6. bölüm · İki Rüzgar Arasında Aşk

4. Bölüm

Elif Nağme

Öğleden Sonra Mimoza Otel'in banyosu...
Meltem, elinde ingiliz anahtarı, üzerinde boya lekeli tişörtü ve saçları dağınık bir topuzla eski küvetin önünde diz çökmüştür. Yüzüne sıçrayan paslı su damlasını silerken homurdanmaktadır.

MELTEM(Kendi kendine, dişlerinin arasından)
“Vasiyet de batsın, otel de! Yemin ederim bu otel binası paslı demirleriyle bana suikast düzenliyor. İstanbul'da klimalı plazada akıllı akıllı autocad çizerken başıma gelenlere bak.”

O sırada kapı pervazına yaslanmış, elindeki el feneriyle onu izleyen Poyraz keyifli bir gülümsemeyle lafa girer. Birlikte öğrendikleri büyük sırrın ardından aralarındaki o buzlar erimeye yüz tutmuştur, ancak Meltem'in inatçı zırhı hala yerindedir.

POYRAZ
“Teslim bayrağını çekmek üzeresin gibi hissettim şehirli mimar. İstanbul'a ilk uçakla dönme planları ne alemde? Yardım ister misin yoksa gururun bu paslı suların altında mı kalacak?”

MELTEM (Başını kaldırıp öfkeyle bakar ama gözlerindeki o eski keskinlik yumuşamıştır)
“Gururum gayet sağlam, teşekkürler Mr. Sörfçü! Sadece şu ana baba gününden kalma boru hattı 21. yüzyıl mimarisine boyun eğmek istemiyor, mesele o.”

Poyraz yanına çömelir, elini Meltem'in ingiliz anahtarını tutan eline uzatır. Birlikte boruyu sıkmaya çalışırken elleri birbirine değer. Meltem anlık bir elektrikle irkilir ama bu kez geri çekilmez. Poyraz’ın güven veren hamlesiyle paslı vana sonunda tık sesleriyle açılır, ortalığa hafif bir su fıskiyesi saçılır.

POYRAZ(Gülümseyerek, yüzüne sıçrayan suya rağmen)
“Gördün mü? Bazı şeyler yalnız inatla değil, uyumla çözülür Meltem. Tıpkı seninle aramdaki gibi.”

MELTEM (Yanaklarındaki kızarıklığı boya lekesinin arkasına gizlemeye çalışarak ayağa kalkar)
“Uyum mu? Bizimkisi olsa olsa geçici bir ateşkes, Poyraz Bey! Hem Hulusi Amca'nın o çılgın vasiyeti seni şımartmasın, hala o arsayı almakta kararlıyım.”

POYRAZ (Yerden kalkıp arkasından yaklaşarak, alçak sesle)
“Arsayı ya da oteli bilmem ama... bu kasabanın havası senin o katı kalbini yavaş yavaş yumuşatıyor şehirli kız. İtiraf et, burada olmak İstanbul'dan daha heyecan verici.”

Meltem cevap vermez, elindeki anahtarı tezgaha bırakıp pencereye yönelir; dışarıda batan güneşin Alaçatı sokaklarına vuran turuncu ışığı, ikisinin arasındaki mesafeyi biraz daha daraltmaktadır.