan git. Ama kalbinin burada, bu tozlu sokaklarda kaldığını ikimiz de biliyoruz.”
