3. bölüm · İki Rüzgar Arasında Aşk

2. Bölüm

Elif Nağme

Mimoza Otel'in Lobisi - Sabah

Meltem, üzerinde gri keten takım elbisesi, elinde dijital tabletiyle otelin tozlu ve nostaljik lobi salonunda volta atmaktadır. Burnuna gelen küf kokusuyla yüzünü buruşturur.

MELTEM
(Kendi kendine, sinirle ekranı kaydırarak)
“Duvarlarda nem, taban tahtalarında çürümeye yüz tutmuş ahşaplar, elektrik tesisatı ise tam anlamıyla bir saatli bomba... Bu binayı yaza yetiştirmek mi? İstanbul'daki en zorlu rezidans projesinden bile beter!”

O sırada kapı aralanır ve içeriye elinde büyük bir kahve termosuyla Poyraz sırıtarak girer.

POYRAZ
“Günaydın şehirli mimar! Bakıyorum da bugünkü kurbanımız lobinin dökülen duvarları olmuş. Uyandı mı içindeki o acımasız kurumsal ruh?”

MELTEM
(Tableti masaya sertçe bırakır)
“Günaydın demeye yetecek kadar neşeli değilim, Mr. Sörfçü. Ayrıca buraya izinsiz girmek ne demek? Kapıda kilit diye bir şey var, haberin var mı?”

POYRAZ
(Termostan bardağa kahve doldururken)
“Alaçatı'da kapılar kilitlenmez Meltem Hanım, özellikle Mimoza Otel'inkiler. Hulusi Amca burayı herkese açık tutardı. Neyse, seni motive etmeye geldim. Kahve?”

MELTEM
(Kahveyi reddederek)
“İstemez. Ben kahvemi filtre makinesinden, şekersiz ve iş stresiyle içerim. Senin bu demli kahvelerin benim tansiyonuma gelmez. Hem sen iş güç bilmez misin, sörf okulun falan yok mu senin?”

POYRAZ
(Gözlerini kısarak yaklaşır)
“Var ama söz konusu bu otel olunca, seni yalnız bırakmamak boynumun borcu. İddiayı kaybetmeye şimdiden hazırlandığını görmek keyifli de, sonra bahaneler dinlemek istemem.”

Otelin Bahçesi ve "Sakız Kuşları" Öğleden Sonra

Meltem bahçedeki yabani otları temizlemeye çalışırken, bahçe duvarının hemen arkasından üçlü bir fısıltı sesi yükselir. Mahallenin dedikoducu teyzeleri Münevver, Cevriye ve Feriha
—namıdiğer "Sakız Kuşları"— kafalarını duvarın üstünden uzatmışlardır.

MÜNEVVER TEYZE
(Fısıltıyla ama tüm bahçenin duyacağı bir sesle)
“Bak Cevriye, kız tam tahmin ettiğimiz gibi çıktı. Ne o beyaz pantolon kaldı ne o İstanbul kibarlığı. Bizim Poyraz da sabahın köründe yine buralarda bitmiş, hayırlısı bakalım.”

CEVRİYE TEYZE
“Aman Münevver, o kız bu oteli ayakta tutamaz! Hulusi Amca'nın kemikleri sızlar. Poyraz da aklınca kızı korkutup kaçıracak ama aralarındaki elektrikten havai fişek patlayacak yakında, haberin yok.”

FERİHA TEYZE
(Elindeki tespihi sallayarak)
“Ben derim ki bu işte bir aşk kokusu var. Kız ne kadar sinirlense de Poyraz karşısında titriyor resmen!”

MELTEM
(Elindeki bahçe eldivenlerini çıkarıp sinirle duvara döner)
“Hanımlar! Sesiniz buraya kadar net bir şekilde geliyor. Dedikodunuzu biraz daha alçak sesle yaparsanız sevinirim, otelin zaten yeterli gürültüsü var!”

Sakız Kuşları suçüstü yakalanmanın şaşkınlığıyla aniden duvardan aşağı kaybolur. Uzaktan "Görüyor musun terbiyesizi, selam vermeyi de bilmiyor!" sesleri duyulur.

POYRAZ
(Mutfak kapısından gülerek çıkar)
“Mahallenin radarından kaçabildin sanırım. Sakız Kuşları'na hoş geldin de demedin galiba? Onlar olmadan Alaçatı'nın tadı çıkmaz.”

Mimoza Otel / Mutfak Alanı Akşamüstü

Meltem, mutfaktaki eski bakır tencereleri incelemektedir. İçeri giren Poyraz elindeki reçel kavanozlarını tezgaha bırakır.

POYRAZ
“Bak, bu mahallenin gerçek ruhu buradadır. Hatice Teyze'nin incir reçelleri. Oteli kurtarmak istiyorsan sadece duvarları boyamakla olmaz, buraya ruh katmalısın. Gelsene buraya, yardım et de kavanozları düzenleyelim.”

MELTEM
“Benim alanım mimari, reçel kaynatmak ya da kavanoz dizmek değil Poyraz! Anlasana, ben burada kalıcı değilim.”

Poyraz, eline aldığı bir tutam reçeli şaka olsun diye Meltem'in burnuna hafifçe sürtmek ister. Meltem ani bir hamleyle geri çekilirken dengesini kaybeder ve Poyraz'ın kollarına düşer.

İkili bir an için göz göze gelir. Mahallenin fondan gelen hafif akordeon melodisi eşliğinde aralarındaki mesafe tehlikeli bir şekilde kapanır. Meltem, Poyraz'ın ellerinin belindeki sıcaklığını hisseder ve kalbi hızla çarpmaya başlar.

MELTEM
(Nefesi kesilmiş bir halde, fısıltıyla)
“Poyraz... Ne yapıyorsun?”

POYRAZ
(Gözlerini Meltem'in gözlerinden ayırmadan, yavaşça)
“Sadece... anı yaşıyorum şehirli kız. Sen de bir an için durup etrafına baksana. Belki de bu otel seni göndermeye değil, burada tutmaya çalışıyordur.”

Meltem yavaşça geri çekilir, yüzü hafifçe kızarmıştır. Masaya döner ama içindeki o kurumsal zırhın ilk kez bu kadar büyük bir çatlak aldığı her halinden bellidir.